• BIST 107.245
  • Altın 143,617
  • Dolar 3,5618
  • Euro 4,1644
  • Samsun 31 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 32 °C
  • İzmir 39 °C
  • Ordu 29 °C
  • Sinop 30 °C
  • Giresun 28 °C
  • Amasya 31 °C
  • Rize 27 °C
  • Trabzon 26 °C

Yeniden Kıdem Tazminatı

ŞÜKRÜ KARAMAN

Geçen Hafta açıklanan Orta Vadeli Program (OVP), AKP’nin Kıdem Tazminatı Fonundan vazgeçmediğini ortaya koydu.

Anlaşılan 13 yıldır iktidarda olan AKP’nin kıdem tazminatı iştahı yeniden kabardı.

Eğer AKP 1 Kasım seçimlerinde tek başına iktidara gelirse, işçilerin tepkisini çeken kıdem tazminatı kuşkusuz yeniden gündeme gelecek, bir hayli tartışılacak.

Aslında kıdem tazminatı konusu yıllardır temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp gündeme getiriliyor, emekçi kesiminin bir anlamda vereceği tepki test ediliyor.

Özellikle işçi tarafı karşı çıkınca da moda deyimle bir süreliğine buzdolabına kaldırılıyor.

OVP’de “sosyal taraflarla diyalog içerisinde tüm işçilerin erişebilirliğini güvence altına alan ve bireysel hesaba dayanan bir kıdem tazminatı sistemi geliştirilecektir” deniliyor.

Ne var ki sosyal taraflardan biri olan emekçilerin temsilcisi Türk-İş ve DİSK fona şiddetle karşı çıkıyor, bunu da her platformda dile getiriyor.

Hatta her iki konfederasyon kıdem tazminatı kaldırılarak yerine fon kurulması halinde bunu “genel grev” gerekçesi sayacaklarını açıklamışlardı.

Bu yönde genel kurullarında alınmış kararlar bile var.

Diğer işçi sendikaları konfederasyonu Hak-İş ile işveren kuruluşları TİSK, TOBB, TÜSİAD fonun oluşturulmasından yana.

 OVP’de ileri sürüldüğü gibi sosyal taraflar arasında bir uzlaşma sağlanması çok zor.

Eğer AKP tek başına hükümet kurup, kıdem tazminatını da yeniden tartışmaya açarsa çalışma yaşamı hararetli bir zemine doğru evrilebilir.

Kıdem tazminatı çalışanların, emekçilerin en önemli hakkı, geleceğinin güvencesi.

Önceki yıllarda, işçi emekli olduğunda kıdem tazminatı ile başını sokabilecek bir konuta sahip olabiliyordu.  

Günümüzde aşırı artan fiyatlar karşısında emekçinin ev sahibi olabilmesi çok zor.

Eğer fon kurulursa işçinin alacağı kıdem tazminatı yarı yarıya düşecek.

İşçilerin ve sendikaların çok duyarlı olduğu kıdem tazminatının kaldırıp, tazminatların oluşturulacak fondan  ödenmesi istenilen sonucu vermesi de zor gibi.

Çünkü,  daha önce gündeme getirilen, medyaya yansıyan yasa taslaklara göre, işverenin belirli oranda prim ödeyeceği fondan, işçiye verilecek yıllık tazminat 15 günlük ücreti tutarında olacak.

Eğer önceki taslak yasalaşıp uygulanmaya başlanırsa,  yararlanma koşullarını yerine getiren işçiye çalıştığı her bir yıl için 15 günlük ücreti kadar tazminat ödenecek.

Oysa mevcut sisteme göre, en az bir yıl kıdemi olan işçi, belirli nedenlerden ötürü işini yitirmesi halinde her yıl için 30 günlük ücreti tutarında tazminat alabiliyor.

Öngörülen düzenleme aynen kabul edilirse, işçinin her yıl 15 günlük ücreti tutarında kaybı olacak.

Her ne kadar ‘’hak kaybı olmayacak’’ dense de işçinin kazanılmış haklarından geriye gidiş olacağı çok açık. 

Hükümete göre, iflas ya da sıkça yaşanan işçi çıkarmalarından ötürü 10 işçiden 9'u kıdem tazminatını alamıyor.

Kıdem tazminatını alamayanların çoğunluğu, özel sektördeki sendikasız işyerlerinde çalışanlardan oluşuyor.

Fon yasalaşırsa , işverenin kıdem tazminatı yükünün yüzde 8’lerden yüzde 3-4’e  düşeceği bildiriliyor.

Böylece işveren hem işçiye karşı tazminattan sorumlu olmayacak hem de maliyetini aşağıya çekecek.

Kıdem Tazminatı Fonu yerine, Ücret Garanti Fonu'na bir madde eklenerek kıdem tazminatları pekala güvence altına alınabilir, emekçiye de parası buradan ödenebilir.

İşverenin ekonomik sorunlardan, iflastan ötürü çalıştırdığı emekçiye ücret verememesi durumunda, Ücret Garanti Fonu'ndan işçilere bir kez olmak koşuluyla üç aylık ücretleri zaten ödeniyor.

Mevcut böyle bir fona eklenebilecek tek maddeyle kıdem tazminatları güvenceli hale getirilebilir, işçi de işverenin ödeyemediği tazminatını buradan alabilir

Kıdem tazminatı saatli bomba gibidir.

Bu konuda yeni bir düzenleme yapılırken toplumsal barış açısından çok dikkatli olunmalı

İşçilerin onayı alınmadan, ‘’ben yaptım oldu’’ mantığı ile hayata geçirilecek düzenleme çalışma barışını çok ciddi tehdit eder, ortadan kaldırır.

Türk-İş ve DİSK’in  bu konuda daha önce aldığı ‘’genel grev’’ kararları da unutulmamalı.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10