• BIST 83.059
  • Altın 146,576
  • Dolar 3,7547
  • Euro 4,0354
  • Samsun 11 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -6 °C
  • İzmir 6 °C
  • Ordu 7 °C
  • Sinop 5 °C
  • Giresun 5 °C
  • Amasya 2 °C
  • Rize 7 °C
  • Trabzon 7 °C
  • EL FRENİNİ KALDIRDIK, TÜRKİYE'NİN ÖNÜ AÇILDI
  • İL YÖNETİMİ DEVAM, İKİ BAŞKANLA TAMAM
  • Adanademirspor - Samsunspor 1-0
  • EL FRENİNİ KALDIRDIK, TÜRKİYE'NİN ÖNÜ AÇILDI
  • İL YÖNETİMİ DEVAM, İKİ BAŞKANLA TAMAM
  • Adanademirspor - Samsunspor 1-0
  • Tek Taş Yüzük Modelleri
  • Tek Taş Yüzük Fiyatları
  • Canlı Tv Haber Kanalları - Halk Tv, TGRT Haber, A Haber, Bloomberg HT
  • Canlı Tv İzle - Halk TV ve Ulusal Kanal Online İzle
  • Balıkesir Ortodonti Tedavilerinde Kendini Anbarcıoğlu’na Emanet Ediyor
  • 4140 Çelik ve Kullanım Alanları
  • İzocam Fiyatları Konusunda Tercihler Yalıtımın Kalitesini Etkiler
  • Psikoterapi Nedir? Psikoterapist Kimdir?
  • Yds Kursu Ne Kadar Sürer?
  • Tektaşların Parıltısı Ellerinize Yansısın
  • Inİstanbul’a Orge Elektrik İmzası
  • Kaynak Planlamalarınızda ERP Çözümlerine Güvenin

MİLLETİMİN VARLIĞINDAN VE DEĞERLERİNDEN EMİNDİM.

ZEKAİ GÜL

                   

                                      ÇÜNKÜ ; ONLARA İMAN ETMİŞTİM…

2001 yıllarıydı … Suriye / Halep Üniversitesindeydim…Halep Üniversitesinde , Öğrenci İşleri Müdürü olan İbtisam Harputlu   abla ile sohbet ediyordum... Annesi Emine Harputlu’nun, beni, akşam yemeğine  davet ettiğini söyledi. .. Gittim…

Karşımda , İslamın vakarı ile dimdik duran 70 küsür yaşlarında ve hoş bir ses tonu ile ‘Hoş geldin evladım’ diye bana seslenen, bir Osmanlı Hanımefendisi vardı.

Anne / Ana kelimesi ne ifade ediyorsa , Emine Harputlu Hanımefendi, işte oydu.Evladım ;’ ben Türk’üm ‘ diyordu. Çok az Türkçe konuşuyordu.Yemekte , benim gibi Avukat olan yeğeni                   de bulunuyordu. Torunlarından bir tanesi , ağabey ; ‘ beni al Türkiye’ye götür.Türkiye, benim vatanım. Ben Galatasaraylıyım.’ Diyordu . ve peşine gömleğinin altından bayrağımızı çıkarıp öpüyor, başına saygıyla koyuyordu.

Meraklıları için söyleyeyim ; aile, Türk değildi. Yani, vatandaşlık bağı ile bize bağlı değildi.Dış Türklerden de değildi.Ancak ; ‘ben Türküm ‘ diyordu. Evet , aile ; ‘ Ben Türküm ‘dedikten sonra diyeceğimiz yoktu . Bu aile benden daha fazla Türk’tü.

Akşamları kaldığım Ramsis Otelin camından  aşağıya baktığımda ; yüzyıldan daha fazla bir tarihe sahip olan Baron Otel, gözüme takılıyordu.Muhayyilemde , Gazi Mustafa Kemal Atatürk , İsmet İnönü ile oturmuş ve bu otelde sohbet ediyordu. Kurtuluş planlaması yapıyordu. Şevket Süreyya Aydemir’in anlattıkları , gözümde canlanıyordu.Bu otel benim için önemliydi.ZİRA , ATATÜRK BU OTELDE KALMIŞ  VE VAKİT GEÇİRMİŞTİ.

Halepdeki en yakın dostlarım Ermenilerdi. Ne gariptir ki , bu insanlarda Türkçe konuşuyor , ve ‘ Biz Türk’üz ’ diyorlardı. Halepteki en yakın dostum Aran Sarkis bir Ermeniydi.Şimdi ise Amerika’da yaşıyor.

Çeşitli terör örgütlerinin silahla yapmaya çalıştığı fetih ve hakimiyet kurma gayretlerini aslında şimdi daha iyi anlıyorum.  Çünkü ; adı , barış ( İslam ) anlamına  gelen bir dine mensubum.  ve ‘ Yurtta Sulh ve Cihanda Sulh ‘ anlayışı ile büyümüşüm. 

Bu topraklarda farkında olmadığımız , ancak ; bizim bir dostluk ve selamla kurduğumuz bin yıllık    (defacto ) varlığımıza karşı terör uygulanıyor.Bize , yani; Türkiye ‘ye ve Türk Milletine karşı sevgi ve saygı ajite ediliyordu.Hamidiye Çarşısının önüne gelirken , Selahattin Eyyübinin heykelini görmek , Nurettin Zengi’yi hatırlamak ve Selahattin Eyyübi’nin mezarını ziyaret etmek, ardından Emevi Camiisinde namaz kılmak ,İslam Tarihini , bütün geçmişi ile yeniden yaşamak anlamına geliyordu. ve kendimi bin yaşında  hissediyordum.Bütün tarih, gözümün önünden geçiyor; Milli mefahirimle karşılaşıyor , herkesle arkadaş ve herkes ile dost oluyordum.

Şam ‘da / Bab-ı Tuma ‘ya gidiyor , Hrıstiyan dostlar ediniyor , onları anlamaya çalışıyordum. Attığım adımlarda ,adeta Türk Milletinin bana öğrettiği değerlere son derece inanıyor ve güveniyordum. Çünkü ; Milletimin varlığı ve değerlerinden emindim. Onlara iman etmiştim. Ne mutlu bana ki ; TÜRK’ÜM diyebiliyordum.

Bu  topraklarda yani bizim kültür havzamızda , bize karşı duyulan sevgi , Şam’da Hamidiye Çarşısında rastladığım ve içimi acıtan , elinden çocuğu alınıp , zorla  kaçırılan  küçük bir çocuğun ; ‘Anne ! … ‘diye feryadına benziyordu.

 Arap ülkeleri ile iletişim ve turizm ,  annenin bu feryada  ( cevabı ) ve cevabımız olacaktır.

                                                                                                                                              Saygılırımla…

                                                                                                                                                           Av. Zekai GUL

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi: 05436409855 Gazete: 03622345410 Faks : 0(362) 234 64 10