• BIST 107.439
  • Altın 142,531
  • Dolar 3,5528
  • Euro 4,1372
  • Samsun 33 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 33 °C
  • İzmir 38 °C
  • Ordu 28 °C
  • Sinop 29 °C
  • Giresun 29 °C
  • Amasya 36 °C
  • Rize 29 °C
  • Trabzon 27 °C

Yine garip bir 'birleştirme hikayesi'...

A.YENER CABBAR

 

 

Çok çok öncesine gitmeye gerek yok..

3 cemiyet vardı, ciddi çalışmalar yapıldı birleştirildi falan filan..

Benim de birleştirilmiş Cemiyetin yönetiminde olduğum o çalışma 20 küsür yıl önceydi.. 

Ne oldu sonra, kimsenin içinde kalmak istemediği bir cemiyet haline geldi.. 

Sen başkan ol, ben başkan olayım dönemine gelindi.. 

Tabela cemiyet olmaktan öteye gidemedi.. 

Toplantılarda 'başkanın yanında olayım, Vali'nin yanında oturayım yarışına döndü.. 

Gazetecilğe bir şey katmanın mümkün olmaması; yasal ve zorunluluk açıdan bir yaptırımı olmadığından olsa gerek, 'temsil mi, teslim mi edildik' anlamak mümkün değildi.. 

Kongreleri 'doldur boşalt şeklinde yapıldı'..

Yaygın basında görev yapanlar, haber ajansları, işi gazetecilik olan kim varsa, zamanla 'işine baktı'..

Ben de dahil bir çok kişi istifa etti.. 

Kimler kaldı haberim bile olmadı.. 

Defalarca da bu konuda yazı yazdım..

Gerçek anlamda bir cemiyet oluşmadığı sürece içinde hiçbir şekilde olmayacağımız Cemiyetin bizleri temsil etme gibi bir misyonları yoktur.. 

Çünkü kim gazeteci kim değil, kim bu işin içinde ne kadar var, yoksa kıyısından köşesinden tutunduğu için mi gazeteci 'ayırt etmek mümkün olmadı'...

Sonra öyle bir süreç geldi ki, bir gazeteci arkadaşımız, yeni bir dernek kurdu..

Canan Yılmaz'dı o gazeteci.. 

Çünkü birleştirilmiş cemiyetin 'görevini yapmadığına inanıyordu'..

Üyeleri gazeteci mi tartışılır hale gelen Cemiyet böylece ikiye bölündü..

Tüzüğünü getirdi ve 'üzerinde de biraz çalışma yaptık'..

Doğru bir cemiyet olacaksa, gerçekten gazetecileri temsil edecekse, Bursa veya Trabzon gibi cemiyetlerin 'tüzüklerinin aynısı' olması lazım' dedim...

Üyelik şartları belli, seçme seçilme hakkı zamanı, kıdemi, yönetime girme koşullarının belli olması gerekir dedim.. 

Canan Yılmaz üzerinde çalıştı, görüşmeler yaptı.. Baktı ki, bu işi gerçekten yapanların anlattıklarıyla 'cemiyet heveslilerinin talepleri uyuşmuyor' vazgeçti.. 

Mehmet Yazıcı'ya verdi bir genel kurulla görevi.. 

Yazıcı da iyi niyetle bir şeyler yapmak istedi, diğer Cemiyet'te de bu sırada görev değişliği oldu, İsmail Temiz de yıldı bu işten ve Mahmut Erdoğan başkan oldu.. 

Şimdi gelinen nokta oldukça ilginç..

Daha birbuçuk yıl öncesine kadar 'tek çatı altındayken', ayrılan cemiyet şimdi, yeniden birleşelim diye ha gayret bir çaba içine girdi..

Dün bir fotoğraf paylaşmışlar, arkadaşlar gösterdi baktım bölünen cemiyetle, bölenler de orada.. 

Güçlü bir cemiyet olacak mesajı var paylaşımlara gelen notta..

Güçlüyse neden bölündü o zaman, diyesi geliyor insanın.. 

Ya da başka bir açıdan bakarsak, kişiler aynıysa ne değişti de 'hadi birleşelim' çalıştayı çıktı ortaya.. 

Ve ilginçtir birninin de yine bir başka cemiyet kurma çalışmaları olduğunun söylendiği bu günlerde bir garip birleştirme hikayesi yine başladı..

Bizden de bir arkadaş katılmış ama 'bizi ve gazetemizi bağlamaz kendi adına oradadır'..

Niye, kimin değirmenine su taşınacak bilinmeden birileri 'gazetecilerin üzerinden' üye ayrıştırması yapmaya çalışıyor..

Amaç gerçek, kabul edilebilir, saygınlığı olan bir cemiyet yapmaksa evet herkes taşın altına elini koyar..

Yok ben kızdım oynamıyorum 'Yeni cemiyet kurarım' noktasına yine gelinecekse boşuna uğraşmayın..

O nedenle;

Gerçek ve sürdürülebilir gazetecilik yapanlarla, yapmayanların 'arada bir köşe yazıyorum gazeteciyim, ben de üyeyim' dedikleri bir noktada çalışmanın devamıysa, 'gazetecileri temsil eden bir yapı çıkmayacağı' kesindir..

Yol belli..

Üyeliği ve seçme seçilme haklarını 'meslek kıdemi ve süreklilikle' kısıtlamadıkça, 'gazeteciler değil, gazeteci gibi geçinenler' bundan yararlanacaktır..

Bugüne kadar yaşadığımız süreç zaten budur...

Birleştirme çalışması yapan arkadaşların çabası da bir bakıma iyi niyetli olarak budur..

Ama ne yazık ki sonuç hep, gazetecilik yaparak cefasını çeken, yorulan, koşanlarla, bu işten kendi adına nemalananların  'tabeladan ibaret ünvanlarla' iş bitirme peşinde olanların mücadelesidir.. 

Sonuç olarak; 

Üye olma, seçme seçme hakkı zorlaştırılmış gerçek bir tüzük olmadıkça, biz HedefHalk Gazetesi olarak böyle bir çalışmanın içinde, yanında, arkasında olmayacağız..

Bunu o arkadaşlarımıza da konuştuğumuzdan 'kamuoyunu da bilgilendirme ihtiyacı duyduğumu belirtmek isterim'..

Çünkü gazeteci arkadaşlarımız kadar 'kamuoyu da' niye bölündüler, niye birleşiyorlar sorusunu çok soruyor..

Yanıtı tek olmalı..

'Gazeteci ile gazteci' olanı ayırmak için.. 

Birilerine 'yeni çıkarlar oluşturmak içinse' asla.. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10