• BIST 107.212
  • Altın 151,535
  • Dolar 3,6828
  • Euro 4,3280
  • Samsun 19 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 26 °C
  • Ordu 18 °C
  • Sinop 20 °C
  • Giresun 19 °C
  • Amasya 19 °C
  • Rize 20 °C
  • Trabzon 19 °C

Samsiad Başkanı Uğurlu: Samsun Sanayi yatırımı yaparak gelişebilir

Samsiad Başkanı Uğurlu: Samsun Sanayi yatırımı yaparak gelişebilir
‘’Tüccarım ama sanayiye inanıyorum’’ diyen Samsiad Başkanı ve Türkonfed üyesi Emin Bahri Uğurlu, Çarşamba ve Bafra ovalarının Samsun ekonomisi için bir şans olduğunu belirterek, iki ovada yetişen tarım ürünlerinin Tarımsal Sanayiye yapılacak yatırımla değ

Ağır yenilgilerle Avrupa’nın Hasta Adamı damgası vurulan Osmanlı İmparatorluğu ağır yenilgilerle dağılma noktasındadır. Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla Orduları dağıtılmış. İmparatorluğun Başkenti güzelim İstanbul’da İşgal altındadır.

Bu şartlar altında Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarını taşıyan
Bandırma Vapuru Samsun sahilindeki Tütün İskelesine yanaşmaktadır.
Samsun’da yakılan çakan bu kıvılcım, önce bir meşaleye Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplanmasıyla da büyük bir ateşe dönüşmüştü. Meclis’in kurduğu Ankara Hükümeti 7 düvele karşı savaşacak kendi ordusunu kurmuştu. Milli Kuvvetler her cephede üstün başarı elde ediyor, yurdumuzu düşman çizmesinden temizlemeye çalışıyordu.
Tam bu sırda Damat Ferit Hükümetinin Şeyhülislamı Dürrizade, Milli kuvvetleri Eşkıya Kuvvetleri olarak tanımlayacağı bilindik ihanet belgesi olan Fetvayı yayınlar. O ihanet belgesi gerçektende ekili olur. Bunun üzerine Ankara Müftüsü Bekir Hoca (Börekçi) tarafından karşı fetva yayınlanır. İşte o fetvanın altına ilk imza atan kişi Samsun Müftüsü Yusuf Bahri Hocadır.
Milli kahramanlarımızdan Yusuf Bahri Hoca’nın torunu Emin Bahri Uğurlu bu hafta ‘’Herkes Onu Konuşuyor’’ adlı söyleşi dizimizin konuğu.
Emin Bahri Uğurlu’nun söyleşi konuğumuz olmasının nedeni olarak Dedesi Yusuf Bahri Hoca’nın milli kahramanlarımızdan biri olması pekala bir sebep olabilir elbette.
Ya da!
Bütün Türkiye’nin tanıdığı Hasan Uğurlu Merhumun onun amcası, Rahmetli Suat Uğurlu’ nun da yengesi olması da yeterli bir sebeptir.
De….
Bütün bunların hiç biri değil.
Emin Bahri Uğurlu üzerine son yıllarda ölü toprağı serilmiş Samsun Sanayici ve İşadamları Derneği (Samsiad)’ ın başkanı olması konuğumuz olmasının asıl nedendir.
Emin Bahri Uğurlu Samsun’un gözbebeği kuruluşlardan olan Samsiad’ın Başkanıdır. Samsiad benim için özel önemi olan bir kuruluştur ayrıca. Zira Dünya Gazetesinin Kurucusu ve benim rahmetli eski patronum Nezih Demirkent’in de onursal üye olduğu bir sivil toplum örgütüdür Samsiad. Ve Samsun’a çok önemli hizmetleri olmuştur.
Emin Bahri Uğurlu Aynı Zamanda Samsiad’ın ve diğer bir çok Siad’ın yanı sıra TÜSİAD’ın da üyesi olduğu üst çatı kuruluşu Türkonfed’in yönetim kurulu üyesidir. Tıpkı SAMİKAD (Samsun İşkadınları Derneği) Başkanı olan sevgili eşi Münevver Uğurlu gibi.
Biz  de hanımlara öncelik tanıyanlardanız bu bakımdan girizgahta Münevver Uğurlu’dan söz edelim kısa süreliğine.
