• BIST 108.394
  • Altın 142,809
  • Dolar 3,5301
  • Euro 4,1252
  • Samsun 32 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 36 °C
  • İzmir 30 °C
  • Ordu 28 °C
  • Sinop 28 °C
  • Giresun 30 °C
  • Amasya 40 °C
  • Rize 31 °C
  • Trabzon 30 °C

Sahipsiz Futbolcular

ŞÜKRÜ KARAMAN

 

                  

 

Kartalspor yönetiminin ligden düşen takımın uçak biletlerini iptal ettirip Tarsus’ta bırakması, futbolcuların geceyi  havalimanı mescidinde geçirmesi, aç karınlarının karşı takım yönetimi tarafından doyurulması  alt liglerde top koşturan sendikasız futbolcuların sahipsizliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Olayın 1 Mayıs Emekçi Bayramı’nın hemen öncesi meydana gelmesi Türk futbol tarihine kara bir leke olarak geçti. Bu olay ileriki günlerde hep olumsuz şekilde anımsanacak, konuşulacak.

Futbolda yenmek kadar yenilmek de son derece doğal. Nasıl bir takım şampiyon olabiliyorsa, başarısız sezonun sonunda bir alt kümeye düşmesi de o denli doğal.

Elbette ki futbolcular da başarılı olmak, taraftarın, kulüp yönetiminin yüzünü güldürmek ister.

Eğer şike yapıyor, centilmenliğe aykırı vurdumduymaz tavırlar sergiliyorsa zaten o futbolcu takımda barınamaz, barınmamalı da.

Sezon sonunu beklersin, kapıyı gösterirsin.

Ne olursa olsun, oyuncuları deplasmanda ceplerinde beş kuruş yokken  aç sefil bırakmak, uçak biletlerini iptal etmek hiçbir yöneticiye yakışmayan son derece çirkin hareket.

Aslında iki ay önce futbol emekçilerinin sorunlarına değinen, sendikalaşmanın önemine vurgu yapan bir yazıyı kaleme almıştım.

Kartalsporlu  oyuncuların dramını gazetelerde okuyunca o yazıyı kısaltarak bir kez daha okura, özellikle amatör futbolculara sunmak istedim.

 

“Futbolun baş aktörü olan oyuncuların bir bölümü aldıkları korkunç paralarla dünyalığını kurarken, çoğunluğu neredeyse karın tokluğuna sahada ter akıtıyor.

Süper Lig’de top koşturan oyuncular ekonomik anlamda iyi sayılabilecek gelir düzeyine sahip.

Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaraylı futbolcularının kazançları ülke ortalamasının, hatta Avrupa’nın bile üstünde. Bu oyuncuların lüks bir yaşama sahip oldukları aşikar.

Süper Lig’deki diğer takımlarda top oynayanların ekonomik durumu, üç büyük kulüp oyuncuları kadar olmasa da iyi.

Asıl sıkıntıyı, PTT 1. Lig’deki bazı takımlar ile İkinci ve Üçüncü Lig’de top çeviren oyuncular yaşıyor.

Kulüplerin ekonomik sorunlarından ötürü çoğu transfer paralarını aylarca, hatta yıllarca alamıyor, çaresizleri oynuyorlar. Amatörlerin çilesi, sorunu dağları bile aşıyor.

Ekonomik sorunlar yaşayan, alacakları ödenmeyen futbol emekçilerinin hakkını koruyabilecek, onlar adına mücadele yürütebilecek sendikanın olmayışı önemli bir eksiklik.

Profesyonel Futbolcular Derneği’nin (PFD)  yaptırım gücü yok, etkili değil.

O nedenle sendikalaşmanın önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.

Rahmetli Metin Kurt, 1970’li yıllarda futbolcuların sendikalaşmasına ön ayak olmuş, sendika bile kurmuştu.

Ne var ki, başına gelmeyen kalmamış, futbol dünyasından adeta aforoz edilmişti.

Yine geçmişte Cihat Arman,  Gündüz Kılıç, Turgay Şeren,  Recep Adanır,  Fikret Kırcan,  Candemir Berkman ve  milli  takımda  oynayan  diğer  oyuncular  birlikte  sendika  kurdu. Ama  ne  yazık ki  bu  sendika ilgisizlikten ötürü kapandı.

 Hak-İş’e bağlı Futbol-Sen faaliyette. Ama bu sendikanın bugüne dek ne yaptığı, hangi hakları sağladığı bilinmiyor. Yani kağıt üzerinde kalan bir sendikadan öteye geçemedi.

Onun için daha etkin sendikaya ihtiyaç var.

Burada görev bizatihi futbolculara düşüyor. Özellikle alt liglerde top koşturan futbol emekçilerine.

Profesyonel futbolcu sayısının 5 ile 10 bin arasında olduğu tahmin ediliyor.

Kulüp yönetimleri futbolcuya verdiği sözü tamamıyla yerine getiremiyor. Özellikle 2. ve  3. lig kulüpleri sosyal  sigorta  primlerini  tam yatırmıyor. 

Yabancı  futbolcuların  sendikaya  ihtiyacı  yok. UEFA-FIFA onların hakkını zaten koruyor.

Futbol emekçilerinin çoğunluğu sendikanın ne  olduğunu tam  bilmiyor.

Sendikalaşmak  için  temel  çok   sağlam  olmalı.

Özellikle  büyük kulüplerde top koşturan futbolcuların  sendikaya üye olmaları sağlanmalı.

Ancak bir yaptırım gücü olur, kamuoyundan destek görür.

Ama para içinde yüzen bu futbolcuların kaçı sendikaya üye olur orası meçhul.

Kuşkusuz içlerinde sendikaya sıcak bakanlar da vardır.

Çünkü kendileri için olmasa da aynı sahada top koşturduğu diğer meslektaşları için bu dayanışmayı göstermeleri gerekiyor.

Futbol nankör bir oyun. Bugün el üstünde tutulanlar, yarın uzun süren sakatlık, sürekli oynayamamaktan ötürü unutulur, gözden düşer parasını bile alamaz.

Sendikalaşma yabancı oyunculardan çok yerliler için acil ihtiyaç”.

 

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10