• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Samsun 12 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 18 °C
  • Ordu 13 °C
  • Sinop 10 °C
  • Giresun 11 °C
  • Amasya 5 °C
  • Rize 11 °C
  • Trabzon 13 °C

Ziraat ve Halkbank’ın görev zararı: 20.2 milyar dolar

MEHMET AKSOY

Yıllar sonra kamu bankaları görev zararı açıkladı. Devlet Bakanı Önal, Ziraat ve Halk Bankası’nın görev zararının 20.2 milyar dolar olacağını belirtti. Önal, kamu bankalarının kuruluş amaçlarını aşan miktarda görev zararı olduğunu söyledi.

Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü İrfan Güvendi,  ‘Son 12 yılda kredi miktarımızı 20 kat arttırırken tahsilat oranımız neredeyse yüzde 100’lere yaklaştı. Bir başka deyişle çiftçimiz borcuna hep sadık oldu. Kredi kullanımında rekor kırarken, geriye dönmeyen kredi oranımız tek hanelere kadar düştü’ dedi.

Yukardaki iki açıklamaya baktığınızda bir terslik görmüyor musunuz? Ziraat Bankası çiftçiye, Halk Bankası esnafa kredi veriyor. Verdikleri kredi yüzde yüze (%100’e) yakın geri dönüyor. Özel bankalar aynı süreçte astronomik kar elde ederken,  bu bankalar neden zarar ediyor? Bir banka kredi kullandırdığı ve de krediler geri döndüğü halde nasıl zarar eder?
 
CHP, MHP ve ANAP’ın ortağı olduğu 57. koalisyon hükümetinde yapılan bankacılık reformlarıyla birlikte kamu bankalarının görev zararları tarihe karışmıştı. Bu hastalık neden nüksetti? Bankaların görev Zaraları hazinden karşılanacak. Bankaların görevi dışında, bakanın ifadesiyle ‘kuruluş amaçlarını aşan miktarda’ verdikleri geri dönmeyen, zaman zaman da maliyetin altındaki krediler, bankaları borç batağına sokuyor. Tabi ki bankaların arpalık olarak kullanılması da cabası oluyor.
 
Bankaların arpalık hikayesi:
 
 
Küçük bir Karınca erkenden işine gelir ve neşe içinde
çok çalışır, çok üretir… Ve bunları keyif içinde yapardı.
Patronu Aslan, Karınca’nın başında yöneticisi olmadan kendiliğinden bu kadar hevesli ve de verimli çalışmasına çok şaşırırdı. Bir gün karı ve verimliliği arttırmak için aklına parlak bir fikir geldi: Karınca’nın başında bir de başarılı bir yöneticisi olsa neler yapardı.
Bunun üzerine, müthiş bir yöneticilik kariyeri olan ve yazdığı raporlarla ünlü Hamamböceği’ni işe aldı. Hamamböceği işe öncelikle bir saat alarak başladı. Böylece Karınca’nın çalıştığı saatleri tam olarak ölçebilecekti. İş saatlerinde gevşekliğe müsaade etmeyecekti. Elbette raporlarını düzenleyecek bir sekretere de ihtiyacı olacaktı. Bu nedenle hem telefon trafiğini yönetmek ve hem de arşiv işleri için Örümcek’i işe aldı.
Aslan, gelişmelerden çok memnundu. Hamamböceği’nin hazırladığı raporlar gerçekten harikaydı. Hatta ondan üretim hızını ölçen ve kârlılığı analiz eden renkli grafikler de hazırlamasını istedi. Böylece bu raporları ortaklarına sunum yaparken kullanabilecekti.
 
Hamamböceği, bu raporları üretebilmek için yeni bir bilgisayara ve donanıma ihtiyaç duydu. Artık artan ekipmanlar için de bir bilgi işlem departmanı oluşturmanın zamanı gelmişti. Bu işleri idare etmek için Sinek’i işe aldı.
Bir zamanlar mutlu, üretken ve rahat olan Karınca bu yeni toplantı düzeninden ve evrak işlerinden yılmıştı. Zamanın büyük bir kısmını sorulan soruları cevaplamak ve evrak işleri yapmakla geçiyordu.
Aslan, Karınca’nın bölümünün giderek büyümesinden memnundu. Bölümü daha da büyütmek üzere bir üst yöneticiye ihtiyaç olduğunu düşündü. Ve bölüm başkanı olarak başarıları ile ünlü Ağustosböceği’ni işe aldı.
Kendi rahatına ve keyfine düşkün Ağustosböceği’nin ilk icraatı ofisi rahat edebileceği yeni mobilyalarla döşemek oldu. Tabİi ki kendisinin yeni bir bilgisayara, bütçe kontrol ve stratejik verimlilik planı hazırlanması için kişisel bir yardımcıya ihtiyacı vardı. Bunun üzerine eski işyerindeki yardımcısını işe aldı.
Karınca’nın çalıştığı yer giderek kimsenin gülmediği, neşesiz ve mutsuz bir mekâna dönüşmüştü. Ağustosböceği, patronu Aslan’ı ortamın ruh halini değiştirecek bir çalışma yapılması gerektiğine ikna etti.
Bunu üzerine, Karınca’nın bölümünde olup bitenleri gözden geçiren Aslan, üretimin ve kârlılığın dramatik bir şekilde düştüğünü fark etti. Hemen, son derece itibarlı ve iyi tanınmış bir Danışman olan Baykuş’u sorunu çözmesi için işe aldı.
Baykuş, Karınca’nın departmanında 3 ay geçirdi. Bu hummalı çalışmanın ardından ciltlerce süren muhteşem bir rapor yazdı.
Raporun sonucu şuydu: “Departmanda aşırı istihdam vardı”.
Aslan, raporu inceledikten sonra dramatik bir karar verdi. Ve elbette, ilk olarak negatif tavırlarıyla dikkat çeken, mutsuz ve çalışma isteğini kaybetmiş olan Karınca’yı işten çıkardı.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10