loading...
Samsun
DOLAR14.1746
EURO15.993
ALTIN813.10
CEMİL CİĞERİM

CEMİL CİĞERİM

Mail: cemilcigerim@gmail.com

BUGÜN GÜNLERDEN 19 MAYIS

Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın 102’nci yılı.

Mustafa Kemal Atatürk Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak için Bandırma Vapuru ile 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a ilk adımı attı.

Büyük Önder Atatürk Samsun’a çıkışının önemini Kurtuluş Savaşımızın sonucu olarak kurulan Cumhuriyet’in en önemli belgesi olan “Nutuk”u “1919 Mayıs’ının 19. günü Samsun’a çıktım. Genel durum ve görünüm” sözleriyle başlayarak kaleme aldı.

Takvimler 2012 yılını gösterirken Samsun Valiliği çok önemli bir çalışmaya imza atmıştı.

Samsun Valiliği tarafından 19 Mayıs 1919’un 93. yıldönümünde olan Mayıs 2012’de yayımlanan “Atatürk’ün 55 Röportajı” adlı kitapta 55 önemli röportaj yer almıştı.

İşte 1924 yılında yapılan o röportajlardan birinin özetini tarihi bir anı olarak sunuyorum.

Mustafa Kemal’in, 7 Nisan 1924’te Yunus Nadi’ye verdiği ve daha sonra 7 Mayıs 1924’te Cumhuriyet’in 1’nci sayısında yayımlanan demeci:

“(…) Beni İstanbul’dan Samsun’a götüren vapur, Boğaziçi’ni arkada bırakıp Karadeniz’e girerken İstanbul ufuklarına baktım. Orada her çeşit savunma yasaklanmış, kalp ve vicdanları kan ağlayan, beyinleri yanan İstanbul halkı için ağladım, gözlerim yaşardı. Ancak bu sevgili kardeşlerin kesinlikle kurtulacağına o kadar emindim ki bu güven benim için avutucu oldu.

Bundan sonraki girişimler ve olaylar hemen hemen hepinizce bilinmektedir, sanıyorum. Bununla birlikte İstanbul’dan ayrıldığım günle birlikte, o günden bugüne kadar ortaya çıkan olayların yazılmış ve korunmuş olan belgelerini düzenleyerek anılarımı yazmayı düşünüyorum. Bunu yapmayı gelecek nesil içim, Türkiye Cumhuriyeti tarihi için bir görev olarak kabul ediyorum. Bilirsiniz ki, herhangi bir tarihi elimize aldığımız zaman onun gerçeğe uygun olup olmadığına inanmak için dayandığı kaynaklar ve belgeler araştırılır. Bizim şimdiye kadar doğru bir milli tarihe sahip olamayışımızın nedeni tarihlerimizi. Belgeye dayanmaktan çok, ya birtakım övücü veya birtakım kendini beğenmişlerin gerçek ve mantık dışı sözlerinden başka kaynak bulamamak talihsizliğidir.”

Ateşkesin kara günlerinde Paşa ile İstanbul’da pek çok kez konuşmuştuk. Anadolu’ya geçmeleriyle birlikte kuruluşlar birbirlerini izlemeye başlamıştı. Onlardan söz ettik, kısaca kongrelerden konuştuk.

İstanbul’da Anadolu’ya

“İstanbul’dan ayrılma zorunluluğu İstanbul’da var olan kötü şartlardandı. Anadolu’ya geçmekteki amaç, Anadolu’nun ortasında ve Türk milletinin büyük çoğunluğu içinde, Türk milletinin yüksek karakterine ve sarsılmaz kararlılık ve inancına dayanmaktı. Bundan başka hiçbir önlemin ülke ve milletin derin yarasına çözüm olamayacağı hakkında kesin inanca sahip olmuştum. Onun için Samsun’a ayak bastığım dakikada aldığım ilk önlem, beraberimde bulunanlara gereken emirleri vererek hemen güneye yürümek oldu. Ancak, ne yazık ki o günlerdeki sağlık durumum beni on beş, yirmi gün Havza kaplıcalarından yararlanmaya zorunlu kıldı. Bu sıradaydı ki İstanbul’a çağrıldım. Artık tedaviyi sürdürmeye gerek kalmadı. İlk aşama olmak üzere Amasya’ya hareket ettim. Bugüne kadar geçen zaman içinde Erzurum ve Trabzonluların girişimleriyle yapılması kararlaştırılan Erzurum Kongresi konusunda Erzurum’la haberleşilmişti. Ve orada hazır bulunmak üzere Erzurum’a hareketim kararlaştırılmıştı. Gerçi ben Sivas’ta genel bir kongre yapmaya karar vermiştim. Ancak önce Erzurum Kongresi’nde bulunmayı ve bundan sonra Sivas Genel Kongresi’ni yapmayı yararlı ve uygun buldum. Amasya’da birkaç gün kalmak gereği ortaya çıktı. Havza’dan İstanbul’a çağrılmam nedeniyle çok çabuk hareket etmiştim. Samsun ve çevresi komutanına uzun zaman için emir vermek üzere kendisinin bana katılmasını buyurmuştum. Bundan başka Ankara’da Kolordu Komutanına da isim ve giyecek değişikliği yaparak gelmesini istemiştim. Bu komutan, resmen, doğrudan doğruya benim emrimde değildi. Buna rağmen çağrımı soylu bir özveriyle kabul etti, bir yüzbaşı üniforması ile zorlu bir yolculuk yaptı ve beni buldu. Ankara Kolordu Komutanının bana çektiği bir telgrafta, beni seven bir arkadaşın eşliğinde birkaç kişi daha olduğu halde İstanbul’dan Ankara’ya geldiğini ve gelişinin bana bildirilmesini arzu ettiğini yazmıştı. Telgrafta adı belirtilmemiş olmakla birlikte bu arkadaşın kim olabileceğini tahmin ettim ve onu da beraberinde getirmesini yazdım. Beklediğim kişiler Amasya’ya geldiler. Gereken konuları kendileriyle görüştüm. Samsun ve Ankara komutanları geldikleri yere geri döndüler. Ben karargahımla karargahımda kalan arkadaşlarla birlikte kararlaştırılan yolculuğuma devam ettim. Sivas Genel Kongresi’ne ait bildirgeyi burada kurmay subayına yazdırdım ve bunun taslağını, tarihi anı olmak üzere hazır bulunanlara imzalattırdım. Buna imza atmakta kararsızlık gösteren olduğunu söylersem şaşmayınız. Yazılan bildirge Türkiye merkezlerine gönderdiğim çağrıdan oluşmaktadır.”

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun!

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar