• BIST 107.463
  • Altın 142,712
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,1411
  • Samsun 28 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C
  • İzmir 32 °C
  • Ordu 28 °C
  • Sinop 26 °C
  • Giresun 27 °C
  • Amasya 28 °C
  • Rize 29 °C
  • Trabzon 27 °C

NASIL BAKARSANIZ ÖYLE GÖRÜRSÜNÜZ

FERHAT LAP

Yerel siyasette Amasya olarak bir hastalığımız var. Siyaseti dedikodu ile yapıyoruz.

Toplum gerçekleri, hayatın olağan akışı, Zamanın Ruhuna aykırı hareket ederek, Şehir’in gerçeklerinin dışında mantıksızca davranarak yapıyoruz. En önemli sebeplerinden biriside Dedikoduya değer verilmesinden kaynaklanıyor,

Kimsenin önemsemediği bir yalan haber dönüyor dolaşıyor gerçeğe yakın bir hal alıyor, yalan haberi ballandırarak piyasaya sürenler bile sonuçta “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” diyecek duruma geliyorlar.

Siyaset toplumsal hizmetlerde hizmet aracıdır, doğru yapıldığında mükemmel sonuçlar ortaya çıkartabiliyor. Mükemmel sonuçların ortaya çıkabilmesi için Siyaset kurumunun dürüst ve düzgün yapılması, rekabet anlayışının “onurlu” olması gerekmektedir.

Siyasete kirli bakar, çirkef yaparsanız “şu bu kadar usulsüz iş yapıyor”, “Onlar kötü”, “Bunlar yolsuz” kelimeleri ve onların kötü kardeşleri sizinde bütün iyi hasletlerinizin önüne geçer. Kısaca kötü bakarsanız, kötü görür sizde kötü olmaya başlarsınız. Ne kadar iyi ve olumlu düşünürseniz düşünün belirli bir noktadan sonra geri dönülemez bir şekilde kötülüklerin arasında bulursunuz kendinizi.

Gerçekte olması gereken onurlu rekabetin gereği “şu bu işi böyle yapıyor ama ben daha iyisini yaparım”, Onlar şu işte böyle davrandı ama ben daha güzelini yaparım”, “Bunlar burada böyle yaptılar ben böyle yaparım”, olmalıdır ki iyi ve güzel işlerin kapısı açılsın ve yapılsın.

Aslında bu konu o kadar geniş ki bir yazıda bağlanamaz bu konularla ilgili bir çok atasözü de vardır, “Güneş Balçıkla sıvanmaz”, “Altın Çamura düşmekle Değerinden bir şey kaybetmez” gibi. Kısaca güzel ve Dürüst bakan güzel ve dürüst görür, kötü ve çirkin bakan, kötü ve çirkin bakar.

Hayatın olağan akışı içerisinde bakış açımız ve zamanın ruhuna uygun olarak şehrin gerçeklerine uygun yaşamamız çok önemlidir, olaya, fikre, konuya nereden bakıyorsak, nasıl bakıyorsak öyle görüyoruz ve o durumdayız demektir.

Biz kirliysek, bize göre her kez kirlidir, biz kötüysek bize göre her kez kötüdür. Güzel bakmayı “Hüsn-ü zan’ı” başarabilmek aslında inancımızın, kültürümüzün ana giriş kapısıdır. Kapısından giremediğimiz İnancı ve kültürü nasıl yaşayabiliriz ki.

Su-i zan  yaparak, öyle yaşayıp öyle davranarak hep “su-i Misaller” ile karıştığımız zaman bizde o duruma düşmez miyiz?

Gelecek için güzel işler yapmayı düşünüyorsak, Güzel sonuçlar ortaya çıksın istiyorsak önce kendimiz “Güzel Bakmayı” başarmamız gerekiyor,
Şu güzel zamanlarda  zamanın ruhuna uygun olarak Kendimize, Çevremize, Şehrimize yakışan güzellikler konuşalım, yaşayalım ve yapalım.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10