• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 4 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 12 °C
  • Ordu 6 °C
  • Sinop 8 °C
  • Giresun 7 °C
  • Amasya 5 °C
  • Rize 7 °C
  • Trabzon 6 °C

Ne darbe ne irtica

MEHMET AKSOY

Türk milleti elbet de ordu milletir. Ancak ordusuz hiçbir millet hayatını devam ettiremez Ordunun sarsılan itibarı mutlaka iade edilmeli. ‘PKK’lı olmayana PKK’lı muamelesi PKK’ya hizmet olduğu gibi ‘Paralel Terör Örgütü’’ mensubu olmayana böyle muamele de ‘paralele’ hizmettir. YAŞ doğru yapılmalı, kurunun yanında yaş yanmamalıdır.

Ergenekon ve Balyoz davaları sürerken ‘Her asker darbeci değil; ancak darbeleri hep asker yapar. Darbecileri cezalandırmak başka şeydir, orduyu etkisizleştirmek başka şeydir. Üzüm yemekle bağcıyı dövmek aynı şey değildir.

 

ABD’nin Türkiye üzerinden TSK ile Irak’a girmesine karşı çıkan, PKK terörüyle mücadelede başarı gösteren TSK mensupları da darbeci gibi gösterilerek cezalandırılması TSK’nın sonu olur’ demiştim.

 

         Ancak gel gör ki uyarılarımız dikkate alınmadı, endişelerimiz bir bir gerçekleşti; ordu ele geçti. Darbe girişiminin kaybedeni F. Gülen değil; ordu ve Türk milletidir. Belki de nihai amaç milleti ordusuz bırakmaktı.

 

 

İrtica’ya karşı BÇG

Askerin siyasete müdahalesini yasal ve anayasal zemine oturtmaya çalışan Çevik Bir ve arkasındaki Doğu Aktulga tarafından, 90’lı yılların başında bölücü teröre karşı ‘Güven Çalışma Grubu’, 90’lı yılların 2. yarısında da İrtica’ya karşı ‘Batı Çalışma Grubu’  oluşturuldu.  

 

İrticai faaliyetler, TSK tarafından değerlendirilerek 28 Şubat 1997 tarihinde toplanan MGK'da başlıca gündem maddesi olmuştur. Ancak bundan sonradır ki, TSK tarafından irticai faaliyetler iç tehditte, bölücü terörle aynı seviyeye, yani birinci önceliğe yükseltilmiş ve bu durma bağlı olarak, yeni bir teşkilatlanma içinde Batı Çalışma Grubu oluşturulmuş ve faaliyete geçirilmiştir.

 

 

TSK, terörle mücadelenin hukuki sorumluluğu İçişleri Bakanlığı’nda olmasına rağmen, iç tehditteki gelişmeler nedeniyle anayasal ve yasal görevlerinin gereği, kendiliğinden mücadelenin fiili sorumluluğunu üstlenmiştir. (28 Şubat Süreci)

Erbakan’ın başbakanlıktan uzaklaştırılmasıyla sonuçlanan 28 Şubat Süreci’nin görünmeyen baş mimarı, beyni, tankların Sincan’a yürütülmesi emrini cep telefonuyla veren Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral Doğu Aktulga, Süleyman Demirel tarafından derhal görevinden uzaklaştırılmış, Ankara dışına; Ege Ordu’ya gönderilmiştir. Demirel, bu sefer darbeci askerlere darbe yapmıştır. Ordudaki darbeci yapılanmayı Demirel bozmuştur. Bunun sonucu bozulan orduda herkes istediği yapılanmaya gitmiş ve Hilmi Özkök’le başlayan sürece girilmiştir. Sayın Erdoğan’ın asker üzerinde otorite kurması, ‘Fethullahçı’ yapının orduya doğrudan sızması, komuta kademesini ele geçirmesi Ak Parti hükümetlerinde mümkün olmuştur.

 

 MGK’da rakı Silivri’de seccade

Sincan’da tankları sürdürmekle övünen, rahmetli Erbakan başkanlığında toplanan MGK’da kendine rakı getirten, güven veya batı çalışmalarını yapan Çevik Bir Silivri’ye seccade getirtmiştir. Ne darbe ne irtica!

Ordu takke ve seccadeyle değil; vatanın ve milletin bağımsızlığıyla anılmalı, takke ve seccadenin değil; bağımsızlığın simgesi olmalıdır.

 

 

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10