loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 7.3886
  • Euro 8.9782
  • GR ALTIN 443.07
  • ÇEYREK 726.91

Küçük:Rus uçağını Fethullahçı pilotlar düşürdü!

Gazeteci Yazar küçük, Rus uçağını Fethullahçı pilotların düşürdüğünü iddia ederek “F16 pilotlarının bir kısmı Fethullahçı, bu resmi raporlarda var" iddiasında bulundu.

Küçük:Rus uçağını Fethullahçı pilotlar düşürdü!
  • 28 Aralık 2015, Pazartesi 7:00

Canik Belediyesinin davetlisi olarak Samsun’a gelen Gazeteci Yazar Cem Küçük, Yeni Türkiye Yolunda konulu bir konferans verdi. Küçük, öy le diddialar ortaya attı ki; Türkiye'de 'gündem patmaası yaşatacak cinsten'. Küçük, Fethullah saldırılarından Başta Erdoğan olmak üzere 100 kadar kişiyle ilk mücadelenin verildiğini belirtip, "AK Parti içinde kimlerin neler yaptığını olduğunu o süreçte gördük" dedi

Canik Kültür Merkezi (CKM)’nde düzenlenen konferansa Canik Belediye Başkanı Osman Genç, başkan yardımcıları, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Rusya uçağını Fethullahçıların düşürdüğünü iddia eden Küçük, "F16 pilotlarının bir kısmı Fethullahçı, bu resmi raporlarda var. 50-60 kere sınır ihlali olmuş. Benim şahsi fikrimi sorarsanız bunun Fethullahçıların işi olduğu kanaatindeyim. Fethullahçılar bunu kötü niyetle yaptılar ama bu en azından Rusya’ya Türkiye’nin gücünü göstermesi açısından bir şey oldu. Fethullahçı polislerden, askerlerden biz böyle çok kazık yedik ve önümüzdeki günlerde de çok yeriz gibi geliyor. Bunu dışarıya ‘bunu Fethullahçı düşürdü’ diye nasıl anlatacaksınız.” dedi.

100 KADAR ADAM BUNLARA
DİRENDİ VE BAŞARILI OLDU

Konuşmasında son üç yılda yaşananları 'bilinmeyen yönleriyle anlatan' Cem Küçük, "İyi zamanlar ya da normal zamanlarda bir insanın ne olduğunu çok anlayamazsınız. Ama en zor zamanda bir insanın karakterini, kalıbını, yüreğinin nereye kadar yetip yetmediğini çok net anlarsınız. Biz bunu 3 yıl boyunca yaşadık. Önce Gezi meselesi ile daha sonra 17-25 Aralık'ta Fethullahçı çetenin devleti ele geçirme ve neredeyse diz çöktürme planı ile, daha sonra DHKP-C ve PKK üzerinden ve buna başka ülkelerin birebir katkılarıyla beraber resmen Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıkmak, ele geçirmek için dört bir koldan, medyayı da kullanarak, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasını da kullanarak bir mücadele verildi. Türkiye bu mücadelede yaklaşık 100 kadar adam ve siz milletin verdiği destekle kazandı. Türkiye kırılma anını 2013 yılına geldiği zaman dış politikada bazı değişikliklere gitti" dedi. 

