• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Samsun 9 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 17 °C
  • Ordu 11 °C
  • Sinop 8 °C
  • Giresun 10 °C
  • Amasya 3 °C
  • Rize 10 °C
  • Trabzon 13 °C

Putin Vanayı Kapatırsa

ŞÜKRÜ KARAMAN

Putin efendinin bir anlık öfkeye kapılarak vanayı kapattığını varsayalım.
Rusya doğalgazı keserse vay geldi başımıza. Çünkü tüketilen doğalgazın yüzde 56’sı bu ülkeden ithal ediliyor.
Türkiye’de enerji üretimi dibe vurur, fabrikaların bacası tütmez, üretim yok denecek kadar azalır,evlerde soba ve kuzineler yeniden kurulur.
Bunu düşünmek bile ürkütücü. Kış kıyamette Putin’in vanaları kapatması hiç de iyi olmaz.
Uluslararası anlaşmalar uyarınca vanayı kapatması şu aşamada çok zor.
Hem çok yüklü bir geliri elinin tersi ile itmez hem de doğalgaz sattığı diğer ülkeler nezdinde üzerinde kuşku oluşmasını istemez.
Ancak en kötü senaryoyu da göz önünde bulundurmakta yarar var.
Eğer böyle kötü bir senaryo gerçekleşirse, Nijerya, Katar ve Cezayir’den tankerlerle taşınacak LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz), Azerbaycan ve İran’dan alınacak gaz ile açığın kapatılması mümkün değil.
Çünkü, Türkiye’de tüketilen doğalgazın yüzde 56’sı ne yazık ki Rusya’dan karşılanıyor.
Yani doğalgazda göbekten Rusya’ya bağımlıyız.
Uzmanlar, Silivri yeraltı deposundaki doğalgazın ancak iki haftalık tüketimi karşılayabileceğini belirtiyor.
Bu krizle geniş hacimli doğalgaz deposunun önemi bir kez daha görüldü.
 Tuz Gölü’nün altına büyük hacimli doğalgaz deposu yapımı sürüyor.  Ancak bu deponun tamamlanmasının en erken üç yılı bulabileceği ifade ediliyor.
Yine Mersin’e yapılacak ikinci geniş hacimli depo da proje aşamasında.
Nijerya, Katar ve Cezayir’den eksi 160 derecede tankerlerle getirilecek sıvılaştırılmış gaz maliyetinin yüksek olacağı, taşıma süresinin uzayacağı uzmanlarca ifade ediliyor.
LNG nakliyesine uygun tankerlerin yapımının da epey pahalı olacağı yine uzmanlar tarafından dile getiriliyor.
Bu tablo karşısında Putin’in vanaları kapatmasını düşünmek bile istemiyoruz.
Rusya ile yaşanan gerginlik enerjide dışa bağımlılığın ne denli sakıncalı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Öz kaynaklarımızdan enerji üretmek kaçınılmaz hale geldi.
Çözüm, fosil yakıt petrol, doğalgaz ve kömürde dışa bağımlılığı azaltmak, öz kaynaklara dönmek, buradan enerji üretmektir.
Bu kaynaklar termik santraller yerine, rüzgar, güneş, jeotermal ve su gibi yenilenebilir enerjidir.
Ülkemizde su, güneş, jeotermal  ve rüzgar bir hayli fazla.
O halde buralara yönelmek hem dışa bağımlılığı azaltacak hem de dövizi kasada tutacak.
Türkiye bol olmasına karşın ne yazık ki yenilenebilir enerjiden çok az yararlanıyor.
Başta Almanya başta olmak üzere çok sayıda ülke termik santraller yerine bu temiz enerjiye çoktan yöneldi bile.
Oysa biz daha yeni yeni güneş ve rüzgar enerjisini keşfedebildik, hatta bu konuda çok geç kaldık.
Rusya krizinin verdiği en büyük ders, öz kaynaklardan, yenilenebilir enerjiden daha fazla yararlanmak, dışa bağımlılığı olabildiğince azaltmak olmalı.
Umarım bu dersten gerekli çıkarımlar yapılmıştır.

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10