• BIST 105.026
  • Altın 162,753
  • Dolar 3,9187
  • Euro 4,6430
  • Samsun 3 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 3 °C
  • Ordu 2 °C
  • Sinop 4 °C
  • Giresun 3 °C
  • Amasya 2 °C
  • Rize 1 °C
  • Trabzon 6 °C

Müftü olmasaydım futbolcu olurdum

Müftü olmasaydım futbolcu olurdum
Gençliğinde iyi bir hücum oyuncusu olduğunu söyleyen Samsun Müftüsü Yrd Dç.Dr. Hayrettin Öztürk, Sıradışı bir Din Adamı profili çiziyor. Sigaranın Haram olduğu görüşünde ısrar ediyor ve Samsun’da her camiden ayrı ezan okunma konusundaki fikrini de yılmada

Önce Rahmetli Dedem Adem Göker’ den almıştım ilk din dersini, Sanırım 6-7 yaşlarındaydım, Dedem Rahmetli köyümüzün imamıydı. Bir Cuma Günü ikindi namazını kıldırırken Hakk’a yürüdü.

Nur içinde uyusun.
Samsun’a göçmüştük 1968 yılında, o yaz gidemedim ama şehirdeki ikinci yılımızın yaz ayında Mahallemiz Yenidoğan’ da metruk bir binanın alt katında açılan yaz kuran kursuna katılmıştım.
Kuran Kursu dedimse öyle Müftülük kontrolünde değildi. Sanırım mahallenin ileri gelenleri tarafından organize edilmişti.
Yaklaşık 42-43 yıl geçti üzerinden ama dün gibi hatırlarım. Tekkeköy taraflarından geldiği söylenmişti yaşlı Hoca’nın. Yaşlı Ak Sakallı Hoca, hiç gülmezdi. Bastonunun yanı sıra yanında uzun ince de bir değneği de vardı. Yanlış okuyanın, ya da sorduğu soruyu bilemeyenin kafasına indirdi uzun ince değneğini. Çok uzun zaman oldu, muhtemeldir ki Hocamızda Hakk’a yürümüştür. Nur içinde yatsın. 
Kaçtım sonra, evden kursa gidiyordum diye çıkıyordum ama kursu asıyordum.
Kuran Kursu denilince hep aklıma uzun ince değneğiyle Ak Sakallı O Hoca gelir.
Eskiden Din Adamları, Cehennem Ateşi ile korkuturlar,dini vecibelerin bu stratejiye göre yerine getirilmesini sağlarlardı.
Günümüzün Din Adamları daha güler yüzlü. İyi ahlakı öne çıkarıyorlar, iyi ahlakın cennet ile ödüllendirileceğini söylüyorlar. Eski ile yenin farkı da bu galiba.
‘’Eğitim şart’’ deniliyor ya o reklam filminde.
Bu mevzuda da eğitim şart hakikaten.
Misal bizim Samsun Müftüsü.
Din adamının gülen yüzü.
Bu sıralar hep O konuştu. Biz de doğal olarak onu.
Bu bakımdan bu hafta ‘Herkes onu konuşuyor’ un konuğu Samsun Müftüsü Yard.Doç.Dr Hayrettin Öztürk oldu.
Hayrettin Öztürk, 1964 yılında Trabzon’un Giresun sınırındaki Şalpazarı ilçesinin Sütpınar köyünde doğmuş.