SALDIRIYI İLK BAŞLATAN
FETHULLAHÇILAR OLDU

17-25 Aralık sorununa değinen Küçük, iddialarını şöyle sürdürdü: “Türkiye, bana göre Cumhuriyet tarihi boyunca görmüş olabileceği en büyük, en net tehlike olan benim gibi 3-5 kişi dışında 2011’den beri kimsenin kolay kolay dile getiremediği Fethullahçı bir terör örgütünün açık ve dışarıdan net saldırısı ile karşı karşıya geldi. Bu saldırıyı başlatan onlar oldu. 2013 yılının Ekim-Kasım ayında dershaneler meselesini gündeme getirdiler. O dönemin Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın Özel Kalem Müdürü bu yapının adamıydı. Dershanelerle ilgili 12 taslakdan bir tanesini alıp, gerçek taslak gibi aldı. ‘Hükümet, devlet bu cemaati yıkacak’ diye Zaman gazetesi manşetten haber yaptı. O zaman çok net bir kavga başlattılar. Bu dershaneler meselesi zamanında bunların yazarları, akademisyenleri, polisleri, savcıları açık açık her yerde, Gezi zamanından başlayarak ‘Erdoğan gidiyor, devireceğiz’ diye açık açık söylüyorlardı. Aralık ayı geldiğinde de 30 Mart seçimlerine 4 ay varken 17-25 Aralık zamanında yolsuzluk ve rüşvet adıyla başlayan operasyonu gerçekleştirdiler."

BAKANLAR YOLSUZLUK YAPMADI
AMA RÜŞVET ALDILAR, DOĞRU

"17 Aralık’ın 3 ayağı vardı. Biri bakanların çocuklarıyla ilgili meseleler, diğeri TOKİ ve imar yolsuzlukları, üçüncüsü de Halk Bank meselesi. Halk Bankasına yapılan operasyon o yılın Haziran ayında Amerika’daki İsrail lobisi aipac’ın ‘Körfez sermayesi Halk Bankasında çok buluşuyor. Türkiye bu işten büyük para kazanıyor’ demesiyle yapıldı. Eğer o para bize değil de İsrail’e, Avrupa devletlerine aksaydı çok fazla sorun olmayacaktı. İmar yolsuzluğu da, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Ali Ağaoğlu gibi iş adamları, eski Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, eski Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, Vestel’in patronu Mehmet Nazif Zorlu gibi onlarca isim bu meseleden dolayı gözaltına alındı ki, onların herhangi bir suçu ya da ihmali yok. Üçüncü kısım, bir iktidarı yıkmak için önce en güçlü liderin etrafına vurursunuz. Orada da 4 bakan seçildi. 4 bakan ile ilgili rüşvet ve yolsuzluk iddiaları çıktı. Bana göre yolsuzluk yoktu. Rüşvet öyle değil. Rüşvet bir iş yaparsın, işin karşılığını alırsın. Bunun karşılığında da rüşvet alırsın. Bana sorarsanız 4 bakan ile ilgili rüşvet kısmı doğru. Zaten doğru olmazsa Erdoğan onları herhalde görevden almazdı".

FETHULLAHÇILAR İKİ 
ÖNEMLİ  HATA YAPTI

"O dönemde bence Fethullahçı çete 2 tane çok kritik yapılmaması gereken hata yaptı. Birincisi 1 Ocak 2014 tarihinde Hatay Kırıkhan’da, diğeri de 19 Ocak 2014 tarihinde Adana’da MİT TIR’larının durdurulmasıdır. Silah ve çeşitli cephanelikler gönderen MİT TIR’larını durdurarak devletin içerisinde birlik oluşmasını sağladılar. O dönem komünist, milliyetçi, ateist farklı mezheplerdeki hakim ve savcıların devletin tarafına geçtiğini gördüm. O cemaatin yapmaması gereken en kritik hataydı. İktincisi ise 12 Mart 2014 tarihinde Dışişleri Bakanlığında yapılan Ahmet Davutoğlu, Hakan Fidan, Genelkurmay 2. Başkanı ve Feridun Sinirlioğlu’nun katıldığı Dışişleri tabesini 28 Mart tarihinde seçime 2 gün kala Youtube’ye verdiler. O 2 günde bence Türk devletinin sırlarını, yatak odasındaki sırları açığa çıkartarak resmen kafalarına sıkmış oldular. Bu olaydan sonra da Cemaat ile mücadele, Fethullah çete ile mücadele çok daha iyi şekilde devam etti. 30 Mart seçimleri kazanıldı. 22 Temmuz 2014 tarihinde polislere yapılan operasyon, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kazanılması ile Fethullahçı çeteye karşı devlet bugünkü bugünkü konuma gelindi". 

