• BIST 83.161
  • Altın 147,145
  • Dolar 3,7693
  • Euro 4,0453
  • Samsun 9 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 10 °C
  • Ordu 8 °C
  • Sinop 7 °C
  • Giresun 7 °C
  • Amasya 4 °C
  • Rize 8 °C
  • Trabzon 7 °C
  • Türkiye'miz artık hak ettiği gibi yönetilecek
  • VE... İKİ AY SONRA ANIT DİKİLECEK
  • DİVAN KURULU BAŞKANI SADİ SUBAŞI'NDAN AÇIKLAMA:
  • Türkiye'miz artık hak ettiği gibi yönetilecek
  • VE... İKİ AY SONRA ANIT DİKİLECEK
  • DİVAN KURULU BAŞKANI SADİ SUBAŞI'NDAN AÇIKLAMA:
  • Samsun'dan Kozlu'ya iki transfer birden
  • Tek Taş Yüzük Modelleri
  • Tek Taş Yüzük Fiyatları
  • Canlı Tv Haber Kanalları - Halk Tv, TGRT Haber, A Haber, Bloomberg HT
  • Canlı Tv İzle - Halk TV ve Ulusal Kanal Online İzle
  • Balıkesir Ortodonti Tedavilerinde Kendini Anbarcıoğlu’na Emanet Ediyor
  • 4140 Çelik ve Kullanım Alanları
  • İzocam Fiyatları Konusunda Tercihler Yalıtımın Kalitesini Etkiler
  • Psikoterapi Nedir? Psikoterapist Kimdir?
  • Yds Kursu Ne Kadar Sürer?
  • Tektaşların Parıltısı Ellerinize Yansısın
  • Inİstanbul’a Orge Elektrik İmzası

Miras

ALİ ONUR ŞAHİNOĞLU

Türkler, 1941 yılında Almanların Kırım’ı işgalini, Stalin’in zulmünden bir kurtuluş şansı olarak değerlendirmişlerdi.Ne var ki, bu konuda sukutuhayale uğradılar.Bölgenin idaresinde Ruslardan faydalanma yoluna giden Almanlar, Türklerin desteğini tamamen kaybetmemek adına onlara sadece küçük haklar vermekle yetindiler.Bu sebeple bir yandan bağımsızlık vaadiyle Alman ordusunda savaşacak dokuz bin gönüllü toplarken, diğer yandan bazı gençleri fabrikalarda çalıştırmak üzere Almanya’ya götürdüler.

İşin ilginç tarafı bu esnada Kırım Türklerinin çoğunluğunun Kızıl Ordu saflarında Almanlara karşı büyük kahramanlıklar gösteriyor oluşuydu.Ne yazık ki bu durum bile onları Stalin’in gözünde işbirlikçi olmaktan kurtaramadı.1944 yılında Almanlar Kırım’ı terk ettikten sonra bütün Türkler bir sabah ansızın saat üçte evlerinden zorla alınıp, onları uzun yıllar sürgünde kalacakları Özbekistan’a ulaştıracak vagonlara apar topar bindirildiler.Yönetimin işine yarayacak olan gençler ise askere alınmak ve ya madenlerde çalıştırılmak üzere Moskova’ya gönderildiler.

Kırım’da bunlar olurken aynı savaşta yaşanan başka bir felaket ise yine Almanya’nın 1940’da Romanya’yı işgalinden sonra ülkede yaşanan Yahudi katliamı sırasında meydana geldi.Bu kıyımdan o tarihte İngiliz yönetiminde olan Filistin’e göçerek kurtulmayı uman bazı Yahudiler Struma adlı gemiyle yapılacak yolculuğa büyük miktarlarda para ödeyerek 12 Aralık 1941’de yola çıktılar.Gemi İstanbul’a geldiğinde İngiltere Türkiye’ye bir nota vererek geminin kesinlikle Filistin’e gitmesine izin verilmemesini istedi.Çünkü savaşın iyice kızıştığı bir zamanda Araplarla arasını bozacak girişimler işine gelmiyordu.Gemide baş gösteren açlık ve bulaşıcı hastalık salgınına karşın arada kalan Türkiye yolculara yardım edebilmek adına zaman kazanmaya çalışıyordu.Kısa bir süre sonra göçmenleri gemiden indirip tren yoluyla Filistin’e ulaştırma senaryosu değerlendirildi.Ancak bu kez de Almanya bir nota vererek gemidekilerin kesinlikle karaya indirilmemesi gerektiğini bildirdi.Yaşananlar karşısında uzun süre sessiz kalan ABD gemiden sadece tek bir kişinin ve ailesinin inmesini sağladı.Bu kişi Standart Oil şirketinin Romanya müdürüydü.Kızılay'ın yardımlarına rağmen artan baskılar neticesinde İstanbul’dan ayrılmak zorunda kalan Struma Karadeniz’e açıldıktan kısa bir süre sonra kimliği belirsiz bir  denizaltı tarafından torpillendi ve bir kişi hariç bütün yolcularıyla birlikte suya gömüldü.

