• BIST 106.825
  • Altın 145,250
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1286
  • Samsun 27 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 34 °C
  • Ordu 27 °C
  • Sinop 27 °C
  • Giresun 26 °C
  • Amasya 30 °C
  • Rize 24 °C
  • Trabzon 27 °C

NEREDE O ESKİ DÜŞMANLAR

ALİ ONUR ŞAHİNOĞLU

El Cezire kaynaklı bir haberde kamuoyuna açıklanan yeni Wikileaks belgelerinde CIA’in, bireysel kullanımdaki herhangi bir elektronik ekipmanı siber savaş kapsamında dinleme ve kontrol aygıtına dönüştürebildiği bildiriliyor.

Konu hakkında üst düzey devlet görevlilerinin bir yorumda bulunmayacaklarını açıklaması konuyu daha da ilginç hale getiriyor.

Dökümanlarda ayrıca Amerikan İstihbarat Servisinin konuyla alakalı trojan, virüs gibi binden fazla program yazdığı, bu programların android ve iphone tabanlı olanlar başta olmak üzere son kullanıcılara ait pek çok akıllı alette denendikleri belirtiliyor.Başarılı olup olmadıkları ise şimdilik meçhul.

Doğrusunu söylemek gerekirse işin bu tarafı ispatlanamaz olsa da az çok tahmin edilebilir nitelikte.Asıl üstünde durulması gereken nokta ise bu işlemin ihtimal dairesinde olması.Yani dünyayı küreselleştiren, insanları hiçbir çağda olmadığı kadar birbirlerine bağlayan her aygıtın aynı zamanda birileri tarafından izlenebiliyor ve ya değişik amaçlar için kullanılabiliyor oluşu fazlasıyla önem arz ediyor.

Evet, bunlara karşı oluşturulan anti-yazılımlar da mevcut.Ama bunları takip ettiğinizde de belli bazı kişilere ve ya şirketlere ulaşmıyor musunuz?

Yani yaşamın özgürleşmesi, bilginin serbest dolaşımı, dünyanın farklı bölgelerindeki insanların iletişim kurabilmesi, her haberin anında insanlara ulaşması gibi küreselleşmeye dair gelişmeler aynı zamanda bizi tehditlere açık hale getirip aslında artan bir şekilde kişilerin ve şirketlerin hakimiyeti altına sokmuyor mu?

İster saldırı ister savunma cephesinden bakın, bir bağlanma gerçeği önümüze duruyor.Acaba kaç insan içinde bulunduğumuz gidişatın farkında?

Goethe demiyor mu “En iyi köle, kendini asla köle olmayacak kadar akıllı zanneden insandan çıkar,” diye?

FREXIT

Haftalar önce Rusya’nın eski stratejileri devreye soktuğunu, doğu cephesini Çin ittifakıyla sağlama aldığını, ancak Batı cephesini sağlama almak için bir Hitler Almanyasına ihtiyaç duyduğunu belirterek bu yeni Almanya’nın kim olacağını sormuştum.

Bu hafta Fransız yetkililerin Putin’i yaklaşan Fransa seçimlerine müdahale etmemesi için uyarması ve aşırı sağcı Le Pen’in yükselişi için Rus lideri suçlamasıyla sorduğum sorunun cevabı şekillenmeye başladı.

Fransa’nın Trump’ı olarak görülen Le Pen’in Avrupa Birliği karşıtı söylemleriyle bu birliğin köküne kibrit suyu dökeceğini göstermesi tam da Putin’in özlem duyduğu bir söylem.

Diğer taraftan iktidar talibi diğer bir aday olan komünist lider Jean-Luc Melenchon’un da Le Pen’den geri kalmayarak Avrupa Birliği karşıtı söylemlerini sertleştirmesi ve Frexit çağrısı yapması da Almanya’yı Avrupa Birliğinde yalnızlaştırmak isteyen Rusya’nın işine gelen diğer bir başka söylem.

Başkanlık referandumunu da katarak önümüzde aylarda Fransa, Hollanda ve Almanya’da gerçekleşecek seçimler Avrupa’nın ve Dünya’nın gidişatında önemli değişikliklere sebep olacak.Suriye temelinde Batıyla hesaplaşmaya giden Rusya’nın bu duruma müdahale etmeyeceğini düşünmek fazla iyimser bir tahmin olur.

Obama’nın giderayak Trump’ın galibiyeti için Rusya’yı suçladığını, Rus diplomatları sınır dışı ettiğini, Polonya’da İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük askeri tatbikatı gerçekleştirdiğini hatırlayın.

Ateş olmayan yerden duman çıkar mı?

TASARIMDAN FAZLASI

Ikea’nın tasarım şefi Marcus Engman binlerce Ikea ürünü arasında gerçekten en iyi olabilecek bir ürün var mı sorusuna cevap olarak Klippan Loveseat adındaki basit sayılabilecek, ahşap çerçeve üzerine geleneksel malzeme giydirilerek üretilen iki kişilik koltuğu göstermiş.Tekrar tekrar montaja gerek olmayacak şekilde taşınabiliyor oluşu kararındaki asıl etmenmiş.

Yani çekici bir tasarım işlevsellik içerdiğinde sonuç mükemmele yakın oluyor.

Siz de yeni bir ürün alırken, çevrenizdeki olayları yorumlarken toplumun bir bireyi olarak bu kriteri takip ediyor musunuz?

Mesela referandumu, sadece dış görünüş yani tasarım açısından mı sorguladınız yoksa işlevsellik açısından da irdelediniz mi?

İKİ FİLM İKİ BİLGELİK

Jarmusch imzalı Patterson adlı filmden “Bir şeyi değiştirmeye çalışırsan işler her zaman daha kötüye gider.”

Christine adlı filmden “Bazen içimizde aynı kişiye ulaşmaya çalışan birden fazla kişi olduğunu düşünüyorum.”

‘KADINLAR ÇİÇEKTİR’DEN, ‘ÇİÇEK SENİN BABANDIR’A

Bundan yirmi sene önce “Kadınlar çiçektir ve çiçekler su ister,” gibi reklamlar dönerdi televizyonda.Bunlara kimse bir ses çıkarmaz, hatta hoş karşılanırdı.

Devir değişti.Kadına uygulanan şiddet tavan yaptı.Şimdi “Çiçek senin babandır,” olduk.

Doğru olan da budur.Kadın sadece kadındır.Bu talep aslında bütün toplumun izlemesi gereken bir kabul ediştir.Üzerinde yaşayan canlılarla beraber bu gezegeni eril bir dille yorumlamanın kimseye bir fayda getirmediği anlaşılmalı. İnsanız ve eşitiz;hepsi bu.Bunun aksini düşünmek ayrıştırmaktır, unutturmaktır, çalmaktır.

Edip’in dediği gibi “Hep bir şeylerle yer değiştirdiler insanı.”

AÇIK VERENLER

Nükteleriyle ünlü yazar Mark Twain bir keresinde ortada hiçbir sorun olmadığı halde birkaç arkadaşına şaka yollu “Her şey ortaya çıktı, hemen kaçın,” yazan bir telgraf çekmiş.Telgrafı alan arkadaşlarının hepsi sabah olmadan şehri terketmiş.

Kıssadan hisse: Herkesin bir açığı vardır.Kendi evi camdan olan başkasının evine taş atmasın.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10