Babası Mehmet Öztürk, köyün İmamı o vakit. Mehmet Öztürk’ün en büyük düşü de oğlu Hayrettin’i Hafız etmek.
Başarmış ta bunu, Hayrettin Öztürk, 7 yaşındayken henüz Hafız olmayı başarmış. 
Bizim sıra dışı Müftümüz Yard.Doç Dr. Hayrettin Öztürk’ün yaşam hikayesini bundan böyle kendi sözlerinden dinleyelim dilerseniz:
Din eğitimimi ilerletmem için 7 yaşında Giresun’a gönderildim. Burada Giresun Müftüsü Reis’ül Kurra (Kuran okumada ve okutmada en önde gelen kişi)  Hoca Hafız Efendi’den Kıraat ilmini tahsil ettim
İlkokula 4. sınıftan başladım, çünkü okuma ve yazmanın yanı sıra çarpım tablosunu da kendi kendime öğrenmiştim. İlkokulu köyüm Sütpınar’da okuduktan sonra Vakfıkebir İmam Hatip Lisesine yazıldım. Vakfıkebir İmam Hatip Lisesinden 1982 yılında mezun oldum. Erzurum İlahiyat Fakültesini kazanarak Üniversite eğitimimi Erzurum’da tamamladım. 1987 yılında Samsun’a gelerek 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde çalışmaya başladım.
DİN ADAMI OLMAMI BABAM İSTEDİ
Babam köyümüzün imamıydı, bütün hayali benim de din adamı olmamdı. Bugün Samsun Müftüsü isem bunu baba Mehmet Öztürk’e borçluyum. Babam bunun için Sürekli Allah’a dua ediyordu. Babamın duasının kabul olmasına çok mutlu oldum.
İNGİLTERE’DE 4 AY KALDIM
Samsun İlahiyat Fakültesinde akademik çalışmamı yaparken 4 ay süre ile İngiltere’deki Oxford ve Cambırıdge Üniversitesinde Tefsir ve Kuran tarihi üzerine araştırmalar yaptım. İngilizler, Osmanlı çekildikten sonra Ortadoğu’daki ülkelerin kültürel mirasını da sömürmüşler. Brıtısh Lıbrary’da Hz. Osman zamanından kalma  
El yazması Kuran-ı Kerim gördüm ve onu inceledim. Bu gibi İslam hazineleri bir çok ülkeye dağılmış. Mesela St Petersburg’da da var benzer bir hazinemiz. Mısır’da var.Paris Genel Kütüphanesinde de bulunur..
SİZ FARKLI BİR DİN ADAMI PROFİLİ SERGİLİYORSUNUZ?
Ben doğru bildiğimi söylemeye çalışıyorum. Toplumun yararına gördüğüm ne varsa söylemekten çekinmem. Söylediklerimin yayılmasını da isterim. Ben Samsun’daki bütün vatandaşların müftüsüyüm. Kuran insanlara bilgiyi ulaştırmayı emrediyor. Kuran Bilgi kendisine ulaştırılmayan insanı sorumlu tutmuyor, sorumluluğu bildiğini söylemeyen ve tebliğ etmeyenlerin sırtına yüklüyor.
SİGARA ”HARAM” DEDİNİZ. BU ÇOK TARTIŞILDI

