loading...
Samsun
DOLAR8.1143
EURO9.7927
ALTIN461.20
MEHMET AKSOY

MEHMET AKSOY

Mail: ucuncuboyutmehmetaksoy@gmail.com

ERDOĞAN’IN BİLDİRİ YORUMUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Cumhurbaşkanı/Ak Parti Gen Bşk Erdoğan 104 Emekli Amiral’in gece yarısı bildirisiyle ilgili ‘ Amirallerin girişimi kabul edilemez. Buna ifade özgürlüğü diyemeyiz. İfade özgürlüğü, ülkenin mevcut yönetimini darbe imalı bildiriyle tehdit etmeyi kapsamaz. Montrö Sözleşmesi,  pek çok sınırlama olsa da önemli bir kazanımdır, sözleşmeye bağlılığımızı sürdürüyoruz. Kanal İstanbul’la arasında bağ yoktur’ derken

Amirallerin bildirisine konu Cübbeli Amiral’le ilgili ise ‘TSK'nın disiplin anlayışıyla bağdaşmayacak, fotoğraf veren askere olumlu bakmadık, bakmayız. Biz de yanlış buluyoruz, MSB üzerine düşeni yapacak. TSK kendi içinde soruşturma başlattı ve sonuçlandırdı. Aynı şekilde tamamı da yalan olan bilgilerle, Milli Savunma Üniversitemizi laiklik ve Atatürkçülük tartışması içine çekmeye çalışanlar da sinsi gayeler taşıyor.’ dedi.

Bildiriyle ilgili değrlendiirmemde ‘Amiraller endişeleri ve tepkilerinde haklılar, ancak tepkinin yeri, şekli, zamanı yanlış. Daha önce bu köşede belirttiğim gibi; bir işin yapılması kadar yapılış şekli, bir sözün içeriği kadar söyleniş şekli de önemlidir. Açıklama gündüz yaygın medyaya değil de marjinal bir internet sitesinde gece yapılıyor, gece insanlar değil; yarasalar görür, açıklama yarasalara mı yapıldı?

24 Temmuz 2007 seçimlerine 3 aydan az bir süre varken zamanın Başbakanı Erdoğan, ‘Oylarımız düştü; yüzde 26 (anketlerde 23), ancak seçime kadar oylarımızı nasıl yükselteceğimizi biliyorum’ diyordu. TBMM Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanı seçemedi, Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt 27 Nisan gecesi ‘e- muhtıra’ olarak adlandırılan haklı uyarılarda bulundu. Ak Parti oyları yüzde 23’ten 46’ya çıktı. Göz olanı akıl olacağı görür. Görmek için parmağa değil; parmağın gösterdiği yere bakmak gerekir. Akılsız dostun olacağına akıllı düşmanın olsun, kötü köpek sürüye kurt getirir’.demiştim.

 

Erdoğan ve Ak Parti sözcülerinin bildiriyle ilgili yaptığı açıklamalarda her ne kadar Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne sadık kalınacağı vurgusu yapılsa da daha iyisiyle değiştirilebileceği vurgusu da yapılıyor. Bölgede ve ülkede değişen ve gelişen şartlarda daha iyisini yapmak mümkün mü? Bu sözleşme imzalandığı zaman sözde değil özde olarak Türkiye bölgenin lider devletiydi. TSK’nın Atatürk’e bağlılığına vurgu yapılsa da Takkeli Amiral’in üniforması üzerine giydiği özel kıyafetle Tekke’de görüntülenmesi münferit görülüyor, gereği yapıldığı söyleniyor. Ancak ne yapıldığından söz edilmiyor.

Tank, top, skorski, kobra helikopteri savaş uçaklarıyla darbe yapılamayan bir ülkede emekli amirallerin bildirisine darbe anlamı yüklenirken Ak Parti’nin geride bıraktığı çeyrek asra yaklaşan süreyi hazırlık dönemi olarak görenlere neye hazırlanıldığı neden sorulmuyor?

Amiral yaptığının suç olmadığını mı zannetti?  Bu yolla hızlı terfi etmeyi mi planlayarak Donanma veya Deniz Kuvvetleri Komutanı mı olmak istiyordu? Özel terfi ettirilmiş mühendis bir subay bu hareketi göstere göstere niye yaptı? Kendisi tekkeye girerken tekke de TSK’ya mı girecekti?

Cumhurbaşkanı, MSB ve diğer açıklama yapma yetkisine sahip kişilerden tekkedeki Amiralin akıbetiyle ilgili açıklama yapılmadı. Görevinden mi alındı, ihraç mı edildi? MHP Gen Bşk Bahçeli de ancak Erdoğan’ın açıklamasından sonra konuya üstünkörü temas edebildi.

Amiraller bildirilerini marjinal bir site yerine yaygın medyada, gece yarısı değil; gündüz yapsaydı, Erdoğan ve Bahçeli Montrö’ye bağlılığını, Tekkedeki Amiral ve Harp okulları disiplin yönetmeliğiyle ilgili açıklamalarını bildiriden önce yapsaydı bugün corona veya ekonomiyle ilgili ya da Ukrayna’da ABD ve Rusya’nın yaklaşan sıcak çatışmasının Türkiye üzerindeki olası etkilerini konuşacaktık. Yunanistan’a yığınak yapan ABD’nin olası çatışmada Rusya’nın deniz üstünlüğüne karşı Karadeniz’e geçmek istemesinin doğuracağı sorunları ve yapılması gerekenlere sıra bile gelmiyor.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar