• BIST 105.268
  • Altın 162,850
  • Dolar 3,9604
  • Euro 4,6498
  • Samsun 8 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 2 °C
  • Ordu 8 °C
  • Sinop 6 °C
  • Giresun 8 °C
  • Amasya 1 °C
  • Rize 9 °C
  • Trabzon 10 °C

Nevi Şahsına Münhasırlar

ŞÜKRÜ KARAMAN

Vallahi akıl sır ermiyor ulusal milli takım hocası ile oyuncuların saldırgan tavırlarına, çirkinliklerine, toplumu şaşırtan davranışlarına.

Sanki kendilerini dokunulmaz, insanüstü varlık olarak görüyor, her istediklerini yapabilme özgürlüğüne sahip olduğuna inanıyorlar. Her biri öfke dolu, sağa sola çatmaya hazır kişilikler. Yani patlamaya hazır bomba gibiler. Ne kadar büyük oyuncu, dünya yıldızı olsalar da özel yaşamları, saldırgan tavırları ile kendilerini örnek alan sevenlerini, taraftarı üzüyor, antipati oluşturuyorlar.

Her biri kendini “ nevi şahsına münhasır” kişi olarak görüyor,  bu şekilde değerlendiriyor, topluma öyle kabul ettirmek istiyor. Türk Dil Kurumu’na göre, “nevi şahsına münhasır” nitelemesi “kendine özgü davranışı ve karakteri olan kimse” demek.

Sahadan çok magazin basınındaki haberleri ile gündem oluşturan futbolcu, hoca ve diğer oyuncular için bu deyim tam da yerine oturuyor. Yani bu tiplere “nevi şahsına münhasır” nitelemesinde bulunmak yanlış olmaz.

Barcaleno’da oynayan milli futbolcu  Arda Turan’ın gazeteci –yazar Bilal Meşe’nin boğazına sarılarak dövmeye kalkışmasının yankıları sürerken, bu kez Çeşme-Alaçatı’dan gelen haber adeta işin tuzu biberi oldu.

Gazetelerde okumuşsunuzdur sanırım. A Milli Takım Futbol Direktörü Fatih Terim, damadının işlettiği restoranın bitişiğindeki mekanın sahibi ile herkesin gözü önünde yumruk yumruğa kavga etti.  Yanında iki damadı ve koruması ile birlikte işyeri basan Fatih Terim, ulusal takım hocasına hiç yakışmayacak tavırları ile skandal yarattı. Hem de Bodrum’dan Alaçatı’ya gelerek.

Belki Fatih Terim ve damadı bu konuda haklıdır, karşı tarafın tahrik edici sözleri ve hakaretleri vardır bilemem.  Ancak ne olursa olsun külhan bey edası ile işyeri basıp, sahibini darp etmek, sandalyeleri, masaları sağa sola savurmak, müşterileri ürkütmek, yumruk yumruğa kavga etmek, milli takım hocasına hiç yakışmayan son derece çirkin ve kınanacak davranışlar.

Eğer bir sorun varsa bunu gidermenin yolu, yöntemi konuşmak, uzlaşmak, olmadı yargıya başvurmaktır. Ne demek  ta Bodrumdan gelerek, Alaçatı’daki restoranı basıp adam dövmek, hakaretlerde bulunmak, ağızlara alınmayacak sözler sarf etmek.

Gerçi, Fatih Terim’in kavga ettiği Selahattin Aydoğdu’nun da çok nazik, saygılı, hoşgörülü biri olmadığı açıklamalarından anlaşılıyor. Hele kavganın ardındaki sözleri saldırgan ve uzlaşmacı , kavgacı  olduğunu  gösteriyor.

Nereden bakarsanız bakın, nasıl değerlendirirseniz değerlendirin.  Fatih Terim’i zor durumda bıraktı  tavırları. Böyle mi örnek olacak futbolcularına, topluma? Şimdi bu hareketten sonra gel de kına, ayıpla Arda Turan ve diğerlerini. Tam bir “imam cemaat meselesi”.

Önceden yazdığım gibi futbolcuların saldırgan tavırları, öfke patlaması eğitimsizlik başta olmak üzere, yükseldiği yeri hazmedememe, sokak aralarından gelip bir anda Türkiye’nin ve dünyanın sayılı oyuncuları arasında gösterilmeleri, uzun yıllar yaşanılan ekonomik sorunların ardından bol paraya kavuşmaları, bir anda medyanın gözdeleri olmaları, sahadaki oyunculuğundan çok aşkları magazinsel yaşamları onları farklı kişiliğe sürüklüyor. Bir anda geçmişi, yoksulluğu, sıkıntılı günleri unutuyor”vur patlasın çal oynasın” lı günlere evriliyorlar. Bu lüks yaşamlarının karşılığında sahada beklentileri karşılayamıyorlar. Şöyle bir dönüp bakın son yıllarda milli takımın göreceli bir başarısı var mı?

Hoş olmayan, etik kurallarla bağdaşmayan  davranışlarının neden kaynaklandığını psikologlar ve bilim insanlarına bırakalım.

Tabii bu değerlendirmelerim işine, topluma, takımına saygısı olanlar için değil. Onları tenzih ediyorum.   

Oysa Fatih Terim, çok okuyan, kendini sürekli geliştiren, değişimlerden etkilenen, dünyaya farklı  gözle bakabilmeyi becerebilen bir  kişi. “İnsan bir yerde öfkesine, hırsına yenilebiliyor, kontrol edemiyor, saldırganlaşıyor”  mazereti öne sürülebilir.

Ancak milli takım düzeyine yükselmiş, her oyuncunun düşündeki uluslararası yere gelmiş hiçbir futbolcunun, hocanın ve diğer sporcuların öfkesine, hırsına yenik düşerek skandallara imza atmasını, gazetecinin boğazına sarılmasını, işyerini basmasını haklı kılmaz. Çünkü onlar  futbol, spor sevdalısı gençlerin idolü, örnek  alınanları.

Olmadı Fatih Hoca, haklı da olsanız hiç yakışmadı bu hareket size. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0(362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10