loading...
Samsun
DOLAR14.1746
EURO15.993
ALTIN813.10
CEMİL CİĞERİM

CEMİL CİĞERİM

Mail: cemilcigerim@gmail.com

DUT (TESELLİ) AĞACININ HİKAYESİ

Tarihi Sinop Tarihi Cezaevi’ni gezenler cezaevinin bahçesinde bir dut ağacı ve yanında “Dut(Teselli) Ağacının Hikayesi”nin yazılı olduğu metal ayaklı bir saç levha pano ile karşılaşıyor.

Panodaki fotoğrafta da “Sinop Cezaevi’nin dış bahçesine diktiğim dut fidesi. 1959 yanımdaki arkadaş Adanalı Sabri İnce ve Hüseyin Pehlivan” notu yer alıyor.

Geriye panodaki “Dut (Teselli) Ağacının Hikayesi”ni bir solukta okumak kalıyor:

 

Ağaç; eski mahkumHüseyin Pehlivan tarafından 1959 yılında dikilmiştir.

Kendisi tarafından anlatılan hikayesi şöyledir:

“….Dut ağacı bu! Dikmek için müdüriyete, yazı yazmam lazım. “Maruzat” deriz biz ona. Yazı gider müdürün önüne, müdür bakar. “Hüseyin Pehlivan yazı yazmış!”

Cezaevinde birçokları da “Yazar” derdi bana, öğle çağırırdı beni.

Müdür beni çağırıp “Yazı yazmışsın, söyle bakalım ne istiyorsun?” dedi.

“Sayın müdürüm, ben bir dut ağacı dikmek istiyorum.” dedim.

“Nereye dikeceksin? Neden, ne yapacaksın dut ağacını? Yani dut büyüyecek, dut verecek, herkes bunun dutundan yiyecek, sana dua edecek öyle mi?” dedi.

Ben, “Müdür Bey öyle değil, aslında hem öyle hem de başka anlamı var” dedim.

“Başka ne anlamı var?” dedi.

Ben de “Dut ağacı büyüdüğü zaman 20 sene, 30 sene, 50 sene sonra, neyse kaç yıl sonra olursa olsun, büyüdüğü zaman buraya gelen mahkumlar diyecekler ki; Bu dut ağacını diken kişi idamdan kurtulmuş, müebbet cezaya çarptırılmış. Müebbet cezayı da bitirmiş çıkmış buradan diyecekler. Bu şekilde teselli kaynağı olacak onlar için. Ben bunu düşünüyorum, daha ümidimi yitirmedim, ben bir gün çıkacağım buradan hiç ümidimi yitirmedim.” dedim.

Öylece durdu ve “Peki dış bahçenin bir yerine dik” dedi.

Hüseyin Pehlivan “teselli ağacını” dikti ve ümit ettiği gibi Sinop Hanı’ndan tahliye oldu.

 

Bir başka panoda Hüseyin Pehlivan şöyle anlatılıyor

Hüseyin Pehlivan, Kafkas göçmeni bir ailenin üçüncü çocuğu olarak 1933 yılında Gerze’nin Yaykıl Köyü’nde doğar.

Toplumumuzun halen kanayan yarası olan, kan davası hükümlüsü gencecik bir delikanlı olarak 1954 yılında Sinop Hanı’na düşer.

İçeride; okur, yazar, çalışır.

Bütün gayreti düzgün bir insan olmaktır.

1966 yılına kadar Sinop’un Hanı’nda cezasını çeken Hüseyin Pehlivan, Ceza Kanunun ilgili maddeleri ve çıkarılan af kanunları ile 1969 yılında Niğde Cezaevinden tahliye olarak memleketine döner.

İş Kanununda eski hükümlüler lehine yapılan düzenlemeler ile Sinop’ta bir dönem başlıca istihdam kurumları arasında yer alan “Amerikan Radarı”nda iş bularak buradan emekli olur.

Çeşitli medya kuruluşları kendisi ile canlı röportaj yapmış ve hakkında yazı dizisi hazırlanmıştır.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar