• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Samsun 21 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 17 °C
  • Ordu 23 °C
  • Sinop 23 °C
  • Giresun 23 °C
  • Amasya 20 °C
  • Rize 22 °C
  • Trabzon 23 °C

Ortadoğu’nun Tıpası

ALİ ONUR ŞAHİNOĞLU

Kendi alanında bir otorite sayılan İngiliz askeri tarihçi Basil Liddell Hart, bir eserinde strateji hakkında şu cümleleri sarf etmiştir: ”Stratejist, felç etmeyi amaçlamalıdır, öldürmeyi değil.” Şu ki, A.B.D devletinin zırhına bürünmüş neo-konservatif baronların ve batı uygarlığının sallanan beşiği Avrupa’nın bölgede uygulamaya koyduğu selektif politikaların hammaddesini bu strateji altında aramak yanlış olmayacaktır.İşbu alıntının ışığında konu detaylıca bir daha gözlemlenirse, aklımızın gelgit olmasına sebep olan şu sorunun cevabına daha çok yaklaşmış oluruz: Ortadoğu’da akan kan niye durmuyor?

Ortadoğu, envai çeşit çiçeği barındıran bir bahçenin ortasındaki güzel bir havuz ve ağzına kadar kan dolu.Ne var ki, tıpası takılı vaziyette.Üstüne dökülecek bir damla kan neticesinde taşacak ve kan bütün bütüne bahçeyi saracak.Bu son damlanın Suriye olması an meselesi.Peki tıpayı kim çıkartacak? ‘Türkiye’ cevabı sakın kimsenin aklını fırtmasın.Siyasi parti ve ya lider eleştirileri belli bir olasılığı barındırır ve kişiden kişiye farklılık gösterir.Ancak gerçekleşen ve yakın bir gelecekte tamamlanacak olan projeler gün gibi ortadadır.Olasılıklar yerine akılcı bir şekilde gerçekler seviyesinden gözlem yapılırsa hem Türkiye cevabı yerine oturacak hem de son senelerde milletçe yaşadığımız gerginliğin kök sebepleri daha iyi anlaşılacaktır.

Meşhur hikayeyi bir çoğumuz biliriz.Şöyle ki, üniversitede hocanın biri sınavda “risk nedir?” diye sorar.Öğrencilerden birisi kağıda sadece “işte risk budur” yazar ve yüz alır.Hoca ikinci sınavda tekrar aynı soruyu sorar.Bu kez cesur öğrencimiz de dahil bütün sınıf “işte risk budur” cevabını verir.Kahramanımız dışında herkes yüz alır.Bu duruma hocanın açıklaması ise şudur:”Aynı riski iki defa almak bir hatadır.”Gerçek şu ki, Suriye, soğuk savaşın hız kazandığı 1950’lerde Mısır’ın, ‘pozitif tarafsızlık’ politikası gereği Sovyetleri ülkesine davet etmesi ve onlardan arkadaş diye bahsetmesi neticesinde aldığı riski Putin’i ülkesine davet ederek tekrar aldı ve bir hataya düştü.Nitekim Makyavel’den başlayıp Kissinger’da zirve noktasına ulaşan batı dış politikasının beliti şudur: ‘Dost yoktur, çıkar vardır.’Buna göre Rusya’nın açığı gördüğünü ve çıkarları için bunu değerlendirdiğini söyleyebiliriz.1900’lerin başındaki Balkanlar ve Afrika’da görülen kutuplaşmanın tekerrür ettiği yer Suriye’dir ve soğuk savaşın iki kutuplu dünyasından daha tehlikelidir.Çünkü bu kez bütün dünya devletleri bir fiil işin içindedirler.Eğer Albert Einstein’ın “Üçüncü dünya savaşını bilmem ama dördüncüsü kılıç kalkanla yapılacak,” öngörüsündeki sefaleti yaşantılamak istemiyorsak henüz geç değilken sağlıklı stratejiler tasarlamalı ve hayata geçirmeliyiz.Bu ise ancak ülke içindeki istikrarla sağlanabilir.Konu böyle okunursa önümüzdeki seçimlerin neden bu kadar önem arz ettiği netlik kazanacaktır.Türkiye’nin önümüzdeki yirmi yıllık geleceği aynı zamanda Ortadoğu’nun ve dünyanın geleceğidir.İstikrar ise bu geleceğin olmazsa olmaz yapıtaşlarından biridir.Soru, bu istikrarı ne ölçüde yakalayabileceğimizdir.

Yazımı, nazilerin ülkesini işgalinden sonra tutuklanıp senelerce hapiste kalan Polonyalı muhalif yazar Stanislaw Jerzy Lec’in, kaydettiğimiz hatırı sayılır bilimsel ilerlemeye rağmen medeniyetimizin geldiği noktayı özetleyen şu tokat gibi sorusuyla noktalıyorum: ”Yamyamın çatal bıçak kullanması bir ilerleme midir?”

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10