• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 9 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 16 °C
  • Ordu 9 °C
  • Sinop 6 °C
  • Giresun 8 °C
  • Amasya 10 °C
  • Rize 9 °C
  • Trabzon 9 °C

Uzlaşma kültürüne çok ihtiyacımız var…

TEKİN AKIN

Uzlaşmaya ve uzlaşmanın kültürüne en çok ihtiyacımız olduğu günlerden geçiyoruz.
    Uzlaşmanın yolunu mutlaka bulmalıyız ve hırlaşmadan tartışmayı öğrenmeliyiz.
    Savaşmadan yaşamayı beceremeyenlerin cenneti cehalettir.
    İnsanların siyasi düşüncelerini, inançlarını, etnik kökenlerini, giyim kuşamlarını, dillerini ve zevklerini, tartışma konusu yapmaktan vazgeçmeliyiz. 
    Buna çok ihtiyacımızın olduğu günlerden geçtiğimizi artın görmeliyiz.  
    Batı uygarlığını böyle yakalama şansımızın olmadığını görmeliyiz.    
                    * * *
    İnanç farklılıklarının ve siyasi farklılıkların lüzumundan fazla konuşulması, bu ayrılıkların körüklenmesi, her zaman çatışmanın habercisi olmuştur.
    Bu nedenle uzlaşmayı enine boyuna konuşmanın zamanı gelmiştir.
                    * * *
    Felaket tellallığı yapmak yakışık almaz ama durum iyi değil, tehlikeyi söyleyip dillendirmek isteyenler sanki tehlikenin parçası yapılmaya çalışılıyor.
    Bu nedenle uzlaşma kültürünü, demokrasiyi konuşmamız gerekiyor.
                    * * *
    Farklılıkları olan ama kavga etmeden bir arada yaşayabilen uygar dünyayı imrenerek izliyoruz.
    Farklı ulusların, ortak parayı kullandıkları, sınırların neredeyse kalktığı, Ankara’dan İzmir’e gider gibi, Almanya’dan Hollanda’ya gitmeyi başarmış bir Avrupa, bunun en canlı örneği değil mi?
    Bu durumun Orta doğuda ve az gelişmiş ülkelerde neden sağlanamadığını anlamaya ve anlatmaya çalışıyoruz.
    Ama sonuç ortada…
                    * * *
    Felsefeciler yıllar öncesinden, farklı düşüncelerin bir arada yaşama işinin, kafa göz yarmadan nasıl yapılabileceğini tartışmışlar. 
    İşte bu gün yaşatmaya çalıştığımız, geliştirmeye çalıştığımız demokrasi, yıllar öncesindeki bu çalışmaların ürünüdür.
                    * * *
    Sene 2014 olmuş, hala beraber yaşamak zorunda olduğumuz insanlar ile ayrılıklarımızı derinleştiriyoruz.
    Üzülerek seyrediyor ve dinliyoruz ki, bunu devleti yöneten ve gözümüzde büyüttüğümüz, koca koca devlet adamlarımız daha çok yapıyor.
    Birbirimize düşman olmadan bir arada yaşamayı, başımıza bir bela gelmeden görmek ve öğrenmek zorundayız.
                    * * *
    Toplumun huzurunu ve barışını, kişisel hırslarımız nedeni ile tehlikeye atıyoruz.
    Sen Alevisin, sen Hıristiyansın, sen Kürtsün, sen Fransızsın, ben Türküm diyerek kendimizi daha önemli yapmanın derdine düşüyoruz.
    O Alevi ise veya Sünni ise bana ne, ben Türk isem o Kürt ise kime ne? 
    Adam gibi yaşamak için birbirimizi olduğu gibi kabul mü edeceğiz, yoksa bu ayrılıklarımızı bahane edip birbirimizi hırpalamaya ve öldürmeye devam mı edeceğiz?
                    * * *
    Uzlaşma kültürünü yakalayabilmiş ülke politikacıları ve bu ülkelerin insanları, yaşamın tadını çıkartıyor.
    Bu günlerde, uzlaşmaya çok ihtiyacım var. 
    Bunun için biraz sabır, çok az hoşgörü ve azıcık da sevgiye ihtiyacımız olduğunun altını çizmek istedim.

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10