• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • Samsun 1 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 9 °C
  • Ordu 4 °C
  • Sinop 2 °C
  • Giresun 3 °C
  • Amasya 0 °C
  • Rize 2 °C
  • Trabzon 5 °C

Vizesiz Seyahat mi?

ŞÜKRÜ KARAMAN

Türkiye ile AB arasında geçtiğimiz günlerde Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleştirilen zirvede sığınmacılar, üyelik görüşmeleri, vize muafiyeti konusunda uzlaşma sağlandı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu‘nun katıldığı Türkiye-Avrupa Birliği (AB) Zirvesi’nde 52 yıllık Avrupa yolculuğunda böylelikle yeni bir sayfa açılmış oldu.

Suriyeli, Afganlı ve diğer ülke sığınmacılarının kapılarına dayanması üzerine AB unutmaya yüz tuttuğu Türkiye’yi birden hatırlar oldu, el üstünde tutmaya başladı.

Kuşkusuz bunda 28 AB ülkesinde sığınmacılara karşı oluşan tepki, düşmanlık önemli rol oynuyor.

Birçok AB ülkesinde sığınmacılara huzuru bozduğu,  işsizliği artırdığı gerekçesiyle öcü gibi bakılırken IŞİD’in Paris saldırısı işin tuzu, biberi oldu.

Bu ülkeler ne olursa olsun sığınmacılardan bir an önce kurtulmak istiyor.

Türkiye’ye can simidi gibi sarılmaları da bundan.

Brüksel’deki zirvede Avrupa’ya mülteci akınının kontrol altına alınması karşılığında Türkiye’ye 3 milyar avroluk yardımda bulunulması, Ekim 2016’da vize muafiyeti ve yeni fasılların açılması konusunda anlaşma sağlandığı açıklandı.

Anlaşmaya göre, Türkiye ile sürdürülen üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılması öngörülürken AB’nin 2012 yılında şart koştuğu 79 adımı tamamlaması durumunda Ekim 2016’dan itibaren Türk yurttaşları Avrupa’ya vizesiz seyahat edebilecek.

Türkiye de bunun karşılığında geri kabul anlaşmasını kabul edecek. Böylece AB ülkeleri Türkiye’den yasadışı giriş yaptığı tespit edildiği saptanan kişileri Türkiye’ye iade edebilecek.

Yine bu anlaşma uyarınca AB ülkelerine girme ve oturma hakkı olmayan Türk yurttaşları herhangi bir işleme gerek kalmadan Türkiye’ye gönderilecek. 

Aşamalı olarak verilecek 3 milyar avro tutarındaki para da Türkiye’deki sığınmacıların barınması ve çeşitli gereksinimleri, oluşturulacak kamplar için harcanacak.

Anlaşma ilk başta olumlu olarak görülebilir. Hele de Türk yurttaşların Avrupa ülkelerine vizesiz seyahat edebilmelerinin önünün açılacak olması.

Ancak,  kabul edilecek geri kabul anlaşması ile Türkiye’den  AB ülkelerine yasadışı giden Suriyeliden Afganlısına, Pakistanlısına varana dek tüm sığınmacılar geri gönderilecek.

Zaten ülkemizde halen 2.5 milyona yakın Suriyeli sığınmacı var. Neredeyse yurdun her yanında bu insanları sokaklarda görebilmek mümkün. Yoksul, aç olmaları, sokakta yatmaları yürekleri dağlıyor.

Ne var ki bunların varlığı, ekonomiyi etkilediği gibi ucuz işgücü olarak da işsizliği tetikliyor.

Açıklanan rakamlara bakılırsa Türkiye sığınmacılar için 8.5 milyar lira para harcamış. Bu kişileri ucuz işgücü olarak değerlendiren işverenlerin iştahından ötürü gençlerimiz iş bulamıyor.

Yani Türkiye sığınmacıların bedelini zaten ödemiş.

Kuşkusuz, Türkiye ile AB arasında üyelik müzakerelerinin yeniden başlaması sevindirici. Ancak, bu görüşmelerin hemencecik tam üyelikle sonuçlanması mümkün değil.

Almanya, Fransa, Kıbrıs Rum Kesimi’nin başını çektiği AB’nin birçok ülkesi, Türkiye’nin tam üyeliğine karşı. Görüşlerinde de bir değişiklik yok. Bilmem bu koşullarda tam üyelik nasıl gerçekleşecek?

Geri kabul anlaşması ile Ekim 2016’da Türk yurttaşlarına Avrupa’da vize muafiyeti uygulanacakmış.

Nüfusu 80 milyona yaklaşan Türkiye’nin yurttaşlarına AB ülkeleri rahatça, denetimsiz kapılarını açar mı?

Kim istemez vizesiz bir şekilde Avrupa ülkelerine gidebilmeyi, gezebilmeyi?

Yine tam üyelik görüşmeleri kapsamında şart koşulan 78 adımda sudan bahanelerle gerekçe gösterilip sorun çıkar mı, görüşmeler askıya alınır mı?

Şimdiden bu sorulara evet ve hayır demek olası değil.

Kuşkum AB, sığınmacıları Türkiye’ye gönderip, 3 milyar avro yardımda bulunduktan sonra görüşmeleri kesmesi, vize muafiyetini askıya alması.

Çünkü geçmişte AB ile yaşananlar, Merkel’in Hollande’ın katı tutumları, Kıbrıs Rum Kesimi’nin Türkiye’ye karşı olan vetocu tavrı ister istemez kuşkuya yol açıyor.

Umarım bu kuşkular gerçekleşmez, AB ile ilişkiler öngörüldüğü gibi yürür.  

Tabii burada Türkiye’nin demokratikleşme alanında atacağı adımlar çok önemli.

Demokratik alanda yapılacak iyileştirmeler hem AB kapısını aralayacak hem de Türkiye hak ettiği çıpayı yakalayacak.

Demokratik hakların geliştirilmesi bu açıdan önemli. 

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10