• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Samsun 7 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 12 °C
  • Ordu 13 °C
  • Sinop 14 °C
  • Giresun 13 °C
  • Amasya 6 °C
  • Rize 14 °C
  • Trabzon 14 °C

YENİ HASTANEDEN ÇIKTIK YOLA BAKIN KARŞIMIZA NE ÇIKTI?

MUSTAFA DEMİRER

Yeni hastane, Çorum’da son günlerin en sıcak mevzusu.

Heyecanla ve sabırsızlıkla tamamlanmasını beklediğimiz Hitit Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tedavi hizmeti sunmaya başladı.

Taşınma, doğal karşılanması gerektiği üzere sancılı geçti, ama geç olsun güç olmasın kabilinden işler mecrasını buldu.

Esas mevzu hastanenin taşınma sürecinden sonra yaşandı. Donanımı ile birlikte 500 milyon lira maliyetli yatırımda ortaya yeni problemlerin çıktığı konuşuldu, halen de konuşuluyor.

Örneğin zemin katları su basması, kanalizasyon tepmesi, çatı akması, içerde ve dışarıda trafik problemi vs…

Lafı eğip bükmeye gerek yok. Hastanemizde olduğu gibi kente o veya bu kurum tarafından yahut özel sektör eliyle yapılan yatırımlarda zaman zaman sevincimiz kursağımızda kalabiliyor. Bir anda ortaya çıkan farklı problemlerle uğraşabiliyoruz.  Tam rahatladık derken yeni sorunlarla boğuşmak zorunda kalabiliyoruz. 

ÇÜNKÜ...

Memlekette kısa, orta ve uzun vadeli planlamalarda bilerek veya bilmeyerek yapılan hatalar ve yanlışlıklar var zannımca… Eksiklikler de cabası. 

Sorunun temeline indiğimizde görüyoruz ki, Çorum’un gelecek 100-200 yıllık planlamasını öngören nazım imar planları bir türlü devreye alınamıyor. Koca bir şehri yakından ilgilendiren düzenlemeler topyekûn Belediye Başkanlarının inisiyatifine, yani iki dudağı arasına bırakılıyor.

Şehircilik alanında uzman teknik adamların kaygıları, söz söyleme hakkı olan sivil kuruluşların önerileri ve dahi o şehirde problemleri bizzat yaşayan vatandaşın endişeleri maalesef istenilen düzeyde dikkate alınmıyor.

Hal böyle olunca da zaten var olan şehircilik sorunları katlanıyor,  yaşayanlar için katmerli çileye dönüşebiliyor.

Hastane yatırımında olduğu gibi, yakın gelecekte diğer bazı yatırım planlamalarında  başkaca ciddi sıkıntılar yaşayacağımızı söylemek için bilirkişi olmaya gerek yok herhalde…

MESELÂ..

Yeni hastanenin dere yatağı üzerine yapıldığı doğru mu? Su basmaları, kanalizasyon tepmeleri, çatı akmaları bundan mı kaynaklanıyor? Hastane arazisi yeterince geniş olamadığı için giriş çıkışlarda trafik aksıyor mu? Öyleyse neden daha uygun bir sağlık alanı planlaması yapılmadı?

Çorum’da büyük şehirleri aratmayan trafik sorunu var. Geçici tedbirler alınıyor, ama sorun giderek katlanıyor. Şehir içi trafik kargaşasını çözme iddiasında olan yerel yönetimin temsilcileri şehir merkezine AVM planlar mı?

Çevre Yolu’nun en yoğun noktalarından birisi olan Binevler Kavşağı’nın hemen yanı başına (Eşref Hoca Caddesi’nin bittiği alan) 1500 öğrenci kapasiteli 13-14 katlı öğrenci yurdu planlamak isabetli bir tasarruf mu? Sosyal bir proje olduğu ifade edilen öğrenci yurdumuz tamamlandığında 1.500 insanın giriş-çıkışı o bölgede trafik ve yoğunluğa ne kadar çarpan etkisi yapacak, düşünüldü mü?

Çevre Yolu’na hem de şehir hastanesinin dibine 15 bin kişilik şehir stadı planlamak, mevcut şehir stadı ve müştemilatını 20-25 katlı konut ve ticaret merkezi olarak imara açmayı düşünmek vizyonel bir yöneticilik mi? Arasta gibi eski dokunun olduğu, Devane gibi dönüşümün yaşandığı, şehir merkezini İskilip Yolu’na tahliye eden Farabi Caddesi üzerine belediye sarayı yapılması planlı şehircilik mi?

Resmi dairelerin tamamını bir alanda toplamak yerine tapu kadastro müdürlüğünü eski müzenin arsasına, belediye sarayını Farabi Caddesi’ne, Maliye Kampüsü’nü lüks konuta açılan eski kışla arazisine tasarlamak vatandaşın işini çok mu kolaylaştıracak?

Toptancılar Sitesi olarak yapılanan bir bölgeye Çorum Belediyesyor Tesislerini kondurmak, şehir stadını Çevre Yolu, spor salonunu İskilip Yolu, atletizm pistini Akkent Mahallesi, güreş eğitim merkezini başka bir yere işaretlemek düzenli bir şehir planlamasının eseri mi?

Şehrin hem girişine hem çıkışına devasa kampüs inşa etmek ne oranda doğru planlama?

Heyelan bölgesine işyeri planlamak da mı büyük şehir fotoğrafının bir parçası?

Şehrin göbeğindeki sosyal donatıları, verimli tarım arazilerini, bağ alanlarını lüks konuta açmak, üstüne üslük yılların imar problemlerini çözdüğünüzü savunmak ufuk sahibi yönetici olunduğunu mu gösterir?

Hepsi bir tarafa, yoksa bu şehirde vatandaşa eziyet edercesine rutin belediyecilik hizmetlerinin aylarca sürüncemede bırakılması plan ve programla nasıl bağdaşır?

Yeri gelmişken değinelim; Yaşadığımız şehre yönelik bu minvalde yaptığımız yapıcı eleştiriler her nedense bazı çevreler tarafından farklı mecralara çekilmek isteniyor. Yazıp çizdiklerimizden rahatsızlık duyanlar bizi ‘istemüzükçü’ ilan ediveriyor. Hatta vazifemiz gereği de olsa şehrimiz için söz söyleme hakkımız olduğunu asla kabul etmeyenler de var. Belki bu minvalde düşenenler bizi memlekette yaşayan bir vatandaş olarak ta görmüyor kimbilir. 

TEK YOL RANT MI?

Neticede sadece bugünün sorunu olmayan ancak son 8.5 yılda giderek artan bu türden planlama(!)ların ortaya çıkaracağı menfi-müspet neticelerini Allah ömür verirse biz ya da gelecekte çocuklarımız görecek.

Dün Gazi, İnönü, Bahabey ve başkaca bir çok cadde planlanırken ‘bu kadar geniş yol olur mu?’ diye itiraz edenler, bugün çok farklı düşünüyor, bilakis ziyadesiyle memnuniyetlerini dile getiriyor. Bugün de daha fazla kazanç kaygısı ile şehircilik kriterlerine uygun planlamalara itiraz edenler çıkıyor. Yakın gelecekte onlar da çocuklarına güzel bir şehir bırakmanın tek yolunun sadece rant değil, ‘doğru planlama’ olduğunu idrak edeceklerdir.

Bugüne kadar olup bitenleri değiştirme şansımız yok. Ancak bundan sonra şehrin geleceğini planlayanlardan ve onların yaptıklarını, yapmadıklarını denetleyen mekanizmalardan daha dikkatli davranmalarını isteme hakkımız var. Yerel yöneticilerden şahsi istikballerine, kişilere ve anlık vaziyetlere göre değil, kentin genelinin konforunu ve şehrin geleceğini hesap ederek adım atmalarını, gelecek kuşakları olumsuz etkileyecek planlama taleplerine kuvvetle direnç göstermelerini talep edebilir, onlara bu işin vebalinin olduğunu hatırlatabiliriz… Bizim niyetimiz de yaptığımız da bu zaten. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0(362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10