• BIST 107.749
  • Altın 143,535
  • Dolar 3,5290
  • Euro 4,1420
  • Samsun 27 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 26 °C
  • İzmir 28 °C
  • Ordu 29 °C
  • Sinop 26 °C
  • Giresun 28 °C
  • Amasya 36 °C
  • Rize 30 °C
  • Trabzon 28 °C

Onur Altıntaş'ın 'sır dolu ölümü'..

A.YENER CABBAR

Genç bir boksör Onur Altıntaş..

Daha 19 yaşında..

İnşaatlarda çalışarak hayatını kazanıyor..

Bayram tatili için anasının babasının ailesinin yanına geliyor...

Sonra yolda bir otomobil çarpıyor..

Sonrası 'muamma', kafa karıştıran soru işaretleriyle dolu..

Dün gazetelerde onun 'hastane, karakol sonra biri özel iki hastane arasında yaşanan, garip koşuşturma ve ölüm haberi yer aldı.. 

Cumhuriyet Savcılığı ölümünü şüpheli buldu ve soruşturma başlattı..

Sonuçta genç bir insan hayatı..

Tedaviyi reddedecek, hastanede olay çıkaracak, saldıracak, hatta polis çağırılacak kadar ortalığı karıştıran bir genç, olaydan bir kaç saat sonra hayatını kaybetti..

İnanılır gibi değil.. 

O kadar soru işareti var ki, ölümünde 'Savcılık elbette bunu ortaya çıkaracaktır'..

Öncelikle otomobilin çarpması sonrası hastaneye getirilen Onur Altıntaş, 'neden tedaviyi reddetti'..

Sonrasında 'neden hastanede olay çıkardı ve sağa sola saldırdı'..

Kamera kayıtlarıyla kesinlikle ortaya konulmalıdır..

Polis çağrıldığına göre Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde olay büyümüş olmalı..

İşte asıl kafalara takılan sorular zinciri bu noktada başlıyor.. 

Acile getirilen bir hasta olan Onur Altıntaş'ın tedaviyi reddetme hakkı vardır, elbette..

Ama hastane görevlileri onu polise teslim ederken acaba 'Kendi isteğimle tedaviyi reddediyorum' diye bir yazı alındı mı?..

Alındıysa bile doktorların 'Bir sağlık kuruluşuna görülmeli' diyerek polisleri uyarması gerekmez mi?.. 

Sonrasında eğer bu kişinin aciliyet gösteren şüpheli bir durumu varsa, polis, tedavi yerine neden karakola götürdü.. 

Polis nezaretinde 'tedaviye neden alınmadı'..

Polis, Altıntaş'ın 'hastanede olay çıkardığı için' ifadesini alacaktı, olmadı..

Daha bir kaç saat önce otomobilin çarptığı genç boksör fenalaştı.. 

Ve polis daha önce yapması gerekeni yapıyor..

Altıntaş'ı teslim aldığı hastaneye götürüyor ve 'sedyeye bağlayarak' tedavi uygulanmasını istiyor.. 

Sonrası malum..

Ailesi olaydan haberdar oluyor ve sağlık durumu gittikçe kötüleşen Onur Altıntaş'ı özel bir hastaneye götürüyor..

Ama artık çok geç..

Hastane, karakol, hastane arasında bir genç hayatından oluyor.. 

İlk başta yapılması gereken o kadar şey vardı ki aslında..

Ailesine öncelikle haber verilebilirdi, doktorlar tedavi için ikna edebilirdi, polis çağırıp, onun salığı için karşı çıksa da ilk tedavisi yapılabilirdi..

Bir gencin hayatı için değmez miydi?..

Ölüm kaçınılmaz. Genç yaşlı dinlemiyor..

Ama pisipisine ölüm, göz göre göre gelen ölüm kabul edilemez..

Onur'u, o koşuşturma olmasaydı, tedavisi yapılabilseydi kurtarabilir miydik önemli soru bu..

Savcılığın soruşturma sonucunu şahsen de sabırsızlıkla merak ediyorum.. 

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10