loading...
Samsun
DOLAR12.4902
EURO14.1202
ALTIN713.05
MEHMET AKSOY

MEHMET AKSOY

Mail: ucuncuboyutmehmetaksoy@gmail.com

DAİRE BAŞKANINA RÜŞVETTEN MAHKÜMİYET VE TAHLİYE

SAMSUN Büyükşehir Belediyesi’ndeki rüşvet davasıyla ilgili bir okuyucum, aradı ve Böyle adaletsiz karar mı olur?’ dedi. ‘Karar da hukuk devleti de böyle olur. Ayağa kalk! Mahkemenin kararını alkışla’ dedim.

Bu bir ironi değil; her şeye rağmen bağımsız ve işinin ehli yargıçlar var. Geçen hafta yazdığım; ‘GSM şirketleri taahhütleri’ ve ‘emekli maaşından muvafakat alınarak’ yapılan kesintilerin iadesiyle ilgili kararlarda olduğu gibi bu kararda da hukukun üstünlüğünü açık ve seçik şekilde görüyoruz.

SAMSUN Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler Daire Başkanı Bahattin K. Müteahhitten rüşvet aldığı iddiasıyla Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı davada, ‘Ben, müteahhidin parasını azaltma, çoğaltma veya zamanından önce ödeme yetkisine sahip değilim; bu yetki Genel Sekreter ve Başkana aittir, suçsuzum’ dedi.

Mahkeme Belediye’den sanığın yetkisini sordu. Belediye ‘Yetki Genel sekretere aittir’ dedi. Hukuk devletinde yasalardan alınmayan bir yetkiyi kimse kullanamazken burada sanığın yasalara göre olmayan bir yetkiyi kullandığı ve rüşvet aldığını Mahkeme onayladı, ‘Rüşvet verilmiş ve de alınmıştır’ dedi.

Olmayan yetkinin nasıl kullanıldığını sormak yargıcın değil; başkalarının görev ve sorumluluğudur. Ben bu köşede bu olaydan önce başkanları uyardım. ‘Yetki devri yapabilirsiniz, ancak sorumluluk sizdedir, sorumluluğunuzu devredemezsiniz, yetki devri yaptığınız kişilerin yaptığından yine siz sorumlusunuz’ dedim.

Sanıkları alt sınırdan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. İnfaz düzenleme yasası gereği sanıkların tahliyesine karar verildi. Müteahhit de aynı cezaya çarptırıldı ve hapis yatmayacak, 6 yıla mahküm olsalar da yatmayacaklardı. Sanıklar hem mahküm hem de infaz yasası gereği tahliye oldu. Aynı cezaya çarptırılan Bahattin K, 8 ay hapis yatarken, Müteahhit iki hafta tutuklu kaldı. Peki, Bahattin K tutuklu yargılanarak mağdur mu edildi?

Sanığa ceza alt sınırdan değil de üst sınırdan verilebilir ve BK 12 yıl hapse mahküm edilebilir, hapis yatması da gerekebilirdi.. Bu nedenle hapis yatması da tahliye edilmesi de yasalara uygun. Peki, yasalar toplum vicdanına uygun mu? Bu soruyu yargıçlara değil; yasayı çıkaranlara yönelteceksiniz. Yargıçlar kafalarına göre değil; delil, belge, bilgi ve mevcut yasalara göre karar verir. Yasa ‘Tahliye et, sal gitsin!’ diyor.

30.03.2020’de çıkarılan 5275 sayılı yasaya göre; 6 yıl veya altında hapis cezası alan bir hükümlü belirli suçlar dışında doğrudan tahliye olma hakkına sahiptir. Rüşvet tahliyeye engel suçlar arasında yer almıyor.

İnfaz düzenlemesine göre; 7 yıl hapis cezası alanlar 6 ay, 8 yıl hapis cezası alanlar 1 yıl, 9 yıl hapis cezası alanlar 1 yıl 6 ay, 10 yıl hapis cezası alanlar 2 yıl, 15 yıl hapis cezası alanlar 4 yıl 6 ay cezaevinde kaldıkları takdirde tahliye olma hakkı kazanırlar.

Gördüğünüz gibi; sizin sorunlarınız beklerken, suçlular için gece, gündüz çalışıp yasa çıkaranlar var. Yasalardaki cezalar da daha suç işlenmeden infaz düzenlemesiyle affediliyor. Bu kolaylık sadece rüşvetçilere değil başka birçok suçluya da sağlanıyor. Cezalar caydırıcı olsa, bu kadar çok suç işlenir mi?  Türkiye suç ve suçlu cennetine dönerken masumlar için cehenneme dönüyor.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar