• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Samsun 15 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 18 °C
  • Ordu 19 °C
  • Sinop 15 °C
  • Giresun 21 °C
  • Amasya 11 °C
  • Rize 17 °C
  • Trabzon 21 °C

Nakşibendilik ;

ZEKAİ GÜL

 

Nakşibendilik ;

 Zamanın Özünde Teostratejik İnce Bir Ayar

 

Şerif Mardin : ' Nakşibendiliği bilmeyen , Türkiye'den bir şey anlayamaz. ' diyor.

Aslında , bu söz ' Nakşibendiliği bilmeyen Teostratejiden  birşey anlayamaz ' şeklinde olmalıydı. 

Teostrateji , coğrafi , kültürel ,  ideolojik  bir havzanın güç haline gelmesi / getirilmesi demekti.

Ulusal üstü güçler , İslam Dünyası ve bu dünyanın  inançları üzerinde  bir dizi oyun planlıyorlardı. Bu oyunlar , maalesef teostratejik oyunlar olup , toplumlar , coğrafyalar , kültürler ve inançlar dönüştürülüyordu.

Bir şeyler , birilerine hizmet eder hale getiriliyordu.

İslam dünyası bu teostratejik oyunlarla önce mezheb , sonra meşreb kavgası içine çekiliyordu.

Bu teostratejik tiyatro ve kaosta , Nakşibendilik ve  kürtçülük akımı figüran olarak kullanılıyordu.

Toplumların inançları üzerine kurulu olan bu teostrateji oyunu oynanırken , önümüze İngiltere , siyonizm ve vatikan çıkıyordu.

Bu konuda Mehmet Emin Koç ve Emre Polat'ın birlikte kaleme aldıkları ' Dini ve Tarihi Arka Planıyla Ehli Beyte Karşı Bir Akım : Nakşibendilik ' ve Mehmet Emin Koç'un ' Serhendli Rabbani'nin Delalaletini Red ' isimli eserleri ve yine  Erdal Sarızeybek'in ' Cemaaat ve Barzani ' adlı eseri konunun uzmanları, tarafınca bizim için yazılmış harika eserlerdi.

Bu eserlerde :

Buhara'da Abdulhalik Gocdavani adında bir zat , kendisinin Hızır ( A.S. ) tarafından  anlamadığı bir ayeti kerime sebebiyle havuza atıldığını ve kendisinin bu şekilde   görevlendirildiğini iddia etmekteydi.

Bu zat kendi kurduğu tarikatın silsilesini  zorlama ile H.Z. Ebu Bekir ( R.A. ) dayıyordu.

Hacegan silsilesi , bu tür görevlendirmeleri hep üveysilik  yoluyla ( kabire yapılan rabıta )yoluyla  almıştı.

Bu tarikat , Orta Asya'da meş'ruiyet kazanmak için  Hoca Ahmet Yesevi Hazretlerine ulaşmaya çalışıyordu.

Prof. Dr. Fuat köprülü , Türk Edebişyatında İlk Mutasavvıflar adlı  eserinde , daha önce  Ahmed Yesevi ile , Nakşilik arasında bir irtibatın olduğunu belirtsede , daha sonra böyle bir irtibatı babai , haydari ve bektaşi tarikatı ile kuruyordu.

1564 Yılında , doğu Pencapta (Serhind 'de ) dünyaya gelen Ahmed Faruk Sirhindi, 18 yaşına gelince , Agra'ya gidip Babürlü hükümdarı Ekber Şah'ın sarayına girdi.Burada  , Feyzi Hindi ve Ebul Fazl Al Allami isimli iki kardeşle arkadaşlık kurmuştu. Sirhindi'nin arkadaşlık kurduğu bu iki şahıs , Mubarek B. Hıdır En Nogari'nin çocuklarıydı.

Nogari , Ekber Şaha tesir etmiş  Hindistan'da ' Dini İlahi ' adı altında bütün dinleri birleştirme projesi diye bir şey ortaya atmıştı. Bu proje ile Ekber Şah , Peygamberliğini açıklamıştı. Ekber Şah'ın sarayında olan İmam Rabbi isimli şahıs ,Savatiul İlham adlı eserin yazılmasında Ebul Fazl ve Fevzi Hindiye yardım etmişti.

Bakibillah'ın en önemli müridlerinin  Ekber Şah ile ' Dini İlahi ve Sulhu Küll ' adlı proje üzerinde çalışması, Nakşilerin bu proje içindeki yerini ortaya koymaktaydı.

Ekber Şah , 1579 Yılında Hint Denizinde Portekiz sömürgelerinin genel merkezi olan goa'ya bir mektup yazmış ve iki rahibin hıristiyanlığı anlatan bazı kitaplarla sarayına gönderilmesini istemişti. Ekber Şah , Cizvit papazlarını çok iyi karşılamış ,onları sarayında misafir etmişti.

Dinleri birleştirme projesinin akıl Hocası Ebul Fazl'ın kızını , Bakibillah'ın müridlerinden Hüsameddin  Efendi ile evlendirmesi ilginç bir stratejik evlilik olarak tarihe geçmişti.

Cihangir Şah , Sirhindi'yi seyr-u sülük noktasında bazı sahabeleri geçtiğini açıklaması üzerine hapse atmıştır.

Nakşiler , Sirhindi'nin hapse atılmamasını , Sirhindinin ' Cihangiri selamlamaması ' şeklinde izah etmeye çalışmışlardır.

Şeybanilerin Özbek Hükümdarı olan Abdullah Han'ın Ordusu , Ehlibeyt Nesli ve Şii Müslümanların yaşadığı Meşhed'i kuşatıp yağmalamaya başlamıştı. Hükümdar Abdullah Han , İmam Rabbani ve sünni bazı ulemedan fetva sormuştu . Onlarda : ' şii müslümanların mallarının ve canlarının helal olduğuna ' dair fetva vermişlerdi.

Fahreddin Rüstemdari buna karşı çıkmış ve Abdullah Han neredeyse bu işten vazgeçmek üzereyken , İmam Rabbani ismindeki bu zat , şii müslümanların öldürülmeleri konusunda ısrarcı olmuştu.

1808 / 1821 Yılları arasında İngiliz Doğu Hindistan şirketinin temsilcisi olarak C.J.Rich adında bir İngiliz Bağdat'a gelmişti. İngilizler , bu bölgede o zamanlar şia - sünni çatışmalarının olamasını istemekteydiler. Bu şirket İngiltere kraliçesi Elizabeth tarafından  Hindisan yöresine yönelik olarak kurulmuş , sömürgeci  bir anonim şirketti.

Şirketin faliyetleri , Türklüğün hakim olduğu bu bölgeleri tam manası ile bir kuşatma hareketi şekline dönüştürmekti.

O sebeble , Hindistanda 3/ 5 ay eğitildikten sonra Irak'a , deniz yoluyla dönen Halid-i Bağdadi'yi Abdulkadir Geylani gibi büyük bir şeyh olarak empoze etmeye başlamışlardı. Bu şahıs bölge insanını inançları ile  oynayıp , bölgenin teostratejisini değiştirecek ve İngilizlere hizmet edecek şahıstı.Ancak ,  Halid-i Bağdadi , berzenciler ve haydariler tarafından dışlandı.

Halidi Bağdadi , 1806 Yılında Emir Şerif Galip vasıtası ile Mekke'de  bulunan  Vahabilerle  görüştü. Abdulvahab'ın Mekkedeki hocalarından Muhammed Hayat Es Sindi'nin bir nakşibendi olduğu ve 18. Y.Yıl bazı nakşibendilerinin türbelere duyulan saygıya karşı bazı ters çabalar sarfettikleri görülmekteydi.

Halidi Bağdadi'nin müridi olan Necip Paşa, Kerbelayı kuşatmış Osmanlı kayıtlarına göre 3 bin , ingiliz kayıtlarına göre 15 bin insanı öldürmüştü.

Halidi Bağdadi'nin müridlerinden Biyeralı Şeyh Alaaddin 1935 Yılında Kuzey Irak'ın bütün mollalarına İngiliz hakimi Irak yönetimi ile  iyi ilişkiler kurmasını tavsiye ediyordu.

1935 Yılında İngiliz hakimiyetindeki Irak topraklarında, İngilizlere karşı  başlatılan mücadelede , özelliklede kürtler arasında  İngilizlere karşı direniş duyguları oluşmaması için  Halidi Nakşiler önemli bir vazife icra etmişlerdi.

Halidi Bağdadi'nin ortaya koyduğu felsefe devletleri ve milletleri ele geçirme hedefi üzerine kuruluydu.Bu hedef bizzat Halidi Bağdadi tarafından tesbit edilmişti.Halidi Bağdadi , kendi adamlarına yazdığı bir mektupta , ' tarikata uleme dışında kimseyi bağlamamalarını ' istemişti.

Bu teo stratejik dönüşüm sebebiyle Osmanlı devleti zamanında ,yeniçeriliğin kaldırılması ve kuleli vakası  gibi bir çok olay nakşibendilik tesiri sebebiyle vucuda gelmişti.

Nakşibendilik Türk milletinin , narkoz altına alınıp , yoğun bakımda bekletilmesi gibi , derin bir uykuda uyutulmasıdır.

Nakşilik ,  zamanın ve tarihin özünde, teostratejik dönüşüm ve ince bir ayardır.

Saldırı , nakşilik  ve kürtçülük formunda  büyük ve teostratejik olunca , Türkiye Cumhuriyetinin ona verdiği cevapta tekke ve zaviyeler yasası  şeklinde olmuştur.

Aynen , günümüzde ilan edilen olağan üstü hal ile birilerine verilen cevap gibi.

Herkese sevgi ve saygılarımla ...      

*Saygıdeğer okuyucularıma yukarıda adı geçen 3 kitabı bir nefeste okumalarını istirham ederim.

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0(362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10