Struma faciasından 50 yıl sonra 1991’de başlayan Yugoslavya’nın çözülme süreci 3 Mart 1992’de Bosna Hersek’in bağımsızlığını ilan etmesiyle farklı bir evreye girdi.Boşnakların bağımsız bir devlet olmasını istemeyen Sırplar büyük bir saldırı ve katliama giriştiler.Mülteci durumuna düşen yüz binlerce Boşnak Türkiye’nin girişimleri sonucu BM tarafından güvenli bölge ilan edilen bazı şehirlere sığındılar.Bunlardan biri olan Srebrenitsa 600 Hollandalı asker tarafından korunuyordu.Gerçekte bunun sembolik bir koruma olduğu, şehri kuşatan Sırp lider Mladiç’in 14 Hollanda askerini esir aldığında ortaya çıktı.Kaçırdığı erlere karşı şehrin kendisine verilmesini istediğinde çok beklemedi.Sırplar 11 Temmuz 1995’te şehre girdiler ve resmi rakamlara göre 8372 kişiyi katledip kadınlara tecavüz ettiler.Bu İkinci Dünya Savaşı'ndan beri yaşanan en büyük katliamdı.Daha sonra Hollanda Srebrenitsa’da görev yapan askerlerine başarı madalyası vermeyi savsaklamadı.

Geçtiğimiz yüzyılda yaşantılanan bu acı olaylardan günümüze değin değişen pek bir şeyin olmadığı içinde bulunduğumuz durumdan anlaşılmaktadır.Daha vahimi dün katliama uğrayanlar bugün kendileri bu katliamı uygulamaktadırlar.Özellikle 2011 yılından itibaren Suriye’deki iç savaştan canlarını kurtarmak için kaçanların sayısı giderek artmaya devam etmektedir.Öyle ki, BM'ye göre 2015, dünya genelinde evinden ve ülkesinden kopmak zorunda kalan 60 milyon insanla, mülteci sayısında tarihi rekorun kırıldığı yıl olmuştur.

Bu noktada Avrupa tarafından yapılan, mülteci konusunda takınılan seçici tavrı işaret eden açıklamalar ve uygulamaların aksine Türkiye kapılarını mültecilere açmaya devam etmektedir.

 Böyle yapmamızın üzerimizde tarihi bir borç olduğunu anlamamız için geçmişe bakmamız yeterlidir.Kırım Türkleriyle aynı akıbeti yaşayan Ahıska Türkleri arasında sürgündeyken bazı fikir ayrılıkları ortaya çıkmıştır.Bazıları Gürcistan’a dönmek isterken bazıları ise Osmanlı’dan sonra anavatan olarak gördükleri Türkiye’ye dönmek istemişlerdir.Aslında bu hiç de şaşılacak bir durum değildir.Zira imparatorluğun çekildiği topraklarda ardı ardına çıkan krizlerde mülteci durumuna düşen milyonlarca insanın ilk olarak izlemeyi düşündüğü yol bu olmuştur.

Bize düşense tarihin normal seyrinde ilerlediğini kabul etmek ve Osmanlı’nın mirasını basit rejim tartışmalarına indirgemeden anlamaya çalışmaktır.Nitekim bu, ırk, din ve dil farkı gözetmeksizin birlikte huzur içinde yaşamayı becerebilmeyi ve yine fark gözetmeksizin bütün ezilenlere kol kanat germeyi gerektiren bir anlayıştır.

Bu miras, ne Türkiye sınırları içinde ne de Türkiye sınırları dışında yaşayanların reddedebileceği bir gerçek olarak var olmaya devam edecektir.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi: 05436409855 Gazete: 03622345410 Faks : 0(362) 234 64 10