FENERBAHÇE'Yİ DÜŞÜRMEK İÇİN
ŞİKE DAVASINI BAŞLATTILAR

Gezi de çadırları yakanların da ya da o emirleri verenlerin de cemaat polisleri yani Fethullahçı çetelerin polisleri olduğunun ortaya çıktığını söyleyen Gazeteci Cem Küçük, sokak teröründen, sokakları yakıp, yıkarak seçilmiş hükümeti iş yapamaz hale getirmenin planları olduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanımızın dik duruşu olmazsa devrilmiş olan bir AK Parti hükümeti olacaktı" dedi. Fethullahçıların, Fenerbahçe’yi bankalarının değer kazanması için küme düşürmeye kalktıklarını da iddia ederek, "2007 yılının Ocak ayında Hrank Dink katledilince, şimdi görüyoruz ki Fethullahçı polislerin göz yummasıyla gerçekleşmiş. Erdoğan, 2007 yılının Ekim ayında Özel Yetkili Mahkemeler yasasını geçirdi. Bu mahkemeye o kadar çok geniş yetkiler tanındı ki, mesela Genelkurmay Başkanı'nı terör örgütü liderliğinden alabiliyordunuz ve nitekim aldılar. Polis şefi olan Hanevi Avcı’yı yani doğduğu gün Müslüman doğan adamı sol terör örgütü liderliğinden içeri aldılar. 2011 yılında KCK operasyonları, ÇYDD avukatlarını içeriye aldılar, askeri casusluk davasını yaptılar. Şikeyi yaptılar. Fenerbahçe küme düşerse Bank Asya onlarındı. ‘Bankamızın değeri 3 milyar dolardan 15 milyar dolar olur’ gibi hesaplarla bunların hepsini gündeme getirip harekete geçtiler" diye konuştu..

ADALET BAKANI ERGİN 17 ARALIK’TAN KORKTU

Eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in 17 Aralık’tan nasıl korktuğunu anlatan Küçük, o anı da anlattı:. “19 Aralık 2013 gecesi yaşanan olayı anlatayım. Bu Fethullahçı çete 17-25 Aralıkta açık bir şekilde savaş ilan ettiği zaman o dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’dan 3-4 saat haber alınamamıştı. 19 Aralık günü Ankara’da Başbakanlık ofisinde Recep Tayyip Erdoğan, Hakan (fidan) bey, o dönem Başbakanlık Müsteşarı olan Efkan Ala, bir grup bakan ve milletvekili başbakan ile toplanmışlardı. Başbakan tam o gece Adalet Bakanı olan Sadullah Ergin’i sordu. ‘Sadullah Ergin nerede’ dedi. Evini aradılar yok, eşini aradılar açmıyor, ev telefonlarına çıkmıyor. HSYK bildiri yayınlamış, neredeyse hükümeti yıkacaklar. Savcılar harekete geçmiş, polisler bulduğunu alacak bir döneme girmiş, böyle bir operasyon hem HSYK’da değişiklik yapılacak hem de bu operasyonun önüne geçilecek ama Sadullah Ergin aranıyor yok. En sonunda Başbakan, Efkan Ala’ya ‘bu evde olabilir, sen git polislerle bunu al’ dedi. Efkan Ala 20-25 polisle birlikte gece saat 23.00-23.30’da Sadullah Ergin’i evinden çıkardı. Erdoğan’ın yanına getirdiler. Başbakan ‘bu yasaların geçmesi gerekiyor, tedbir almamız lazım, poliste bazı değişikliklere gitmemiz lazım, hemen bunları hazırla Meclis'e getir’ dedi. Sadullah Ergin uykulu gözlerle ‘Sayın Başbakanım ben bunları yapamam, siz beni görevden alın, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığım söz konusu, siz beni Hatay’a gönderin’ dedi. Erdoğan bunları duyunca onu görevden aldı ve Bekir Bozdağ’ı göreve getirdi."

 

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
loading...

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
yukarı çık