• BIST 108.164
  • Altın 151,464
  • Dolar 3,6587
  • Euro 4,3309
  • Samsun 20 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 26 °C
  • Ordu 22 °C
  • Sinop 20 °C
  • Giresun 18 °C
  • Amasya 19 °C
  • Rize 21 °C
  • Trabzon 20 °C

Sendikalaşma İçler Acısı

ŞÜKRÜ KARAMAN

Türkiye’de sendikalaşma oranı içler acısı durumda.

Her yıl işçi sayısında artış olmasına karşın, sendikalaşma oranı sürekli düşüyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının temmuz ayı verilerine göre, toplam 13 milyon 38 bin 351 işçiden sadece 1 milyon 499 bin 870’i sendikalı. Yani toplam işçilerin ancak yüzde 11.50’i sendikalara üye.

Ocak ayında 12 milyon 663 bin 783 olan toplam işçi sayısı temmuzda 13 milyon 38 bin 351’e çıkmasına karşılık sendikalaşma oranı son altı ayda yüzde 11.96’dan yüzde 11.50’ye indi. Ortada tezat bir durum var.

Bakanlık verilerine göre,  Türk-İş, Hak-İş, DİSK’e üye ve bağımsız toplam 151 sendikadan 96’sı yüzde 1’lik işkolu barajını bile aşamayarak toplu iş sözleşmesi yapabilme yetkisinden yoksun kaldı. İşkolundaki toplam işçilerin yüzde 1’ini bile üye yapamamış sendikalar. Ancak 55’i sözleşme hakkını üyeleri adına kullanabilecek, onlar için işverenle pazarlık masasına oturabilecek.

Bu rakamlar bile Türkiye’de sendikalaşmanın ne denli kötü bir durumda olduğunu gösteriyor.  

Şurası bir gerçek ki kendi çıkarı olduğunu bilmesine rağmen işçiler, “işten atılırım korkusu” ile sendikalara üye olmuyor. Tabii işyerinde sendika istemeyen, işçilere gözdağı veren işverenlerin katı tutumu da sendikalaşmayı engelliyor.

Oysa sendikalı işçinin toplu iş sözleşmesi ile belirlenen ücreti, izinleri ve sosyal hakları diğerlerine göre bir hayli iyi durumda. Sendikasız işçiler başta toplu iş sözleşmesi olmak üzere temel sendikal haklardan yoksun kalıyor.  

Sendikasızların hakları ancak patronun iki dudağının arasından çıkacak söze bağlı. Yani sendikasız işçiler her an kapının önüne konulma korkusu yaşadığı gibi daha fazla ücret artışı, sosyal haklarda iyileştirme gibi taleplerde bulunmaya cesaret edemiyor. Çünkü arkasını dayayacak, koruyacak  sendikası yok.

Sendikalı işçinin ücreti ve diğer hakları zaten toplu iş sözleşmesi ile saptanıyor. Eğer işten atılırsa sendika yargıda hakkını arıyor. Çoğunlukla mahkemeden işe dönme kararı alabiliyor. Eğer işveren bu karara rağmen işbaşı yaptırmazsa faizleriyle birlikte ücretini ödemek zorunda kalıyor.

Elbette ki işten atılan sendikasız emekçiler de yargıya başvurup, işe iade kararı alabilir. Ama işine son verilen sendikalılara arkasında üyesi olduğu kurum daha bir güç veriyor.

Türkiye sendikalaşmadaki bu düşük oran ile OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Üyesi Ülkeler) arasında diplerde yer alıyor. Yine üyelik görüşmelerini sürdürdüğü AB içinde de alt sıralarda bulunuyor.

Olayı işçilerin çekingenliği, işverenin sendika karşıtı durumundan ele alıp, değerlendirdik.

Aslında sendikalaşmanın bu denli düşük kalmasını işçi sendikaları açısından da irdelemek ve sorgulamak gerekiyor.

Çalışma yaşamına ilişkin 12 Eylül döneminde çıkarılan yasalarda büyük değişiklik yapılarak, sendikalara noter aracılığı ile üye olma koşulu kaldırıldı. Böylelikle işçilere e devlet üzerinden üye olabilmenin yolu açıldı.

Yine o yasalarla getirilen yüzde 10’luk işkolu barajı önce yüzde 3’e, daha sonra yüzde 1’e indirildi.

Yani sendikaların toplu iş sözleşmesi yetkisi alabilmesi  için işkolundaki toplam işçilerin yüzde 1’ni üye yapmak zorunda.

Getirilen bu kolaylığa karşın, 96 sendika hala sözleşme yapabilmekten yoksun.

Tamam, işçiler korkuyor, işveren baskı yapıyor, kiralık işçilik, esnek çalışma gibi yeni düzenlemelerle sendikalaşmanın önü kapatılıyor. Ya işçi sendikalarının yöneticileri ne yapıyor?

İl il gezip her şeye rağmen sendikalaşmanın yararını, sağlayacağı hakları işçilere anlatıyorlar mı?

Yoksa mevcut üyeleri yeterli görüp  koltuklarında rahatça oturuyorlar mı?

Sendikacılar da bu olumsuz tablo karşısında kendilerini sorgulamalı, kamuya açık şeffaf ve güvenilir  görüntü vermeli.

Çünkü kamuoyunda sendikalara olan güven diplerde. Bunu gidermenin görevi bizatihi sendikacılara düşüyor. 

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10