• BIST 109.058
  • Altın 151,093
  • Dolar 3,6599
  • Euro 4,3238
  • Samsun 19 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 24 °C
  • Ordu 19 °C
  • Sinop 20 °C
  • Giresun 19 °C
  • Amasya 19 °C
  • Rize 21 °C
  • Trabzon 19 °C

MHP'nin fabrika ayarı

MEHMET AKSOY

MHP de Ak Parti gibi fabrika ayarlarına mı dönmeli? Dönecekse nasıl dönecek? Türk milletini mutlu, Türk Devletini Güçlü kılma Ülküsü'nü hayata nasıl geçirecek? Oy verilebilirlik oranı en yüksek parti MHP olduğu halde oy verilirlik oranı neden düşük ve düşmeye devam ediyor?

 Evet, MHP de Ak Parti gibi fabrika ayarlarına dönme kararında. MHP ideoloji partisi mi, kitle partisi mi? MHP’de olağan hal mi olağanüstü hal mi, savaş politikası mı sulh politikası mı uygulanacak? ‘İki tavşanı kovalayan hiçbirini yakalayamaz.’özlü sözündeki gibi; yarı olağan, yarı olağanüstü, yarı kitlesel, yarı ideolojik parti olmak bazen hiçbiri olmamakla sonuçlanabiliyor. Davul birilerinin omzunda, tokmak başkasının elindeyse davul nasıl çalınacak? 

Bu uygulama ve politikalardan birbirine geçiş nasıl sağlanacak? Yeniden yapılanma ve değişim mevcut yönetimle mi olacak yoksa kısmen veya tamamen yönetim değişikliğine mi gidilecek? Aslında bu tartışmalar yeni değil. 1980 Darbesi sonrası idamla yargılanan Merhum Başbuğ Alparslan Türkeşi’in 1985’te hapisten çıkması ve 1987’de siyaset hakkı elde etmesi ve akabinde de kapatılan Milliyetçi Hareket Partisi’nin aynı adı kullanma hakkının elde edilmesi sürecinde de Başbuğ’un sağlığında da bugünküne benzer tartışmalar hep oldu.

MHP derlenip toparlanana kadar kendilerine başka partilerde yer bulan eski Ülkücüler, ‘Ülkücülük misyonunu tamamlamıştır, mazideki hatıradır’ benzeri açıklamalar yaptıkları halde, oralardaki yerlerini kaybedince; vurup gittikleri MHP’nin kapısını yeniden çalmak zorunda kaldılar.

Meral Akşener adylığını değil;

Başka partilerde siyaset yapan veya yapmayan veya MHP’de gelecek görmediği için MHP’de yer almayan birçok isimin yolları daha sonra değişik şekillerde MHP ile kesişti. MHP ile birlikte yürüdüğü halde beklentileri karşılanmayan veya yürümeyenler oldu. Kongre süreçlerinde Koray Aydın, Muharrem Şemsek, Sadi Somuncuoğlu,  Ümit Özdağ, Musavvat Dervişoğlu, Namık Kemal Zeybek, Ramis Ongun,Yaşar Okuyan, Selim Kaptanoğlu, bu bugün de Meral Akşener ve Sinan Ogan ve benzerleri bu tartışmalarda nöbet değişimi şeklinde zaman zaman yer aldı ve alıyor.

Bu tartışmalarda yer almadığı halde varmış gibi gösterilenler oluyor.  Bazen kendi adlarına birilerini konuşturarak, bazen de onların bilgisi dışında onların adına birileri konuşarak gündem oluşturanların yanında adaylığın açıklayanlar da oluyor.

Ayrıntılara daha sonra gireceğiz; Sinan Ogan adaylığını açıkladı. Sempatik bulunmasına rağmen genel başkanlık için yeterli görünmedi. Koray Aydın kendi ilinde 1. sıradan aday gösterildiği halde seçilemediği için genel başkanlığı düşündüğünü sanmıyorum. Kongrenin toplanması için imza kampanyasına katkı sağlamak için yola çıkmış olabilir. Meral Akşener adaylığını değil; 30 Kasım'da adaylık veya adaylar konusunda görüşünü açıklayacak. Yani aday değil. Yeni yasa çıkana kadar eski yasalar yürürlükte olduğu gibi; daha iyisi çıkana kadar eski genel başkan yerindedir.

 ABD başkanlarından AbrahamLincoln, defalarca seçim kaybetmesine, eşini ve çocuklarını, hatta sağlığını kaybetmesine rağmen her zaman yeniden başlayabildi. Hayatta başarısızlık diye bir şeyin olmadığını söyledi. Lincoln hedefe ulaşmayan yolun yanlış olmadığını, o yolun hedefe gitmediğinin öğrenilmesiyle tecrübe kazanıldığını, hatta ilk yoldan hedefe ulaşanlardan daha başarılı gördü, farklı yolları deneyerek hedefe ulaşanları. ‘Çünkü onlar, sadece hedefe giden yolu değil; diğer yolların da nereye gittiğini öğrenirler’ dedi Lincoln.

ABD başkanlarından Abraham Lincoln, güneşin her akşam batıp, sabahleyin yeniden doğduğu gibi küllerinden yeniden doğdu ve yenile yenile yenmesini bildi, ABD başkanı oldu ve sözleri dünyanın her yerinde özlü söz olarak kullanıldı.

Bunları niye mi söylüyorum? MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Abraham Lincoln gibi düşünüyor da ondan. 

Ak Parti 7 Haziran’da kaybettiği tek başına iktidarı, 1 Kasım’da yeniden kazandı. Bu sonuca birçok faktör etki etti, ama en öne çıkanı ‘Fabrika ayarlarına geri döneceğiz’ sloganı oldu. ‘Kuruluş beyannamemizdeki vaat ve iddialara uygun hareket edeceğiz’ dediler. Bu slogan bir taraftan hataların yapıldığının itirafı, diğer taraftan da hatalardan ders çıkarıldığının göstergesi oldu.

Devletteki usulsüzlüklerden, israfa, PKK’nın silahlanmasına göz yumulduğuna kadar bir dizi itirafta bulunuldu. Hristiyanlık’taki ‘Günüh çıkarma’ gibi; bu itiraflar hem siyasetçiyi rahatlattı hem de muhalefetin propaganda alanını daralttı;Ak Parti, büyük hataların yapıldığı bu alanda kendi eleştirisini kendisi yaptı; muhalefete söylenecek söz bırakılmadı. Seçmene karşı alçak gönüllü (mütevazi) görünmeyi sağladı. İtiraf edilen hatalar küçük değildi, ama daha büyüklerinin yapılmadığına, yapılsaydı onların da itiraf edileceğine inandırdı seçmeni. ‘Küçük hataları kabullenmek; her zaman dürüstlükten kaynaklanmaz, bazen de daha büyüklerinin yapılmadığına inandırmayı sağlar.’

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10