• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Samsun 13 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 13 °C
  • Ordu 10 °C
  • Sinop 15 °C
  • Giresun 13 °C
  • Amasya 6 °C
  • Rize 5 °C
  • Trabzon 11 °C

NERESİNDEN BAŞLAMALI?

EMİN ÖZTÜRK

Bir yanda Play-Off karşılaşmalarını izlemeye yenik düşen heyecanımız, diğer yanda final maçında tarihe tanıklık etme arzumuz… Her şeye rağmen Şükrü Saraçoğlu’ndayız…
Neresinden başlamalı, hangi penceresinden bakarak anlatmalıyız finali? TFF Başkanı Demirören’in dahi savunamadığı seyircisiz oynama cezasının final maçına denk getirilen infazından mı,  bugüne kadar hiçbir deplasmanda takımını yalnız bırakmamış Büyük Samsunspor taraftarının tribünde olmak yerine sokaklarda biber gazıyla, tazyikli suyla, copla muhatap olarak gözaltına alınmasından mı,  maçı izlemeye gelen Samsunsporlu kadın ve çocukların içki şişeleri, bali torbaları ellerinde taşkın Mersin İ.Y. taraftarlarının arasından geçerek bilet almak zorunda bırakılmasına ve taciz edilmelerine göz yumulmasından mı, finale kadar gelmiş olmanın dahi Samsunspor’un sahiplenilmesine yetmediğini görmekten mi, yoksa Hüseyin Kalpar’ın finale yakışmayacak oyun anlayışından mı?
Süper Lig'in kapısından dönmemizde anılanlardan en çok hangisinin etkisi vardır sizce? Siz de benim gibi ‘Hepsi’ şıkkını işaretlediniz değil mi?
Öncelikle futbolu görsel şov olmaktan çıkartarak final coşkusu yerine gergin sokaklar yaratan TFF’yi aldığı ve uyguladığı karardan dolayı ayakta alkışlamak gerekiyor sanırım.  Finali seyircisiz oynamanın Samsunspor’u etkilemeyeceğini kim söylerse yalan söyler. Stat dışındaki coşku gerçekten görülmeye değerdi. O coşku tribünlerde olsaydı kesinlikle önemli bir artı olacaktı.
Elbette ki bu saatten sonra mağlubiyete mazeret aramanın hiç bir anlamı yok. Tüm olumsuz şartlara rağmen Samsunspor finale yakışır bir futbol ortaya koymalıydı.  İlk yarı neydi öyle? Yarının neredeyse tamamı sahamızda oynandı. İlk 20 dakikada kalemize dört şut çekildi. 23. dakikada kullanılan serbest vuruş üst direkte patladı. 42. dakikada ise ‘geliyorum’ diye bas bas bağıran gol geldi…  Güven’in 35. dakikada altıpas içinde vurduğu kafanın dışarı gitmesi şans değildi de neydi?
Bütün bir yarı cılız birkaç atak ve kaleyi bulan zayıf bir vuruş dışında Samsunspor’da galibiyet adına ‘tık’ yoktu… Anlayacağınız Hüseyin Kalpar’ın planları tutmadı. Sanki sıradan bir lig maçı oynuyormuş gibi galibiyeti hedeflemeyen, gol atmayı değil gol yememeyi düşünen, stratejiden uzak oyuna ne kadar plan denirse tabi…
Maç sonu değerlendirmesinde klasik ‘iyi mücadele ettik’ söylemi dışında yediğimiz golün pozisyonunu kastederek ‘oyuncularımı uyarmıştım’  dedi.  Oynadığı iki maçta rakibine gol atmayı başarmış takımın hocası neden pozisyon üretemediklerini değil de, yenilen goldeki pozisyon hatasını anlatıyor.  Bu değerlendirme dahi oyun anlayışımızla ‘şampiyonluğu Mersin’e kendi ellerimizle verdik’ demeye yeter.
Telafisi olmayan bir maçta hücuma yönelik ve iyi top tutan Ekigho, Canberk ve Arif Şahin gibi oyuncuları kulübede oturtuyorsun, maç sonu ‘Şampiyonluğu Samsun’a getiremediğimiz için üzgünüz‘ diyorsun! Savaşan bir takım çıkartıp savaşarak yenilseydin mağlubiyet bize bu kadar ağır gelmezdi hoca.
Maç sonu arayan ve oldukça üzgün olan eski bir futbolcumuzun ‘Hüseyin Kalpar artık valizlerini toplayıp gitmeli’ sözüne katılmamak mümkün değil.

 

  • Yorumlar 5
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0(362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10