• BIST 89.695
  • Altın 145,930
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Samsun 8 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 12 °C
  • Ordu 7 °C
  • Sinop 6 °C
  • Giresun 7 °C
  • Amasya 4 °C
  • Rize 8 °C
  • Trabzon 7 °C

MİLLETVEKİLLERİ NEDEN YEMİN ETTİ?

İSMAİL BAŞARAN

Anayasa’nın 81. Maddesi’ndeki yemin aynen şöyle:
Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa'ya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim…
Meclis Başkanı Deniz Baykal bu yemini edemeyenleri ikaz etti.
Aynen tekrar etmemekte ısrar edenlerin yemini geçerli sayılmadı.
Bunlardan birisi de Leyla Zana idi.
Yıllar önce yaptığı gibi yemini yine sulandırdı. “Türk Milleti” yerine “Türkiye Milleti” ifadesini kullanınca Baykal’ın uyarısıyla karşılaştı.
Aslına bakarsanız yeminin nasıl yapılıp yapılmadığı değil bugün anlatmak istediğim.
Yemin ettiler ve Milletvekili oldular.
Peki, Milletvekili ne demek?
Herkesin anlayacağı dilden verelim cevabı:
Milletin Vekili demek.
Milletvekilleri ne iş yapacaklar?
Millet için çalışacaklar.
Kanunlar yapacaklar.
Hükümeti çalışmaya zorlayacaklar.
Halk için çalışacaklar.
Hem de hangi siyasi partiye oy vermiş olursa olsun tüm halk için yapacaklar bu işi.
Yapacaklarına inanıyor musunuz?
Sizi bilmem de ben inanmak istiyorum.
Eğer ettikleri yeminin dışında uygulama içine girerlerse Anayasal suç işlemiş olacaklar.
-Adalet anlayışı içinde olmaya söz verdiler.
-Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü koruyacaklarına söz verdiler.
-Hukukun üstünlüğüne söz verdiler. Üstünlerin hukukuna değil…
-Herkesin insan haklarından yararlanmasına söz verdiler.
-Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacaklarına da söz verdiler.
Bu sözleri verenler bizim vekillerimiz.
Aslolan vekillerimiz değil biziz.
Unutmamamız gereken de bu.

KAVŞAKLARDAKİ IŞIKLAR

İstiklal Caddesi üzerindeki Öğretmenevini geçtiğiniz anda sinyalizasyon sisteminin ışıkları ile karşılaşıyorsunuz.

Otomobiliniz ile gidiyorsanız da yandınız, yaya iseniz de. Çünkü buranın ışık sisteminin yapılanması bir tuhaf sizin anlayacağınız.

Bir tarafa otomobille geçebilmek için sıranın ilk iki yerinde olmanız gerekiyor. Aksi halde ışıkların yeniden yanmasını bekleyeceksiniz.

Yaya iseniz tam ortada yakalanıyorsunuz kırmızı ışığa.
Sadece burası mı?
Elbette değil. 
Cumhuriyet Meydanı’nda Hafif Raylıya geçerken koşar adım gitmiyorsanız ortada kaldınız.
Lise Caddesi ile İstiklal Caddesinin kesiştiği bölgede de sorun aynı.
Bir arkadaşım anlattı:
Arkadaşıyla caddede ışıklarda karşıdan karşıya geçerken ışığa yakalanıp ortada kalmışlar.
Arkadaşı “Yayalara 25 saniye, araçlara 50 saniye, bu nasıl iç motoru kime taktılar ki?” diye sormuş.
Allah aşkına neden düzeltilmez bu durum.

İnsanlara eziyet vermekten zevk alanlar mı var?
Galiba konuyla ilgili çalışanlar oralardan hiç yaya geçmiyorlar, devletin ve kurumların araçları var ya…

GÜNÜN SÖZÜ
Öğretmek, iki kere öğrenmek demektir. Joseph Jaubert

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10