• BIST 82.248
  • Altın 147,416
  • Dolar 3,7690
  • Euro 4,0357
  • Samsun 17 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 9 °C
  • Ordu 14 °C
  • Sinop 9 °C
  • Giresun 14 °C
  • Amasya 10 °C
  • Rize 12 °C
  • Trabzon 11 °C
  • FETÖ itirafçısı anlattı: Yargı Abisi Samsun'da
  • Mecliste parkomat tartışması
  • Kim doğru söylüyor?
  • FETÖ itirafçısı anlattı: Yargı Abisi Samsun'da
  • Mecliste parkomat tartışması
  • Kim doğru söylüyor?
  • Tek Taş Yüzük Modelleri
  • Tek Taş Yüzük Fiyatları
  • Canlı Tv Haber Kanalları - Halk Tv, TGRT Haber, A Haber, Bloomberg HT
  • Canlı Tv İzle - Halk TV ve Ulusal Kanal Online İzle
  • Balıkesir Ortodonti Tedavilerinde Kendini Anbarcıoğlu’na Emanet Ediyor
  • 4140 Çelik ve Kullanım Alanları
  • İzocam Fiyatları Konusunda Tercihler Yalıtımın Kalitesini Etkiler
  • Psikoterapi Nedir? Psikoterapist Kimdir?
  • Yds Kursu Ne Kadar Sürer?
  • Tektaşların Parıltısı Ellerinize Yansısın
  • Inİstanbul’a Orge Elektrik İmzası
  • Kaynak Planlamalarınızda ERP Çözümlerine Güvenin

MUCİZE NEDİR?

İSMAİL BAŞARAN

Sally, küçük kardeşi George hakkında anne ve babasının konuşmalarını duyduğu zaman

yalnızca sekiz yaşındaydı. Kardeşi çok hastaydı ve onu kurtarabilmek için ellerinden gelen herşeyi yapmışlardı.

George'nin yalnızca çok pahalıya malolacak bir ameliyatla kurtulma şansı vardı fakat bunun için yeterli paraları yoktu.

Babasının, umutsuz bir biçimde annesine şöyle fısıldadığını duymuştu Sally:

"Yalnızca bir mucize onu kurtarabilir."

Bu sözleri duyar duymaz, usulca kendi odasına yürüdü Sally.

Domuz biçimindeki kumbarasını gizlediği yerden çıkartarak içindeki paraları yavaşça yere dökerek saymaya başladı. Yanılgıya düşmemek için tam üç kez saydı kumbaradan çıkardığı bozuk paraları. Sonra hepsini cebine koyarak aceleyle evden çıkıp, köşedeki

eczaneye gitti.

 

Eczacının dikkatini çekebilmek için büyük bir sabırla bekledi. Eczacı çok yoğundu ve bir adama ilaçlarını nasıl kullanacağını anlatıyordu. Bu yoğun çalışmanın arasında sekiz yaşındaki bir çocukla ilgilenmeye hiç niyeti yoktu ama Sally'nin beklediğini görünce

"Evet, ne istiyorsun söyle bakalım" dedi.

"Biraz acele et, gördüğün gibi beyefendiyle ilgileniyorum" diyerek yanındaki şık giyimli adamı gösterdi. Sally "Kardeşim" dedi. Sessizce yutkunduktan sonra devam etti: "Kardeşim çok hasta, bir mucize almak istiyorum."

Eczacı Sally'e bakarak:

"Anlayamadım" dedi.

"Şeyy, babam 'Onu ancak bir mucize kurtarabilir' dedi, bir mucize kaç

paradır, bayım?"

Eczacı Sally'e sevgi ve acımayla baktı bu kez:

"Üzgünüm küçük kız, biz burada mucize satmıyoruz, sana yardımcı

olamayacağım" dedi.

 

Sally o kadar kolay vazgeçmek istemedi. Eczacının gözlerinin içine bakarak "Karşılığını

ödemek için param var benim, bana yalnızca fiyatını söylemeniz yeterli" dedi. Bu arada Sally ve eczacının yanında bekleyen iyi giyimli bey Sally'e dönerek "Ne tür bir mucize gerekiyor kardeşin için küçük hanım? diye sordu.

"Bilmiyorum" dedi Sally. Sonra gözlerinden aşağı süzülen yaşlara aldırmaksızın devam etti: "Tek bildiğim, o çok hasta ve annem ameliyat olmazsa kurtulamayacağını söyledi ailemin de ameliyat için ödeyebilecekleri paraları yok. Ama babam "Onu ancak bir mucize kurtarabilir" deyince ben de paramı alıp buraya geldim."

"Peki, ne kadar paran var?" diye sordu iyi giyimli adam.

" Bir dolar ve onbir sent" dedi Sally.

"Ve dünyadaki tüm param bu!"

"Bu iyi bir şans, küçük kardeşini kurtarmak için gerekli olan mucize için yeterli bu para"

dedi, iyi giyimli adam.

 

Adam bir eline parayı aldı, öteki eliyle de Sally'nin elini tutarak "Beni

yaşadığın yere götürür müsün lütfen?" diye sordu.

"Küçük kardeşini ve aileni tanımak istiyorum" dedi.

İyi giyimli adam Dr. Carlton Armstrong'du ve George için gerekli olan ameliyatı yapabilecek tanınmış bir cerrahtı.

Ameliyat başarıyla sonuçlanmış ve aile hiçbir ödeme yapmamıştı.

Hep birlikte mutluluk içinde evlerine döndükleri zaman hâlâ

yaşadıkları olayların etkisinden kurtulamamışlardı.

Anne: "Hâlâ inanamıyorum. Bu ameliyat bir mucize! Doğrusu

maliyeti ne kadardır merak ediyorum" dedi.

Sally kendi kendine gülümsedi. O bir mucizenin kaça malolduğunu çok iyi biliyordu.

Tam tamına bir dolar ve onbir sent!

SAMULAŞ OTOBÜSLERİNİ YAKAKENT’E NEDEN GÖNDERMİYOR?

Samsun Bütünkent denilen bir yer.

Yasa böyle.

Bu ilde ulaşım kurulan Samulaş tarafından yönetilip gerçekleştiriliyor.

Peki gerçek böyle mi?

Hayır.

Samsun’daki dört alt ilçeye otobüslerini gönderiyor da diğer ilçelere neden göndermiyor?

Su parası toplarken öteki ilçeleri es geçmiyorlar.

Peki hizmette bütünlük yok mu?

Oralar üvey evlat mı?

Sadece Yakakent değil elbet.

Diğer ilçeler de aynı.

Ya ilçelerde oturanlar hizmetin tamamını neden vermiyorsunuz diye sorarlarsa ne olacak o zaman?

GÜNÜN SÖZÜ

Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, işitenin yararlandığı sözdür. Aristo

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi: 05436409855 Gazete: 03622345410 Faks : 0(362) 234 64 10