• BIST 89.270
  • Altın 146,800
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Samsun 7 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 13 °C
  • Ordu 8 °C
  • Sinop 9 °C
  • Giresun 10 °C
  • Amasya 8 °C
  • Rize 7 °C
  • Trabzon 8 °C

Türkiye'nin 'BABA'sı

RAGIP GÖKER

 

Yaklaşık 9 yıl önce kaybettiğimiz Bülent Ecevite'e 'Karaoğlan' demiştik.

O'nu mahallemizin bir delikanlısı, evimizin bir Abi'si gibi sevmiştik.

Ama Süleyman Demirel'e, yaşlısı da genci de 'Baba' dedi.

O, bir baba gibi sevildi .

Bu yazıyı, dün bir tarafta doktor arkadaşım Can Aydın'ın hünerli ellerine teslim ettiğim babamın, ameliyattan sağ ve salim çıkmasını beklerken ve dua ederken, bir taraftan da ‘Türkiye'nin Baba’sı için dua okurken yazıyorum.

Fena halde duygu yüklüyüm yani.

Süleyman Demirel bir devre damgasını vurmuş siyaset ve devlet adamıydı.

Bölgemizdeki mitinglerini izleyerek O'nu yakından tanıma imkanına kavuşmuş biriyim.

Kendisine hiç oy vermedim ama son derece saygı duyardım.

Bunu da kendime "Bu tezat nasıl oluyor?" diye de sık sık sorardım.

Herkesi hayrete düşüren muhteşem bir hafızası vardı Rahmetli'nin.

Türkiye topraklarında nerede ne ekilir ve bu ekili topraklarda ne kadar ürün yetişir, bütün bunları bilirdi.

O'nun kendisine bağlı her şehirde ve kasabada adamları vardı ama O, ülkedeki bütün muhtarları ismiyle hitap edecek kadar bilir ve tanırdı.

Kendisiyle bir kez konuşmuş gazetecilerle bile yıllar sonra karşılaşmış olsa da onlara ismiyle hitap ederdi.

Bütün bu özelliklerini hayranlıkla izlerdim.

Bu ülkeye büyük hizmetleri olmuş bir siyasetçiydi.

Benim arkadaşlarım sokaklarda "Morrison Süleyman" diye slogan atıp onu protesto ederken o, Sovyetler Birliği ile işbirliği yaparak Seydişehir Aliminyum Tesislerini bu ilkeye kazandırıyordu.

Onu yaptığı içinde ertesi seçimi kaybediyordu.

Bu üstelik bir kere de olmadı.

Yine sokaklarda ve meydanlarda protesto edilirken O, İskenderun Demir Çelik'i de Ruslara yaptırıyordu.

Ve bir sonraki seçimi yine kaybediyordu.

Samsun halkı da onu çok sevmişti.

Faşist cuntacıların siyaset yasağı halk tarafından kaldırıldığında ilk mitingini Bafra'da yapmıştı.

Mahşeri bir kalabalığın karşıladığı meydanda konuşmasına "Nerede kalmıştık?" diye başlamıştı.

Kaldığı yerden başladığı o siyasi yolculuğu onu yeniden Başbakan, daha sonra da Türkiye'nin 9. Cumhurbaşkanı yapmış ve o görevinin ardından da aktif siyasi yaşamını noktalamıştı.

Yavuz Donat, onun hayatını yazdığı kitabına 'Cumhuriyetin Kara Kutusu' adını vermişti.

Biri muhtıra, biri askeri darbe olmak üzere defalarca kaybettiği koltuğunu müthiş mücadele azmiyle defalarca geri almış bir siyasetçiydi.

Darbelerle kendisini koltuğundan indirmiş cuntacılara bile bir kere olsun kötü bir söz söylediğini işitmedim.

Demokrasiye inanmış ve onu bütün benliği ile özümsemiş bir liderdi.

Vefatıyla bir devir son bulmuştur.

Baba'sını yitiren Türkiye bir kez daha öksüz kalmıştır.

Ülkemin başı sağolsun!

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10