• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Samsun 8 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 11 °C
  • Ordu 11 °C
  • Sinop 11 °C
  • Giresun 11 °C
  • Amasya 4 °C
  • Rize 9 °C
  • Trabzon 14 °C

O vefa, sorumluluk demek..

A.YENER CABBAR
Uzun zaman oldu yazmayalı..
Günlük olarak köşe yazan, her gün onlarca haberle uğraşan bir  gazeteci için 'bir asır demek' bu süre kuşkusuz..
Ama parmaklarım dondu sanki.. Düşüncelerim kilitlendi.. Dünyaya  bakış açım farklılaştı.. Penceremden gördüklerimle, aslında  göremediğimiz; hayatın gerçekleri ile yüzleşmekti belki de..
Hayatınızda öyle ya da böyle 'bir şekilde yer almış kişileri' tek  fotoğraf karesine sığdırmak gibiydi..
Beklentilerim, hedeflerim, duygularım, aslına bakarsanız asla  körleşmedi.. Durağanlaştı..
İnançlı insanlar olarak, bazı şeyleri kabullenmek zor geldi belki de..
Ve hayat adeta durdu o kara gün 5 Mayıs'ta..
Nasıl atlatırız, nasıl alışırız bilmek zordu. Halen de bilmiyorum..
Ama süreçte çevremde gördüklerim, yakınlarım, çalışma  arkadaşlarım, hatta göremediklerim, fark edemediklerim öylesine bir  vefa örneği gösterdi ki; bugün bu satırları yazmak için masama oturduysam, onlara olan saygım ve borcum olduğundandır..
Çünkü, oğlum İlker'i kaybetmemizin üzerinden 45 günü aşkın bir süre  geçmesine rağmen şunu gördüm ki; bir birey olmanın yanı sıra  toplumsal yükümlülükleri olan bir mesleğin bireyiyim aslında..
Aramızda kırgınlıklar, uzaklıklar, farklı mesafelikler oluşmuş olsa da,  o gün herkesi yüreğiyle, gözyaşıyla, üzüntüsüyle, uzaktan ya da  yakından acımı paylaşmasıyla yanımda gördüm..
Bizimle ağladılar. Bazen benden gözlerini kaçırdıklarını üzüntülerini  göstermek istemediklerini de gördüm..
Bazen de 'sessizce ağladığını', sadece dudaklarını kımıldatarak dua  ettiğini..
Hiç isim vermeye gerek yok.. Görevi gereği yaptığı işi eleştirdiğim  kişiler de, istemeden üzdüğümüz kişiler de o gün yanımızdaydı..
Antalya'daki evimize bile gelen, bizim ayrılmamızdan sonra görevi  gereği o bölgede olması nedeniyle oradaki eve gidip dua eden  dostlarımız, bürokratlarımız bile oldu..
Öyle bir vefa örneği gösterdi ki Samsun; o kara günde 'onları tek tek  sayabilirim bile' diyebilirim..
Bazılarının boynuma sarılırken, ağlayışını hiç unutamamam.. İlerlemiş  yaşına rağmen, cenaze törenine katılan büyüklerimizi, hasta  yatağından kalkıp, yakınlarının desteğiyle o avluya, hatta mezarlığa  gelenlerin vefasını görmemek mümkün mü?..
Meslektaşlarımın dayanışması, bizim yanımıza anında nasıl  koştuklarını, gözlerindeki o içtenliği 'Nasıl ifade edebilirsin ki başka'..
Öylesine bir sahiplenme, öylesine bir vefaydı ki o süreç; bundan  sonra gazetecilik görevimi yaparken, 'çok zorlanacağımı biliyorum'..
Ve o nedenle de oturamadım düne kadar bilgisayarımın başına..
'Neden yazmıyorsun, artık dönmelisin işine' diyerek arayanların  söylediği sözlerden sonra 'nereye kadar öteleyeceğim' diye de  kendime defalarca sormadım değil..
Çünkü bana hem mesleki anlamda, hem de hayata bakışım açısından  'o acı günümüzü paylaşım; o vefa' çok farklı sorumluluklar yükledi..
Ve taziye için gelen bir çok kişiyle bu düşüncemi paylaştığımda 
söylenen sözler beni yeniden 'yazmam ve mesleğe dönmem  konusunda' ikna etti diyebilirim..
'Sen kimsenin işi dışında bir eleştiri yapmadığın için, sadece  gazetecilik ve habercilik yaptığın için o kara gününüzde herkes  yanındaydı' dedi hemen her konuştuğum.. 
Çalışma arkadaşlarım, 'Siz odanızda olun bize yeter' diyerek, beni  büroya getirmeye çalıştı..
Ne kadar kaçarsam, kaçmak istersem isteyeyim, olmadı..  
Sorumluluklarım 'yaşamın kendisiymiş aslında'.. Başaramadım..
Hayatın peşinden koşmak, şekillendirmek yerine, kaderini yaşamak  gerekiyormuş meğer..
Düne kadar 'Her şeyim' dediklerin aslında yok, o güne kadar 'çok şey  
ifade etmiyor, sıradan' dediklerin gerçek vefayı gösterenlermiş  aslında..
İşte artık bu pencereden bakıyorum dünyaya..
'Vefanın çok önemli bir şey olduğunu bilerek'..
'Dün dündür, bugün bugündür' demeden..
Kim olursa olsun 'beni önemseyenleri' önemseyerek..
Çalışma hayatında kırgınlıklarımız olsa da, gerçekte 'insan olduğunu,  vefasını göz ardı etmeyerek'..
Zor günümüzde yanımda, olduğunu görerek..
İnsanı insan yapan duygularımızı yitirmeden..
Benim duygularımla bakmanız belki zor olduğu için 'KÜÇÜK' gibi  gözükse de, çok önemli farklılıklar inanın..
Ve o farkındalığı hep birlikte yaşayacağımıza inanıyorum..
Benimde, bana ve aileme vefa örneği gösteren Samsun'a bu yönde  
bir katkım olursa, çok mutlu olurum..
Bizi bu zor süreçte yalnız bırakmayan herkese sevgi ve saygılarımı  
sunuyorum..
Ve bugünkü başlangıç yazımı oğlum İlker'in anısına benimle her  konuşmasındaki son sözüyle bitirmek istiyorum..
Allah'a emanet olun..
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10