• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Samsun 13 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 11 °C
  • Ordu 12 °C
  • Sinop 11 °C
  • Giresun 11 °C
  • Amasya 5 °C
  • Rize 11 °C
  • Trabzon 14 °C

Misakı Milli Deyip , Himrin Dağına Kadar İneceksin ..!

ZEKAİ GÜL

1988 -89  Yıllarıydı , liseden yeni me'zun olmuş ,Suudi Arabistan'a , Medine İslam Üniversitesine , İmtihana  gidiyordum. Otobüsümüz Habur'da durmuş , Irak'a  geçmek için sabahı bekliyorduk.

Otobüsün buğulanmış camından dışarı baktığımda , ışıkları yanan bir benzin istasyonun yazıhanesinin  karşısında olduğumu anladım. Otobüsten inen diğer yolcularla birlikte , benzin istasyonun yazıhanesinde bulunan şahsa bir merhaba demek istedim. İçeriye girdik ve selam verdik. Aleykum selam diye cevap veren genç adam , bizim Samsun'dan geldiğimizi öğrenince , Devletimize ve Milletimizin sahip olduğu yüce değerlere sövmeye başladı.

Farkında olmadan sınırımı geçtik , Zaho'da mıyız ? acaba..! diye düşünmeye başladım.

Küfürlere daha fazla tahammül edemeyeceğim için , dışarı çıkmak zorunda kaldım. O zamana kadar , kürtleri , Türkiye'nin   güney   doğusunda oturan Türkler olarak biliyordum. Öyle olmadığını  , o gün anladım...

 Delikanlı , kürt sorunu  diye bir şeyden bahsediyordu. Düşündüm... Benim aklımda , kalbimde ve ruhumda böyle bir sorun bulamadım. Öyle ki , bu bölgeden evli akrabalarım olduğunu hatırladım. Ancak , onlardada böyle bir sorun olduğunu anımsayamadım. Anladım ki , bu sorun  bu şahsın tığniyetinde idi . zira bu bölge ve halkı, benim için ( Şanlı ) Urfa , ( Gazi ) Antep ve ( Kahraman ) Maraştı.Yani ; Sorun bizde değildi...

Göstermelik ( soruna !) Bürüksel'den isim konuluyor , genç delikanlı ise bu ismi  kardeşliğimize  tükürürcesine ,  yüzümüze çirkin bir şekilde teleffuz ediyordu. Bir çocuğa babasının dışında birileri , ancak nesebi gayri sahih olursa isim koyabilir ve sahip çıktığını iddia edebilirdi.

Aradan bir ay gibi bir müddet geçmişti. Bu sefer , Suudi Arabistan'ın Ar'ar sınır kapısından , Irak'a girmiş , Türkiye'ye doğru seyrediyorduk. Musul'a vardık. Yolun sağ ve sol tarafı para militer diye isimlendirilen silahlı grublarla doluydu.

Zaho yakınlarında , otobüsümüzün arkasından gelen ve üzerinde makinalı tüfek  bulunan bir cip , bize kasden vurup uzaklaştı. Şoför , otobüsü durdurdu. Ancak , şahıs üzerinde ağır makinalı bulunan aracı  ( cipi ) ile kaçtı ve uzaklaştı.

Biz ise , zaho sınır kapısına varmıştık ki , tam o sırada , Habura geçmek isterken ,aracı ile bize vurup kaçan Peşmerge , Irak Ünüformalı sınır polisine gelip , otobüsün şöförü ile bizi şikayet ediyor, Irak'tan çıkmamıza engel olmaya çalışıyordu.

Aracımızın Plakasına bile tahammülleri yoktu.

Irak polisi ile kürtçe ve Arapça konuşan şahıs , ben kendisi ile Arapça konuşmak isteyince , beni dinlemiyor ve ben arapça bilmem diyordu.

Bu olay sırasında, Chovrelet bir araca bindirilen otobüs şoförümüzle  birlikte  Zaho'ya götürülmek isteniyorduk.

 Otobüs şoförü şoke olmuş bir halde , söylenenleri harfiyyen yerine getiriyordu. Genç ve hatta çocuk yaşta olamama rağmen  , cerayan eden olayı tahlil etmiş ve otobüs şoförüne ; ' ağabey  , ne istiyorlarsa ver gidelim . Zaho'ya gidersek , bunlar bize kötü davranır.'  diyordum.

Şoför ,istedikleri 1000 doları kendilerine takdim etti.

Bu esnada gözüme 100 m ilerde Habur sınır köprüsünün gönderinde dalgalanan Ay Yıldızlı bayrağımız ilişti. Bu yüz metre , hayatımın en uzun mesafesi idi.

Nedir bayrak , nedir ?

Bir su mu , bir kuş mu ?

Nedir bayrak , Nedir ?

İniş mi , yokuş mu ? diye mırıldanmaya başladım.

Rahmetli Üstad N. Fazıl Kısakürek'in bir şiirini özlemle , bayrağımıza uyarlıyordum.

Arif Nihat Asya gibi , 'Gölgende ,bana da yer ver..! '  demek istedim.

Onun gölgesinde olmak , adeta cennette bulunmak gibiydi.En büyük korkum , onun gölgesinin dışında ve onsuz ölmekti.Çünkü ; O. Tevhidin  sembolü , saf bir  imandı.

Bugün şanlı bayrağımıza dil uzatan kanı bozuklar , o gün 'kürt prıblemi 'diye bir şeyden bahsediyorlardı.

Ancak ; bu problem 'Ne Mutlu Türk'üm ' diyebilen Türk çocuğunda yoktu. Bu problem , bir türlü ' Ben Türk'üm '  diyemeyen , ıkınıp - sıkınıp kendilerine isim / kimlik ve kişilik arayışında olanlar  için vardı.

Çözüm tekti ve belliydi . Ya kürt Problemi diye bize dışardan dayatılan tezi kabul edip , Hakkari ve Diyarbar'ı vereceksin.

Heyhat ..! Bu kimsenin haddi değil..!

 Yada , 'Ne Mutlu Türk'üm ' anlaşı ile , Kerkük bizim deyip Himrin dağına kadar ineceksin...

Kürt kartını , bize gösterenlere , Misak-ı Milli diyeceksin..!

Herkese Selam ve Sevgilerle ...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10