Sigara konusunda ilk fetva 1490 yılında verilmiş, daha doğrusu tütün konusunda bu fetva. O zamanlar sigara bilinmiyor, tütün kıyılıp içiliyordu. Günümüzdeki gibi sigara da katkı maddeleri yoktu. Tütün kimyasal alaşımlardan geçmiyordu yani. 1490 yılındaki o fetva ‘Zeyt (insan) sağılığına zararlı değil’ dese bile, insana verdiği keyif ve rehavetten dolayı tahrimen mekruhtur (haram gibidir). Sigara konusunda çok çeşitli fetvalar var. İslam Hukuku alanında fikirlerine saygı duyulan Hayrettin Karaman Hocamız, sigaranın haram olduğunu söylüyor. 
Sigara neden haramdır:
1 Sigara’ nın faydası yok zararı var. Zararı, insanlar sigara için para harcıyor, dolayısıyla israf ediyor. İsraf İslam’da haram’dır.
2 yoksullar da sigara içiyor. Çoluk çocuğunun nafakasını sigaraya veriyor.
3 Sigara içmeyenler içenin yanında içmiş gibi oluyor. En önemlisi Eşini rahatsız ediyor.Bu nedenle Kul hakkını gasp etmiş yada onun hakkına tecavüz etmiş oluyor.Kul Hakkı da dinimizde haramdır..
Dünya Sağlık Teşkilatı içki dahil uyuşturucular arasında sigaranın en tehlikeli keyif verici madde olduğunu söylüyor. İçkiler Keyif verdiği için Haram kılınmıştır. Sigara da keyif veren maddeler arasındadır. Öyleyse sigara da haramdır. Bir Hadisi Şerif’te de  “Her sarhoş eden uyuşturucu şey haramdır’ buyruluyor. Sigara öldürüyor, Bir Ayet-i Kerime ‘Kendi kendinizi öldürmeyin’ diye emrederken, bir başka Ayette de ‘Kendi kendinizi tehlikeye atmayın’ diye emrediliyor. Bu mealde ayetler var. İnsan bedeni Allah’ın bize emanetidir. O emaneti iyi korumakla yükümlüyüz. Sigara içerek biz onu hastalıklı bir bedene çeviriyoruz. Bütün bunlara bakarak şunu söyleyebiliriz: SİGARA HARAMDIR
TAŞI SİGARA İÇİNE DEĞİL, SİGARAYA ATIYORUM
Ben insanlarımı seviyorum, kendilerini tehlikeye atmalarından hoşlanmıyorum. İnsanlarım sağlıklı olsun istiyorum. Benim sigara içenlere bir sözüm yok. Benim sigara içenlere bir sözüm yok. Ben taşımı sigara içenlere atmıyorum. Benim taşım sigaranın kendisinedir.
İYİ BİR HÜCÜM OYUNCUSUYDUM
Sporcu olmak isterdim: Özellikle de futbolcu. İyi de futbol oynardım. Trabzonspor genç takımına kadar seçilmiştim. Forvette oynuyordum. İyi bir Hücum oyuncusuydum yani. Babam futbolcu olmamı istemedi. Vakfıkebir İmam Hatip Lisesi Müdürümüz Ali Ramazanoğlu’na söylemiş olmalı. Bir gün beni Müdürümüz çağırarak ‘Senden futbolcu olmaz, eğitimini tamamla din alanında hizmet ver’ dedi. Oysa Müdürümüzün de top oynarken beni keyifle seyrettiğini ve oynadığım futbolu beğendiğini biliyordum. Babam Müdürümüzü kıramayacağımı bildiği için bu yöntemi seçmiş. Allah Babamdan da Müdürümüz Ali Ramazanoğlu’ndan da razı olsun. Hiç pişman değilim. Ayrıca futbol’un yanı sıra atletizme yaptım. İyi bir atlettim. Erzurum’ da İlahiyat Fakültesinde öğrenci iken PTT Spor Voleybol Takımında da oynadım. İyi de bir voleybolcuydum.
BİR İTALYAN AKTÖRÜNE BENZİYORSUNUZ,
SİZİ HİÇ BİRİNE BENZETEN OLDU MU?              
Bir artiste benzeten olmadı da, bir siyasetçiye benzetenler çok oldu. Şimdi o siyasetçinin kim olduğunu söylemeyeceğim. Söylersem farklı noktaya çekenler olacaktır. Ancak şunu söylemek isterim. Ben Kendim olmak istedim hep. Kimseyi örnek almadım. Belli hedeflerim var, hedeflerimi gerçekleştirmek için çalışırım. Dolayısıyla kendimi hiç kimsenin yerine koymadım
EZAN MERKEZİ OKUNMAYACAK
Diyanet işleri Başkanlığımızdan aksi bir genelge gelmediği sürece Samsun’da Merkezi Sistemden Ezan yayını yapılmayacak. Her camii de ayrı ayrı izan okunacak. Bu konuda şikâyetler olduğunu biliyorum. Bayramdan sonra müezzinlerimizi her vakte göre ayrı makamlarda ezan okumayı öğretir bir kursa tabi tutacağız. Bizim görevimiz insanları eğitmektir. Yeryüzünde Allah’tan başka tek var mı yok. Tek düzeliğe karşıyız. Bir kum tanesi bile değerinden farklı iken, bütün insanların parmak uçları bir birinden farklı iken biz nasıl tek düzeliğe razı oluruz. Bakınız gece ile gündüz aynı mı farklı. Kadın ile erkek farklı. Yeryüzündeki her şey zıttı ile kaimdir. Tek merkezden ezan yayını ile iyi ve kötüyü nasıl ayıracağız. Bütün bu farklılıklar ilahi bir korodur. Biz neden ilahi koroya katılmayalım. Bir tek Allah eşsiz ve benzersizdir. Ezan konusunda son sözümü şöyle söyleyebilirim. Ben çeşitlilikten yanayım.
Umarım Hocam hakkını da helal etmiş olsun.
Çok korkardık...
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0(362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10