Münevver Hanım, Kolej öğrencilerine eğitim verebilsin diye İngilizce eğitimi almış bu bakımdan iyi İngilizce bilen bir matematik öğretmenidir aslında. Ama Emin Bahri Uğurlu ile evlendikten sonra ve özellikle emekliğinden sonra a,le şirketinin mağazalarından birinde eşi ile birlikte  iş dünyasına atılan hanımlardan.
Çok sayıda üyesi var SAMİKAD’ ın. Münevver uğurlu, nüfusumuzun yarısının kadınlardan oluştuğuna dikkati çekerek İş kadınlarının örgütlenmesinin kadınlardaki öz güveni arttırdığını söylüyor.
‘’Evde başkaldırsınlar diye değil ama öz güvenleri artsın istiyoruz. Kadınlarımızın iş dünyasında olması sosyal ve emeğin değerini arttırıyor’’ böyle diyor Münevver Uğurlu. İşadamı Eşi E Bahri Uğurlu ile bir işi ve hayatı paylaşıyor olmaktan dolayı da çok mutlu olduğunu belirtiyor.
Bütün bunları yazdıktan sonra biz asıl söyleşi konumuz Emin Bahri Uğurlu  ile röportajımıza başlayalım dilerseniz.
PAZAR MAHALLESİNDE DOĞDUM.
1955 yılında Pazar Mahallesinde doğdum. 8 kardeşli bir ailenin en küçük çocuğuyum. Babam Mustafa Uğurlu da çok çocuklu bir ailenin en büyük çocuğuymuş. Tıbbiyeyi kazanmış olmasına rağmen dedeme ticarette yarım edebilmek için eğitiminden feragat eden Samsunlu bir tüccardır. Babam amcalarımın okumasına yardımcı olmuş. Amcalarımın birisi de Ayvacık’taki baraja adını veren Hasan Uğurlu’dur. Hasan Uğurlu amcam İTÜ’de Süleyman Demirel ile aynı sınıfta okumuş. DSİ 7. Bölge Müdürlüğü görevi sırasında Ayvacık Barajının yapımı başlatmış. Bu yüzden de adı baraja verilmiştir. Diğer amcalarımın hepsi de yüksek tahsillerini tamamlamıştı.
19 MAYIS LİSESİ MEZUNUYUM.
İlkokulu Fazıl Kadı’da okudum. Her çocuk gibi okul sonrası sokakta top oynamak, çelik çomak ve cicili oynamak çok isterdim. Fakat babam oyun oynarken beni yakalar, dükkana getirirdi. Çocuk denecek yaşta dükkanda çalışırdım. Bizim dükkan memleket ve millet meselelerinin konuşulduğu bir mekandı. Samsun’un ileri gelenleri her akşam babamın dükkanında toplanırlar. Samsun ve Türkiye meselelerini konuşurlardı. Bende bir taburenin üstünde oturur onları dinledim. İlkokulu tamamladıktan sonra 19 Mayıs Lisesine kaydoldum. Benim okula başladığım yıllarda 19 Mayıs’ta lise ve ortaokul birdi. 1966 yılında girdiğim 19 Mayıs lisesinden 1972 yılında mezun oldum.
Üniversite eğitimi aldığınızı biliyorum, hangi okulda eğitiminizi tamamladınız?
Üniversite eğitimimi şimdi Gazi Üniversitesi olan Ankara Devlet Mimarlık ve Mühendislik fakültesinde tamamladım. Fakülteye 1972’de girdim 1977 ‘da İnşaat mühendisi olarak tamamladım.
CUMURBAŞKANIMIZ ABDULAH GÜL’LE BULAŞIK YIKADIM
Ankara’daki okuluma başlamadan önce bir süre Marmara’da işletme okudum. Abim  Yusuf Uğurlu Hukuk eğitimi alıyordu.  Biz Demokrat parti geleneğine bağlı bir ailenin ferdiydik. Abim de o sıralar Milletçiler Derneğine üye idi.  O derneğe Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ de üye imiş. Ben dernek lokaline gider gelirdim. Dernekte Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’le bulaşık yıkadığım günleri hatırlıyorum. Ben, Marmara’da ve de Ankara’da okurken siyasete bulaşmadım. Ama siyaset bizim okuduğumuz yıllarda Üniversitelerde çok etkiliydi.
