loading...
Samsun
DOLAR14.1746
EURO15.993
ALTIN813.10
CEMİL CİĞERİM

CEMİL CİĞERİM

Mail: cemilcigerim@gmail.com

KESİK BAŞIN ESRARI

24 Temmuz her yıl Türk basınında sansürün kaldırılmasının yıl dönümü olarak kutlanan önemli gündür.

24 Temmuz ile ilgili olarak meslek kuruluşlarının yanı sıra genel ve yerel siyasilerin mesajları gazete sayfalarında yer alıyor.

Bugün ben Ankara’da uzun yıllar gazetecilik yapan Ordulu arkadaşımız rahmetli Berat Yurdakul nam-ı diğer Yula Berat’ın, dönemin Sabah Gazetesi yazarı Selahattin Duman’ın da köşesine taşıdığı yaşanmış bir olayını sizlere aktaracağım.

Yazı 21 Haziran 2001 tarihinde yayımlandı.

İşte o yazının özeti:

“Dostlar birer ikişer aramızdan ayrılıyor.. Medyadaki ömür yaşının 40-50 olduğunu gösteren istatistikleri doğrularcasına.. Gidenin ateşi düştüğü yeri yakıyor ama asıl ciğeri yanan; uzaylılar konusunda açık düşen medyanın kendisi..

Medyanın ciğeri neden mi yanık? Gazetecilik mesleğine başladığım yıllardan tanıdığım rahmetli Kazım Pamuk bugün hayatta olsaydı, adım gibi biliyorum ki "Uzaylıların ziyareti" medyada başka bir boyutta tartışılırdı..

Rahmetli Kazım ne yapar eder; dünyayı ziyaret eden uzaylılar tarafından hazırlanmış bir raporu (!) ele geçirir; "Türk basınında ilk defa.." sloganıyla yayınlatırdı..

Bir hafta evvel kaybettiğimiz Berat Yurdakul da çok iyi gazeteciydi ancak ne Berat ne de benim kuşağımdan birisi Kazım Pamuk ile rekabet edemezdi..

Berat'ta kararlılık ve cesaret vardı..

Kesikbaş cinayetini hatırlarım.. Ankara'nın Hasköy semtinde mahallenin bebeleri futbol oynadıkları topu biraz ötedeki dere yatağına kaçırıyorlar.. Çocuklardan biri topu getirmeye gittiğinde ayağı başka bir şeye takılıyor..

Topa benziyor ama top değil..
Tepiklediği şeyin kesik bir insan başı olduğunu farkeden çocuğun feryadıyla başlayan curcunaya yetişen polis, esaslı bir cinayet ile karşılaşıyor.. Berat da gazeteci olarak orada..

Çalıştığı gazetenin Genel Yayın Müdürü merhum Cemalettin Ünlü heyecanla gelecek fotoğrafları beklemekte.. Başlığını hazırlamış bile..

- "Kesik başın esrarı.."

Olayı inceleyen cinayet masası elemanları delil aramakta.. Bu sırada fotoğraf çekecek olan polis memuru, makinesine film takmadığını fark ediyor.. Amirine çaktırmadan Berat'a;

- "Filmini bana ver.. Ben sana haber kıyağı yaparım.." diyor ve Berat da kabul ediyor..

Yaptığı kıyak da şu: Filmini emanet aldı ya! İlk tahkikattan sonra kesik başı gazeteye sarıp bir fileye koyuyor, Berat'ın eline tutuşturuyor.. Berat, kesik başı gazeteye götürecek.. Fotoğraflarını çektikten sonra alıp emniyete teslim edecek..

Yazı işlerine girdiğinde Cemalettin Ağabey'in kendisini ayakta karşılaması "Getirdin mi?" diye filmi sorması bundan.. Berat haberin kendisini getirmiş.. "Buyur abi manşetin.." deyip gazeteye sarılı kelleyi yazı işleri masasına koyuyor..

Paketi açıp da kesik başla gözgöze gelen genel yayın müdürü "Şak!" diye oracıkta düşüp bayılıyor..

Sen şimdi gel de böyle bir hizmeti, iki dil konuşan Boğaziçi mezunu bir muhabirden bekle..

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar