• BIST 83.067
  • Altın 146,783
  • Dolar 3,7897
  • Euro 4,0443
  • Samsun 4 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 8 °C
  • Ordu 5 °C
  • Sinop 3 °C
  • Giresun 5 °C
  • Amasya 2 °C
  • Rize 4 °C
  • Trabzon 6 °C
  • O KARA GÜNÜMÜZÜN BİR ANITI OLAMADI
  • HALKIMIZ, AK PARTİ’YE İSTİKRAR İÇİN OY VERİYOR
  • SAMSUN KABUĞUNU KIRACAK EMİN OLUN
  • O KARA GÜNÜMÜZÜN BİR ANITI OLAMADI
  • HALKIMIZ, AK PARTİ’YE İSTİKRAR İÇİN OY VERİYOR
  • SAMSUN KABUĞUNU KIRACAK EMİN OLUN
  • Samsun'dan Kozlu'ya iki transfer birden
  • Tek Taş Yüzük Modelleri
  • Tek Taş Yüzük Fiyatları
  • Canlı Tv Haber Kanalları - Halk Tv, TGRT Haber, A Haber, Bloomberg HT
  • Canlı Tv İzle - Halk TV ve Ulusal Kanal Online İzle
  • Balıkesir Ortodonti Tedavilerinde Kendini Anbarcıoğlu’na Emanet Ediyor
  • 4140 Çelik ve Kullanım Alanları
  • İzocam Fiyatları Konusunda Tercihler Yalıtımın Kalitesini Etkiler
  • Psikoterapi Nedir? Psikoterapist Kimdir?
  • Yds Kursu Ne Kadar Sürer?
  • Tektaşların Parıltısı Ellerinize Yansısın
  • Inİstanbul’a Orge Elektrik İmzası

Sırada Kıdem Tazminatı mı?

ŞÜKRÜ KARAMAN

Siyaset ve ekonomi gündemi aylarca asgari ücrete kilitlenmişti.

İşverenlerin karşı çıkışına karşın, AKP hükümeti asgari ücretin 1 Ocak’tan itibaren net bin 300 liraya yükseltileceğini açıklayarak son noktayı koydu.

Gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan gerek Başbakan Davutoğlu, asgari ücret artışında  kararlı olunduğunu çeşitli açıklamalarıyla dile getirdi.

Kuşkusuz açlık sınırının bin 380 lira olduğu günümüzde asgari ücretin bin 300 liraya çıkarılması olumlu bir gelişme.

Ne var ki, şiddetle bu artışa karşı çıkan işverenler, ilave maliyetten ötürü işten çıkarmaların başlayacağını, kayıt dışı istihdamın artacağını savunuyor.

Eğer hükümet bu kaygıları giderecek düzenlemeleri hayata geçirmez, işten çıkarmalar yoğunlaşırsa asgari ücrette amaca ulaşılamadığı gibi, işyerlerinde çalışma barışı bozulmaya başlar.

Bundan ötürü emekçinin sevincini kursağında bırakmayacak önlemlerin mutlak alınması gerekli.

Ekonomi çevrelerinde hükümetin işverenlere jest amacıyla asgari ücrete karşılık kıdem tazminatını yeniden gündeme getireceği konuşuluyor.

Anımsanacağı üzere, AKP hükümetleri bundan önce de kıdem tazminatı fonu kurulmasını çeşitli kez gündeme getirmiş, ancak işçi sendikalarının tepkisi üzerine rafa kaldırmıştı.

Bu kez kıdem tazminatı fonu kaldırılmamak üzere raftan inecek gibi.

1 Kasım seçiminde 317 vekil kazanan AKP, sayısal çoğunluğu ile kıdem tazminatı fonunu hayata geçirebilir.

Ancak burada Türk-İş, DİSK ve Hak-İş’in tavırları önemli.

AKP’ye yakın duran Hak-İş’i bir kenara bırakırsak, kıdem tazminatına ilişkin genel grev kararı bulunan Türk-İş ve DİSK’in takınacağı tavır fonun geleceğini belirlemede etkili olacak.

Gerçi Başbakan Davutoğlu işçi ve işveren kuruluşlarına “Aranızda anlaşıp gelin” çağrısında bulunsa da kıdem tazminatı fonuna ilişkin yasa bu dönemde Meclis’ten çıkabilir.

Zaten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Ulusal İstihdam Stratejisi’nde, “Kıdem tazminatı fonu kurulacaktır. İstihdam üzerindeki mali yükleri azaltacak, işletmelerdeki finansal öngörülebilirliği artıracak ve işgücü hareketliliğini hızlandıracak bir kıdem tazminatı fonu kurularak, tüm işçilerin erişebileceği bireysel hesaba dayalı mali açıdan sürdürülebilir bir sistem oluşturulacaktır” görüşüne yer veriliyor.

2015 Ekim’inde yayınlanan Orta Vadeli Program’da da “Sosyal taraflarla diyalog içerisinde tüm işçilerin faydalanacağı ve bireysel hesaba dayanan bir kıdem tazminatı sistemi geliştirilecektir” deniliyor.

Anlayacağınız hem Çalışma Bakanlığı hem de ekonominin rehberi niteliğindeki Orta Vadeli program’da kıdem tazminatı fonun kurulacağı açıkça ilan ediliyor.

 

 

Eğer hükümet bu karalılığını gösterip kıdem tazminatı fonu yasasını çıkarırsa, emekçinin alacağı kıdem tazminatı miktarı azalacak, alabilme koşulları zorlaşacak.

Yani yürürlükteki sistem yok edilecek, yerine yepyeni bir fon gelecek.

Yineliyorum bu konuda işçi konfederasyonlarının alacağı rol çok önemli.

Eğer kıdem tazminatı fonuna sözde karşı çıkıp duyarsız kalırlarsa yasa bir gecede çıkabilir.

Kıdem tazminatı, yürürlükte olmayan 1475 sayılı İş Kanununun yürürlükte bırakılan tek maddesi olan 14. maddesine göre hesaplanıyor ve ödeniyor.

Kıdem tazminatına hak kazanabilmenin önkoşulu, işçinin işverenle imzaladığı iş sözleşmesinin belirsiz süreli olmasıdır.

Belirli süreli iş sözleşmelerinde kıdem tazminatı ödenmiyor.

Belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışılırsa, iş sözleşmesi süresi kendiliğinden sona erer, işçiye ihbar süresinin ücreti ile kıdem tazminatı ödenmez.

Önümüzdeki kış mevsimi kıdem tazminatı tartışmalarından ötürü işçiler açısından bir hayli sıcak geçeceğe benziyor.

Çalışma yaşamında şimdi “Sırada kıdem tazminatı mı var?” sorusuna yanıt aranıyor.

Kuşkusuz bu sorunun yanıtı önümüzde günlerde ortaya çıkacak. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi: 05436409855 Gazete: 03622345410 Faks : 0(362) 234 64 10