loading...
Samsun
DOLAR8.5246
EURO10.1113
ALTIN494.48
İSMAİL BAŞARAN

İSMAİL BAŞARAN

Mail: kuzeyhaber1@gmail.com

MİDE BULANDIRAN SORULAR

Son günlerde Çakıcı’nın söylediği sözler Türkiye gündemini değiştirdi. Çakıcı’nın sözlerine Devlet Bahçeli’nin de sahip çıkması ortalığı tamamen karıştırdı. Bu karışıklık aklıma Türkiye’de kayıp olduğu iddia edilen silahları getirdi.
 

Silahların kayıp olduğunu İçişleri Bakanlığı duyurmuştu. Bakanlık 106 bin 740 silahın kayıp olduğunu açıklamıştı. Bunun üzerine silahları ne olduğunun belirlenebilmesi için Ana Muhalefet partisi CHP ”Silahların ne olduğunun belirlenmesi için araştıralım” diye Meclis’e sunduğu önerge AK Parti’nin oylarıyla reddedilmişti. Soru şu: Acaba Çakıcı'nın salınacağı o zamandan beri biliniyor muydu? Silahların bulunması birilerinin elinde olduğu için mi araştırılamamıştı? Daha da önemlisi silahlar sivil bir milis gücü kurulması için mi iç edilmişti?
 

Bu sorunun yanıtını “evet” diye verince karşımıza çıkacak olumsuzlukları düşünmek bile istemiyorum.

GÜNDEM DEĞİŞTİRİLİYOR

 

(MMH) Maske, Mesafe, Hijyen. Bu üç kelime hayatımıza bir girdi pir girdi. Olmazsa olmaz duruma geldi bu kelimelerin oluşturdukları. Salgın nedeniyle yeterli önlemler belediyelerimiz tarafından alınıyor mu?
Maskeleri sokaklara atmamamız gerekiyor, tamam da maskelerin atılabileceği ayrı kabinler ve çöp kutuları belediyeler tarafından yapılıyor mu?  Belediyeler bu konuda sınıfta kalmış durumda. Samsun’un en işlek bölgelerinde maskeler ayrı çöp kutularına mı atılıyor yoksa aynı çöp kutularına mı bırakılıyor? Bu soruya verilecek yanıt kolay, aynı kutulara atlıyorlar ve bunu insanlarımız yarınları düşünmeden yapıyorlar.

 

Belediyeler atık kutularının sayısını artırmalı, sadece çöp kutuları köşe başlarına yerleştirilmemelidir. Çiftlik Caddesi’nden geçerken çöp kutuları görüyorsunuz da acaba atık kutusuna rastlıyor musunuz?
Vatandaşlar olarak biz sorgulamazsak kimse bizlere hizmeti getirmezler. İçinde bulunduğumuz günlerde atıklar için ayrı kutular kullanmak ne kadar önemliyse bir başka önemli konu da su fiyatlarının artırılması ve sağlığa uygunluk ile temizliğin önüne geçilmesidir.

TEMEL VE DURSUN’UN SORULARI

 

Başbakan, Karadeniz gezisinde üniversiteyi ziyaret etmiş. Bir sınıfa girerek öğrencilerle tanışmış. O karizmatik duruşuyla beden dilini de kullanarak bir konuşma yapmış. Etkili konuştuğunu düşünerek "Sorusu olan var mı?"  demiş.
Temel; "Ben size 3 soru soracağım"  demiş;
1-Bu kadar yıpranmış olmanız gerekirken oylarınız nasıl oldu da arttı?
2-Özelleştirme adı altında bütün önemli kurumları yabancılara sattınız, bunlardan ne kadar para kazanıldı?
3-Bu paralar nerde?
Tam bu sırada zil çalmış. Başbakan, "2.derste devam ederiz"  deyip çıkmış. Derse yeniden girince "nerde kalmıştık" diye sormuş. Bu sefer Dursun ayağa kalkmış; "Bizim sorularımızı cevaplayacaktınız" deyince, Başbakan "iyi sor bakalım" demiş. Dursun, "Size 5 sorum olacak" :
1-İktidarda yıpranmış olmanıza rağmen oylarınızı nasıl artırdınız?
2-Bütün önemli kurumlarımızı sattınız, ne kadar para kazanıldı?
3-Bu paralar nerde?
4-Teneffüs zili neden yarım saat erken çaldı?
5-Temel nerede?

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar