• BIST 89.282
  • Altın 145,428
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • Samsun 10 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 18 °C
  • Ordu 11 °C
  • Sinop 9 °C
  • Giresun 11 °C
  • Amasya 15 °C
  • Rize 14 °C
  • Trabzon 10 °C

Yerlerde Sürünen Sendikalaşma

ŞÜKRÜ KARAMAN

Türkiye çalışma yaşamındaki diğer mevzuatlarda olduğu gibi, sendikalaşma oranında da adeta yerlerde sürünüyor.

Sendikalaşma oranında Türkiye,  29 Avrupa ülkesi arasında 26, yani sondan dördüncü sırada yer alıyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın son istatistiğine göre, tüm işkollarında çalışan toplam 12 milyon 663 bin 783 işçiden 1 milyon 514 bin 53’ü sendikalı. Yani işçilerin yüzde 11.96’ı sendika üyesi.

Başka bir deyişle Türkiye’de sendikalaşma oranı yaklaşık yüzde 12.

Ülkemizde sendikalaşma oranı yaklaşık yüzde 12 oranında iken OECD ülkelerinde yüzde 17, AB’de ise 23 seviyesinde

Geçen temmuzda 12 milyon 744 bin 685 olan çalışan işçi sayısı 12 milyon 663 bin 783’e inmesine karşılık, sendikalı işçi sayısı son 6 ayda 1 milyon 429 bin 56’dan 1 milyon 514 bin 53’e yükseldi.

Sendikalı işçilerin yüzde 57.56’sı Türk-İş, yüzde 28.82’si Hak-İş, yüzde 9.53’ü de DİSK’ e bağlı sendikalarda örgütlü.

Son 6 ayda Hak-İş’e bağlı sendikalar, özellikle belediyelerde örgütlü Hizmet-İş ‘in yanı sıra Öz Finans-İş ve Öz Büro-İş  müthiş bir büyüme gösterdi.

İşçiye önemli haklar sağlamasına karşın Türkiye’de sendikalaşma oranının batı ülkelerine göre çok düşük olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının verileri ile bir kez daha tescillendi.

İşçi sendikalarında üyelik oranı bu denli düşük, dipte iken memur sendikalarında üyelik oranı yüzde 70’ler gibi yüksek düzeyde.

Her 4 memurdan 3’ü sendika üyesidir.

Memur sendikacılığındaki  bu yüksek oranda,  sendikalı memura ödenen toplu iş sözleşmesi yardımı  önemli rol oynuyor.

Çalışan işçilerden sadece yüzde 11.96’sının sendikalara üye olması,  sendikalaşma oranının batılı ülkelere  son derece kalması çalışma yaşamının olumsuz bir tablosu olarak kendini gösteriyor.

Sendikalaşma oranı neden bu denli düşük?

Kuşkusuz bu soruya verilecek öncelikli  yanıt, özellikle özel sektörde işverenlerin sendikalaşmaya soğuk bakması, sendika üyesi işçileri işten atmakla tehdit etmesi.

Sendikalara üye olan işçi bir anda kendini kapının önünde bulmakta.

Sendikalara karşı toplumda oluşan olumsuz algı işçiyi ürkütmekte, örgütlenmeye soğuk bakmasına yol açmakta.

Mevcut bu algının ortadan kaldırılmasında öncelikli görev bizatihi sendikalara düşüyor.

 

Sendikalar artık salt ücret sendikacılığı yapan kurum niteliğinden arınmalı, gerçekten çalışanların her türlü çıkarı için mücadele eden şeffaf bir yapıda, tabanına hesap veren, demokrasiden ve özgürlüklerden yana bir politika izlemeli.

Önceki yıllarda işçi sendikaları kamu kesiminde hiçbir engelleme ile karşılaşmadan çok sayıda emekçiyi üye yapabiliyordu.

Ancak KİT’lerin özelleştirilmesinden sonra buralarda örgütlenmek daha zor, hatta olanaksız hale geldi. Bu da üye kayıplarına yol açtı.

Özelleştirmelerden ötürü önemli kalelerini yitiren sendikalar, güçlerini özel sektöre yoğunlaştırdı.

Ne ki, özel sektörde sendikalaşmak kamu kesimine göre çok zor olunca sendikalı işçi sayısı, dolayısıyla sendikalaşma oranı da düşük kaldı.

Her ne kadar eleştirilse, toplumda olumsuz bir algı oluşsa da sendikalar emekçilerin hakları için vazgeçemeyeceği birer sivil toplum örgütüdür.

Sendikalar emekçi kadar, işyerlerine de başta iş sağlığı ve güvenliği olmak üzere pek çok konuda katkı sağlar, işverenle birlikte sorunlara çözüm arar.

Bundan ötürü işverenler sendikaları öcü gibi görme fobisinden arınmalı, bu kurumlara daha hoşgörü ile yaklaşmalı.

Ne kadar eleştirilse, olumsuz algı oluşsa da sendikalar öcü değil, işçinin haklarını arayabileceği, sığınabileceği bir limandır.

Türkiye’nin olumsuz bu tablodan kurtulması için engeller kaldırılarak, sendikalaşma daha da kolaylaştırılmalı, teşvik edilmeli.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10