• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Samsun 24 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 24 °C
  • Ordu 24 °C
  • Sinop 24 °C
  • Giresun 21 °C
  • Amasya 21 °C
  • Rize 22 °C
  • Trabzon 26 °C

Sermaye kuş gibidir, ürkütülmemeli

Sermaye kuş gibidir, ürkütülmemeli
Herkesin vergisini tam anlamıyla ödediğini söylemenin de mümkün olmadığını söyleyen Samsun Vergi Dairesi Başkanı Şuayip Sevgi, ‘’Kayıp Kaçak olmaması da mümkün değil. Vergi verilmez alınır. Kayıp kaçakta makas daralıyor’’dedi

’Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır’’

Böyle yazar vergi dairlerimizin kapısında.
 Ve fakat
 Git sor esnafa, tüccara ‘’Hangi adayız’’ diye.
 ’Mart ayı, Dert ayı’’ budur işte alacağın yanıt.
 Ben inanırım ki; herkes ama herkes vergisini bi hakkın vermek ister. Ancak gel gör ki, paranın yüzü sıcak be kardeşim. Devlete de gideceğini bilse de, ödediğinin kendisinin de içinde bulunduğu topluma yol, su elektrik yani hizmet olarak döneceğini bilese de öderken zorlanır herkes.
 Mart ayına Dert ayı denilmesinin nedeni buna bağlıdır.
 Dert ayındaysak, dert babasını konuk etmek en doğru karar olacaktı bu hafta söyleşi konuğunu belirlerken.
 Şuayip Sevgi
 Samsun Vergi Dairesi Başkanı, bu hafta Herkes Onu Konuşuyor’ un konuğu olmak için en uygun adaydı.
 Bizim Yazı İşleri Müdürlerinden Salim Sürmeli, Mart kapıda belirdiğinde ‘’Sana konu ve konuk buldum’’ diye geldi önce. Günler ilerledikçe de Şuayip Beyi konuk etmem için telkinde bulunur nicedir.
 Kısmet bugüneymiş.
 Renkli bir kişilik Şuayip Sevgi.
 Bulunduğu makamı da bi hakkın dolduruyor.
 Samsun’da vergiyi toplayan kurumun başındaki kişi o, Ne yalan söyleyeyim, röportaj için giderken vergi dairesine şüphelerim vardı. ‘’Her soruyu yanıtlamaz’’ diye düşünüyordum.
 Fena halde yanılmışım.
 Her konuyu konuştuk Başkan Bey ile. Her sorumada lafı eğip bükmeden, ben ne öğrenmek istiyorsam açık kalplilikle yanıt verdi.
 Bafra’nın yaylası sayılan İğdir köyünde 1971 yılında doğmuş Şuayip Sevgi. Köyün Altınkaya Barajını Göl sınırları içersinde yani sular altında kalacağı anlaşılınca 1976 yılında İlçe merkezinin yakınlarındaki Sarıkaya Köyüne taşınmış Sevgi Ailesi.
 İlkokulu da Sarıkaya ilkokulunda okuyan Şuayip Sevgi okuma yazmayı okula gitmeden önce öğrendiği için 3. sınıfta başlmış eğitimine. Bafra’da Barbaros İlköğretim okulunda görevine devam eden Muzaffer Gökdemir’ dir Şuayip’ in öğretmeni. Öyle başarılı bir öğrencidir ki Şuayip, öğretmeni 4. ve 5 sınıflara matematik dersi vermek için gönderir onu.
 UYSAL BİR ÇOCUKTUM
Annem Kezban Sevgi, uysal bir çocukluğum olduğunu söylüyor. Ama Babam Ali Sevgi, kendisini kandırdığım için beni bir keresinde falakaya yatırdı. Olay şöyle gelişir: Bizim Köy İğdir yani, toplu bir köydü. Gençler, köy meydanında Sotuk denilen bir oyun oynarlardı. Bende oyunu seyretmeye bayılırdım. Akşam olunca babam gelip ‘’Hadi oğlum,  ve gidelim’’ dedi. Yolda babamı ekip geri kaçtım. Babam yine gelip beni aldı. Bir şey söylemedi. Ama eve gidince ‘’Sürkeci al gel ‘’ dedi. Sürkeç, bildiğin süpürge sapı. Beni yatırıp ayaklarıma sert biçimde olmasa da vurdu. Bir nevi faklaydı. Daha sonra babamdan hiç hazar dahi işitmedim. Son oldu yani dayak.
 ORTAOKUL BAFRA’DA İMAM HATİP MEKTEBİ
Şuayip Sevgi’nin yaşamı daha sonra şöyle şekillenir:
Dedem Süleyman Sevgi, benim hep okumamı istemişti.  Ama 1980 yılında vefat etti. Babam ‘’Hiç bir şey olmazsa, İmam olur’’ diyerek beni Bafra İmam Hatip Lisesine yazdırdı. Ortaokula burada başladım.