BARAJ İNŞATINDA MÜHENDİS OLARAK ÇALIŞTIM AMA LİBERAL KAFAYA SAHİPTIM, TİCARETİ DÜŞÜNÜYORDUM.
Mühendis olarak fakülteden mezun olduktan sonra bir süre Altınkaya Barajının yol yapım inşaatında DSİ’ ye bağlı mühendis olarak görev yaptım. Bence başarılı bir çalışma dönemiydi. Sendikal hareketlerin güçlü olduğu bu bakımdan mühendis olarak çalışmanın zorlukları yoğun olarak hissediliyordu. İşçilere fazla mesai yaptırmak hemen hemen imkansız gibiydi. Ancak genç bir mühendis olarak bana verilen işi zamanından önce tamamlayarak teslim ettim.
1981’DE EVLENDİM.
1978 yılında askere gittim. Yedek subay olarak askerlik yaptık. Manisa Kırkağaç’taki birlikte mühendis olarak çalıştım. Bir sinema inşa ettim birlikte. Birliğin içme suyu inşaatını da tamamladım. Askerden geldikten bir süre sonra 1981 yılında matematik öğretmeni Münevver Uğurlu ile evlendim. İki kızım bir oğlum var. Bütün çocuklarım iyi eğitim aldılar. Onların eğitimlerini iyi bir yatırım olarak görüyorum.
BABAMIN İŞİNİ  DEVRALDIM
Memuriyet bana göre değildi. İstifa ederek Babamın dükkanını gittim Babam beni Üniversitede okurken Mustafa Uğurlu ve Oğulları Kolektif şirketini kurmuş ve beni de şirkete ortak etmişti. Memuriyetten ayrıldıktan sonra kendi şirketimizde çalışmaya başladım. Firmamız çok isim değiştirdi. Günümüzde Uğurlu ev aletleri limitet şirketi olarak devam ediyor. Günümüzde 6 mağazayla iş hayatına devam ediyor şirketimiz. Ama ben bir aralar elektronik cihazların Karadeniz Distribütörlüğünü yürüttüm. Önemli markaları bölgede toptan satıyordum. Ama riski fazlaydı. Günümüzde böyle iş anlayışları kalmadı. Perakendecilik daha az risklidir biz de ona döndük.
İşadamları Deneği Başkanı olarak Samsun ekonomisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye ekonomisinde büyük bir daralma yaşanıyor. Samsun’u bu durumdan ayırmak mümkün değil. Samsun ekonomisi de zor durumdadır.
SANAYİ YATIRIMLARI ARTMALI
Büyümek ve ekonomiyi de büyütmek için üretimi arttırmak kaçınılmaz bir durumdur. Samsun’da sanayinin gelişmesi için öncelikle altyapı çalışmalarını hızlandırmalı Kamu altyapıyı sağlıklı olarak geliştirmeli. Biz Samsun’un iki ovasıyla Tarımsal sanayi için çok elverişli olduğunu görüyoruz. Lojistik Köy projesini de bu bakımdan çok önemsiyoruz. Ovalarımız çok verimli buna şükrediyoruz ama bu iki ovada yetişen ürünleri iyi değerlendirmiyoruz. Lojistik köyün kurulmasıyla tarımsal sanayin de bölgemizde gelişeceğine inanıyoruz.
TÜCCARIM AMA SANAYİNİN GELİMESİ GEREKTİĞİNE İNANIYORUM
Ben babamdan ve dedemden gördüğüm gibi ticaret kültürüyle yetiştim.Tüccarım yani. Ama üretime inanıyorum. Geçmişte denemelerimde oldu. Bir çorap fabrikası kuracaktım. Bunun için bir ortaklık bile kurmuştuk kuruluş aşamasında ortağım zor durumda kalınca olmadı. Yine  Asya finans’ın kurucularından Sadık Pişan’ la Plastik Ambalaj tesisi de kurmayı denedim. Ama o da olmadı. Bugün uygun ortamı bulursam Sanayi yatırımı yapmak isterim. Son olarak şunu söylemek isterim Özellikle Samsun’da sanayinin gelişebilmesi için üniversitelerin Ar-Ge desteği vermeleri gerektiğinin de altını çizmek isterm.

Röportaj: Ragıp GÖKER
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10