• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 10 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 21 °C
  • Ordu 11 °C
  • Sinop 7 °C
  • Giresun 11 °C
  • Amasya 17 °C
  • Rize 11 °C
  • Trabzon 9 °C

Son Kale

ŞÜKRÜ KARAMAN

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ile DİSK Genel Başkanı Kani Beko, kıdem tazminatının işçinin son kalesi olduğunu, bu kalenin yıkılmasına izin vermeyeceklerini açıklamış.

Yıllardır temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirilen kıdem tazminatında hükümet bu kez ciddi bir çalışmanın içinde. Medyada yer alan haberlere göre, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Avusturya’da uygulanan modeli esas alarak hazırladığı yasa taslağında mevcut sistemin yerine kıdem tazminatı fonu kurulması öngörülüyor.

Henüz kamuoyuna açıklanmayan, işçilerin ve sendikaların merakla beklediği taslakta işverenin fona her ay çalıştırdığı işçi adına belli oranda prim yatırılması yer alıyormuş. Asıl burada işverenin fona ne kadar prim ödeyeceği, işçiye verilecek kıdem tazminatı tutarının yıllık 30 günden az olup olmayacağı.

Eğer 30 gün üzerinden yatırılırsa bu yüzde 8.33 prim demek. Ancak, TOBB ve TİSK yüzde 8.33’lik miktara maliyeti artıracağı gerekçesiyle karşı çıkıyor. Fona ödenecek prim miktarı düşürülürse bu kez işçiye her yıl 30 günlük değil daha düşük miktarda tazminat ödenecek.

Belki 20, belki 15 hatta 10 günlük tazminat ödenmesi söz konusu olacak. İşçiler en çok buna karşı çıkıyor.

Tabii üzerinde çok tartışılan, konuşulan hassas konu taslak kamuoyuna açıklandığında netlik kazanacak.

Malum Türk-İş ve DİSK kıdem tazminatını işçinin en büyük güvencesi sayıyor, mevcut haklardan bir milim geri adım atılmasına izin verilmeyeceğini açıklıyor. Hatta genel kurullarında mevcut sistemin kaldırılıp, yerine kıdem tazminatı fonu kurulmasını genel grev gerekçesi olarak kararlaştırdı.

Her iki konfederasyon başkanları işin bu kez çok ciddi olduğunun farkına varmış olacaklar ki, işçinin “Son Kale”sinin yıkılmasına izin vermeyeceklerini açıklıyor.

Hatta Ergün Atalay daha da ileri giderek, “30 günü masaya getirmesinler. Mevcut haklardan bir arpa boyu geri gidemeyiz. Kıdem bizim en son kalemiz. Kıdem tazminatı gittikten sonra ne konuşacağız ki? Kıdemden sonra sendikacılık yapmaya da gerek yok. Hepimiz ceketimizi alıp gidelim” diyerek son derece doğru konuşmuş.

Ne var ki Türk- İş, işçilerin kazanılmış haklarını büyük ölçüde tırpanlayan, darbe indiren “modern kölelik” olarak nitelendirilen kiralık işçilik yasası çıkarken gerekli tepkiyi göstermeyerek, mücadele etmeyerek sınavı geçememişti.

Zaten konfederasyon başkanı Atalay da bu konuda “Gol” yediklerini belirterek, özeleştiride bulunuyor.

Bir gecede çıkarılan kiralık işçilik yasası ile emekçiler Ergün Atalay’ın deyimi ile “gol yiyerek” sahadan mağlup ayrıldı.

Sendikalar umudunu Anayasa Mahkemesi’nin yasaya ilişkin alacağı karara bağladı. Yani umutlar Yüksek Mahkeme’nin kiralık işçi yasasını iptal etmesinde.

Yıllardır çalışma yaşamında yeri bulunan, işçinin emekli olurken veya işten ayrılırken aldığı kıdem tazminatını ortadan kaldırıp, yerine fon kurmanın özellikle emekçiler aleyhine çok ciddi olumsuzluklar getireceği aşikar.

Sendika liderlerinin de belirttiği gibi emekçinin son kalesi olan kıdem tazminatını bir çırpıda kaldırmak, çalışma yaşamında, ekonomide, ülke gündeminde yoğun tartışmalara neden olacak, işçi eylemlerine yol açacaktır.

Umarım, işçiler kadar toplumun büyük kesimini de çok yakından ilgilendiren, hayati önemdeki kıdem tazminatında mutlak olarak uzlaşma aranmalı. “Ben yaptım oldu” mantığı ile hareket etmek, büyük haksızlıklara yol açacaktır.

Sendikaların uyarılarını, yüksek düzeydeki duyarlılığını dikkate almak sosyal devlet olmanın da gereğidir.

İşverenlerin de yüksek maliyet oluşturur gerekçesiyle karşı çıktığı kıdem tazminatı fonunda bu kadar ısrarı anlamak doğrusu mümkün değil.

Eğer işçiler kıdem tazminatlarını alamıyorsa, DİSK Genel Başkanı Kani Beko’nun da vurguladığı gibi çözüm mevcut yasada yapılacak değişiklikte.

Yasada gerçekleştirilecek tek kelimelik değişiklikle bir işyerinde bir gün bile çalışan işçinin kıdem tazminatı alması sağlanabilir. Yine Beko’nun belirttiği gibi kıdem tazminatını ödemeyen işyerlerine ağır yaptırımlar uygulanabilir.

Bakalım işçiler son kalelerinin yıkılmamasında ne denli başarılı olacak.

Umarım sağduyu galip gelir, orta yol bulunur.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10