• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Samsun 10 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 9 °C
  • Ordu 10 °C
  • Sinop 11 °C
  • Giresun 12 °C
  • Amasya 4 °C
  • Rize 12 °C
  • Trabzon 12 °C

Yurttaşın Güvencesi

ŞÜKRÜ KARAMAN

                         

 

Sosyal güvenlik tüm yurttaşların olmazsa olmazı, anayasal  bir hakkı.

İşçi, esnaf, memur ve çiftçinin sigortalı, yani sosyal güvenlik şemsiyesi altında olmaları ne denli haksa, o denli de yasal zorunluluk.

Aynı şekilde sağlık hizmetlerinden yararlanmak da sosyal güvenlik sistemi içindeki önemli yasal hak.

1 Ocak 2012’de uygulamaya konulan Genel Sağlık Sigortası (GSS) ile zorunlu sağlık sigortası uygulamasına geçildi.

Ne var ki, dört yılda GSS’de istenilen amaca ulaşılamadığı gibi gelir testi yaptıramayan, ya da yaptırıp primini ödeyemeyen milyonlarca yurttaş borçlu olmalarından ötürü sağlık hizmetinden yararlanamıyor.

Bu kişilerin sağlık hizmetinden yararlanabilmeleri amacıyla borçları çeşitli kez yapılandırılsa da istenilen sonuca bir türlü ulaşılamadı.

Sosyal güvenlik sisteminde çalışanlar kadar, emekliler ile her iki kesimin bakmakla yükümlü olduğu kişiler de yer alıyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre 65 milyona yakın kişi sosyal güvenlik kapsamında bulunuyor.

Bu kişilerden 21 milyonu aktif sigortalı (çalışan), 11 milyonu da pasif sigortalı (emekli), 32 milyondan fazlası da bakılmakla yükümlü olanlar.

Sosyal güvenlik sisteminin en büyük açmazı aktif-pasif dengesindeki olumsuzluk.

“’Kara Delik” olarak tanımlanan, özellikle bütçeye aşırı yük getiren sosyal güvenlik sistemindeki açıkların oluşmaması için dört çalışana bir emeklinin düşmesi gerekiyor.

Aktif/pasif oranı diye bilinen bu oranın aşılması durumunda sosyal güvenlik sistemi açık veriyor,  bu açık da bütçeden yapılan ek ödemelerle kapatılmaya çalışılıyor.

Bakanlık verilerine göre, Türkiye’deki aktif/pasif oranı 1.91. Yani dört çalışanın ödediği prim ve vergi ile iki emekli aylığı ödeniyor.

Oysa gelişmiş ülkelerde dört çalışan bir emekliye bakarken, Türkiye’de dört çalışan iki emekliye bakıyor.

Aktif/ pasif oranındaki olumsuzluktan ötürü sosyal güvenlik sistemindeki “Kara Delik” de  kaçınılmaz oluyor.

Kara deliğin bir diğer nedeni de gelir-gider dengesizliği, gelirlerin giderleri karşılayamaması, dolayısıyla sistemin açık vermesi.

Aslında tüm ülkelerde sosyal güvenlik sistemleri belirli oranda açık vermekte, bu da doğal karşılanmakta.

Çünkü, sosyal devlet olmanın önceliği yurttaşına eksiksiz sağlık hizmet verebilmek,  günün koşullarına uygun aylık ödeyebilmek.

Ancak bu kara delik çok yüksek rakamlara ulaşırsa o zaman sosyal güvenlik sistemi alarm vermeye başlıyor, hatta iflas ediyor.

Önemli olan sistem açıklarının belirli ve önlenebilir düzeyde kalması.

Aslında sosyal güvenlik karlılık değil, sosyal fayda üzerine kurulu bir sistem.

Yani yurttaşlara emekli aylığının yanı sıra sağlık hizmetinin de verilmesine yönelik sistem.

Sosyal güvenlikte oluşan kara deliğin önlenebilmesi için özellikle kayıt dışı çalışan işçilerin  sistem içine alınarak sigortalı yapılması gerekiyor.

Gerçi son yıllarda alınan önlemler ve sıkı denetimler sonucu kayıt dışı istihdam oranı yüzde 45’lerden yüzde 31’e kadar indi. Ancak bu oranın aşağılara çekilebilmesi için daha ağır yaptırımların uygulanması şart.

SGK’nın milyarlarca lira tutarındaki prim ve vergi alacağı yeniden yapılandırma, ya da başka adlar altında mutlaka tahsil edilmeli.

Sık sık değiştirilen emeklilik yaşı da kara deliği tetikleyen bir diğer önemli neden. Emeklilik yaşı ile çok oynamak doğru bir yaklaşım olmadığı gibi, çalışanları da huzursuzluğa iten uygulama.

Elbette ki çalışanlar en üretken çağlarında, genç yaşlarda emekli olmasın. 

Ancak “mezarda emeklilik” olarak nitelendirilen 65 ve üstü emeklilik yaşı da olmasın.

Sosyal güvenlik sistemindeki kara delik, emekli aylıklarının yüksek düzeyde bağlanmasını   doğal olarak engelliyor.

Oysa aktif/pasif dengesi ideal rakamlarda olsa hem emekli aylığı daha yüksek bağlanır, hem de yurttaşa daha nitelikli sağlık hizmeti verilir.

Sosyal güvenlik çatısı altında olmak, hizmetlerinden yararlanmak yoksul kesim başta olmak üzere tüm yurttaşların en büyük güvencesi.

İnsanlarına sahip çıkmak, geleceğini temin etmek “Devlet Baba”nın temel görevi. Bu görevi de SGK ve diğer kuruluşlar aracılığı ile zaten yerine getiriyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10