• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Samsun 3 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 15 °C
  • Ordu 5 °C
  • Sinop 13 °C
  • Giresun 4 °C
  • Amasya -1 °C
  • Rize 4 °C
  • Trabzon 10 °C

ORTA DOĞU’DAKİ OYUNLAR ve TÜRKİYE

YÜCEL TÜRE

 

Önce ABD, peşinden İngiltere ve Fransa kendi yarattıkları ve bölgeye monte ettikleri IŞİD’i bahane ederek Orta Doğu’ya yeniden girdiler. Esas amaçları Orta Doğu’da artan İran yayılmasına karşı Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerindeki menfaatlerini korumak ve İsrail’in güvenliğini sağlamaktı. Bunun için bölgeyi yeniden karıştırarak, İran’dan başlayıp Akdeniz’e uzanan Güneydoğu hududumuz boyunca bir Kürt devleti kurmaktı. Ayrıca İran, Rusya ve Çin’in bölgede güç kazanmasına engel olmak istediler. Böylece Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğü bozulacak, Türkiye ve İran ise yeni hedefe konulacaktı. Tabi burada önemli birhususu da atlamamak lazım; İran, Rusya, Çin, Irak, Suriye petrolün dolarla işlem görmesine karşı zaman zaman çıkışlar yaptılar. Böyle bir ittifakın olası bir başarı şansı, ABD’nin göze alamayacağı bir risktir. Bu, ABD’nin dünya ekonomisine ayar vermek avantajının kaybolması sonucunu doğurur. Saddam’ın ve Kaddafi’nin başına gelenler sanıyorum biraz da bu dolar sahasından çıkmayı açıkça dillendirmelerinden kaynaklandı.

Stratejik ortağımız dedikleri bir NATO ülkesinde Sevr özlemi içinde 40 yıllık FETÖ projesini halkımızın direnişi sonucunda başaramayınca, hiç sıkılmadan birçok hainliği peş peşe sahneye koymaya başladılar. Bu ABD’ninriyakârlığı, dış politikası için en çarpıcı örnektir. Barzani’ye İsrail’le birlikte verdikleridesteğin zamansız bir planlama ile Barzani’nin eldeki kazanımlarını da kaybederek yalnız kalışı karşısında Barzani’nin “Amerika taahhütlerini yerine getirmedi, beni tek başıma bıraktılar” sızlanması da buna bir örnektir. Hepsini saymaya gerek yok ama sözde Rakka harekatında Türkiye’nin ‘gelin bunu birlikte yapalım’ söylemini defalarca yinelemesine rağmen sessiz kalıp, bir diğer terör örgütünü partner olarak kullanması ve onlara aşırı silah desteği sağlaması sonucu Rakka’yaçatışmasız yerleştiler. BöyleceDAEŞ’in elit ve kilit militanlarının YPG refakatinde emniyeti sağlanarak ilerideki operasyonlar için el altında tutulması tabi ki DAEŞ’i yaratanların işine gelir.Rakka’da YPG vasıtasıyla Arap nüfusunu oradan sürerek bölgedeki demografik yapıyı da kendi lehlerine olacak şekilde değiştiriyorlar. Barzani’nin yenilgisi, FETÖ projesinin başarısızlığı, Suriye ve Irak’ta Rusya-İran etkisinin artışının vebalini Türkiye’ye yüklemek isteyerek Türkiye’ye karşı yeni komploların hazırlığı içine itmiştir. Zarrab hadisesi bunun bir başka ayağıdır. Albay Northhadisesini nasıl kapattıkları ise hala akıllardadır. Son NATO skandalı dâhilbütün yapılanlar Türkiye’nin itibarına bir saldırı olup direncini kırmak için yapılmaktadır.

Türkiye’nin sınır emniyeti için çok önemli olan Afrin’eher türlü yığınağı yaparak orada Türkiye’yi içine alacak bir çatışma alanı yaratacak gayretler ortaya çıktığında “biz YPG’ylebirlikteliğimize saygı duyuyoruz” diyebilenler şunu iyi bilsinler ki, ülkemizin aleyhine bu kadar melanet planını peş peşe sahneye koyanlara BİZ DE ARTIK HİÇ SAYGI DUYMUYORUZ. Ülkemize açıkça yapılan bu kadar saldırı halkımızı daha çok kenetleyecektir.

Bugünkü atasözümüz: Vadi tenha olunca tilki vali olur. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0(362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10