 ARKADAŞIM ADINA KOPYA ÇEKERKEN YAKALANDIM
Lisedeyken de derslerim çok iyiydi. Özellikle matematikte iyi not alırdım. Matematik Öğretmenimiz Ali Haydar Aydın, bir sınav yapmıştı. Hepimiz kötü not almıştık. Hocamız bu sınavı iptal ederek, yeni bir sınav daha yapacağını söyledi. Ama aynı soruları sordu. Kısa sürede soruları cevapladım. Şimdi Avukat olan arkadaşım İsa Akkurt ise yazamıyordu. Söylediklerimi de anlamıyordu. Kâğıtları değiştirdim. Ama Hocamız benim soruları cevapladığımı anlamış. Yanımıza gelince yakalandık. Sonra bir sözlü sınav yapıp yine beni geçirdi.
 MÜLKİYE GÜNLERİ BAŞLIYOR
Lisedeyken hayatıma biçim vermeye başlamıştım. Babam İmam olabileceğimi düşünüp İmam hatip lisesine yazdırmıştı beni ama ben Bafra’ nın en büyük Mülki Amiri olan Kaymakam’ı hedef seçmiştim kendime. ‘’Kaymakam olmalıyım’’ diye düşündüm. 1989-90 öğretim yılında Üniversiteye girdiğim İlk sınavda Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinin Kamu Yönetimi Bölümünü yani herkesin bildiği adıyla Mülkiye’yi kazandım. Fakültede  Hocamız Bülent Doğruer, bize bir sürü kitap aldırırdı. Bende o kitaplardan soracağını zannederdim. Bir vize sınavında sorduğu soruların hiç birini kitaplardan sormadığını anlayınca ilk otobüsle köyüme geldim. Vizelerde sınavlara gidip geliyordum. Okul süresince Ankara’da çok az kaldım. Daha çok köyde vakit geçiriyordum. Köyde Babamın  bir ağaç biçme makinesi vardı. Dükkânımızda çalıştım. Tarlada karpuz yetiştirip, yetiştirdiklerimi pazarda sattım.
 KAYMAKAM OLMAK İÇİN TORPİL GEREKTİĞİNE İNANIP, MÜFETTİŞ OLDUM
Kaymakam olmak için Mülkiyeye girdim ama fakültede okurken kaymakam olmak için torpil gerektiğine inandım. Bu inanca nerden vardığımı da bilmiyorum. Kaymakam olmaktan vazgeçtim. Torpil gerekmediğine inandığım Maliye Müfettişliği sınavına girdim. Gelirler kontrolörü oldum. Bu arada öğrenciyken 1993 yılında Fatma Hanımla evlendim. Anneme evlenmek istediğimi söylediğimde Fatma Hanımı bulmuş. Tanışıp görüştük, kısa sürede de evliliğe karar verdik. 1994 vize sınavları sırasındayken oğlum, Muhammet Ali doğdu. Bir yıl sonrada kızım Esra Nur dünyaya geldi
 MESLEK YAŞAMI 1996 YILINDA BAŞLADI
Kızım doğduktan sonra 1996 yılında Gelirler Kontrolörü olarak Ankara’da göreve başladım. 2 yıl sonra İstanbul’a gittim. Askerliğimi de İstanbul’da yaptım bu arada üçüncü çocuğum Emine Saliha doğdu.
 SAMSUN’A BÖLGE MÜDÜRÜ OLARAK ATANDIM
İstanbul’da iki yıl daha kaldıktan sonra 11 ilin bağlı olduğu Samsun’a Gelirler Bölge Müdürü olarak atandım.  2005 yılında Gelirler Bölge Müdürlüğünün adı Vergi Dairesi Başkanlığı değişti bende Samsun Vergi Dairesi Başkanı oldum. Halen bu görevimi sürdürüyorum.
 KOLTUĞA BAĞLI BİRİSİ DEĞİLİM.
Ortaokul yıllarından itibaren ‘’Allah’ ım bana, ülkeme hayırlı hizmet etmeyi nasip et’’ diyerek dua etmişimdir. Kısmet oldu ülkeme hizmet ediyorum. Benim görevimden ayrılacağım ve Yeminli Mali Müşavirlik yapacağım, daha sonra da bir yerlere aday olacağım konuşuluyor. Kimsenin ağzı torba değil neticede. Geleceğe dair planlarım arasında hem her şey var hem hiçbir şey yok. Ancak şunu söyleyebilirim. Mesleğimi bir süre daha yapmayı çok arzu ederim. Ama bu Samsun’da olmazda başka bir yerde olur onu bilemem. Benim bu yaptığım görev 3 yıllık bir görevdir. Esasında ben koltukta 3 yıldır fazladan oturuyorum. Yine söylüyorum. Gelecek günler ne gösterir onu bilemem. Ülkeme her durumda hizmet etmek şereftir. Ben aslında koltuğa bağlı birisi değilim. Benimle bağdaşmayan bir görev verilirse o zaman seçeneklerimi değerlendiririm. Yeminli Mali Müşavirlik yapabileceğim gibi Sermaye Piyasası Kurulunun açtığı sınavı kazanarak Serbest Denetçi Belgesine de sahip olan birisiyim.
 Vergi Dairesi Başkanı olarak Samsun ekonomisini değerlendirmenizi istersek, bu konudaki düşünceniz nedir?
 Samsun 1970’ li ve 80’ li yılların kendi kendine yeten şehriymiş. Bafra’da tütün, Çarşamba’da ise fındık yapılıyormuş. Tütün ve fındıktan gelen gelirde şehrin ekonomisini çevirmeye yeterken ara toptancılık görevini de yaparmış.80 sonrası belki fındık var ama tütün bitti ara toptancılık görevi de sona erince ekonomide gerileme başlamış oldu. 1990’lı yılların ikinci yarısından sonra Samsun’da ‘’Ne olacağız’’ endişesi baş gösterdi. Çorum, Kayseri ve Gaziantep gibi şehirler üretmenin gereğini Samsun’dan önce fark ettiler.
 10 YIL SONRA SAMSUN EKONOMİSİ ÇOK BÜYÜR
Samsun’da köklü şirketler dahil bir çok şirkette yönetime 2. nesil geliyor. Bu 2. nesil yöneticilerin tamamı en az iki yabancı dil bilen iyi eğitim almış gençlerden oluşuyor. Bu gençler şirketlerini büyütürken Samsun ekonomisini de büyütmüş olacaklar. Samsun ekonomisi 10 yıl sonra ülkenin gelişmiş ekonomilerinden birisi olacaktır. Samsun eskinden Kuzey Anadolu’nun iç Anadolu’ya açılan kapısıydı. Samsunlu İşadamları bence bir şeyin farkına vararak Samsun’un kaderini değiştirmeye başladılar. Günümüzde Samsun Anadolu’nun Kuzeye açılan kapısıdır. Deniş aşırı ticaret Samsun ekonomisinin büyümesine etki edecektir.
 Vergi haftası nedeniyle samsun’un vergi sırlamasında sıra atladığını söylemiştiniz. Bunun nedenine olabilir?
 Vergi Dairlerini korkulan yerlerden çıkardık. Arkadaşlarımızla yaptığımız toplantılarda şunu söylüyorum. ‘’ Bir hastaneye gittiğinizde hastanelerde size nasıl davranılması gerektiğini istiyorsanız sizde mükellefe öyle davranın’’ diyorum. 14 Mart tarihinde ölümünün 2. yılında kendisini andığımız Adnan Sakoğlu, Vergi Dairelerinin korkulur yerler olmaktan çıktığını söylüyordu. Biz bu anlayışla çalışıyoruz. Vatandaşlar dairemize gelip gönül rahatlığı içerisinde beyannamesini veriyor. Bu nedenle vergi gelirleri sırlamasında 2002 de 21. sırada olan Samsun gelir artışıyla 12. sıraya yükselmiştir.
 KAYIP KAÇAK AZALIYOR
Gerek yasal düzenlemeler gerek zamanında yapılan denetimlerle kayıp kaçak oranı azalıyor. Ama Vergide yüzde yüz kayıp kaçak oranı ortadan kaldırılamaz. Ama makas daralıyor. Ülkemizde kayıp kaçak oranı yüzde 25’ler düzeyindedir. Gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 10’lar düzeyindedir.  Vergi vermek gibi genel bir anlayış var, Bu anlayış yanlıştır. Vergi verilmez, Veri alınır. Aslında kayıt dışının tamamen ortadan kalkması da toplumda kaos yaratır. Yani seyyar satıcıları ve bunun gibi kayıt dışı çalışanları tamamen ortadan kaldırmak için henüz ekonomik yapı uygun değil.
 SERMAYE KUŞ KADAR ÜRKEKTİR
Vergi tahsilâtında ve vergilendirmede mutlak adalet diye bir şey yok. İşadamlarının yüzde yüz adil davranarak vergi ödediğini söyleyemeyiz. Vergi Sistemimiz için de yüzde yüz adil bir yapıdadır diyemeyiz. Birkaç ülke dışında demokratik tüm ülkelerde vergi beyana dayalı olarak alınır. Sermaye ürkek bir kuş gibidir. Yemlerken de dikkatli olmak gerekir. Sermaye vergi tahsil edilirken de ürkütülmemelidir.     Söyleşi: Ragıp GÖKER                   
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10