comdata sag dikey
loading...
Samsun
DOLAR8.3339
EURO10.0592
ALTIN480.92
İSMAİL BAŞARAN

İSMAİL BAŞARAN

Mail: kuzeyhaber1@gmail.com

PARA CANDAN DEĞERLİ Mİ?

Eğitim Sen Samsun Şube Başkanı Arzu Topaloğlu, korona virüs nedeniyle bir yılda 89 eğitimcinin, son bir haftada ise 7 öğretmenin hayatını kaybettiğini söyledi. Bu rakam gerçekten büyük, hem de çok büyük. Topaloğlu rakamlar karşısında "Acımız tarifsizdir" diyor ve devam ediyor: "Çünkü önlenebilir ölümleri yaşıyoruz. Fakat ölümlerle dalga geçercesine bağımsız anaokullarının ve yüzyüze sınavların yapıldığını da görmekteyiz. "
 

Bu nasıl bir aymazlıktır akıl sır erdirmek mümkün değil.  Madem salgın var, ilkokullar ve diğer eğitim kurumları açılamıyor, anaokulları neden açılıyor, neden orada öğrencilerin ve öğretmenlerin de olduğu gözden kaçırılıyor? Mesele sadece para kazanmak mı, mesele sadece Anaokulu sahiplerinin zararlarını önlemek mi? Ortaya çıkıp çocuklarımızın eğitimden geri kalmasını istemiyoruz diyenler oluyor. Çocuklar eğitimden geri kalmasın da aynı zamanda çocuklar ve o okullara gidip yüz yüze eğitim veren öğretmenler de can vermesinler. Uzaktan eğitimin, yüzyüze eğitim kadar yeterli olamayacağını biliyorum ve anlıyorum da kaybolan para değil candır, can. Paranın, canın önüne geçtiği bir toplum nasıl yaratıldığını buradan açıklamayacağım, sadece paranın insan canından değerli olduğu düşüncesinin yanlış olduğunu söylüyorum.

KANTİN PARALARI KAYIP MI?


AK Parti ve MHP'nin ortaklığındaki CUMHUR İttifakında son günlerde paradan başka konuşulan kelime yok gibi. Çünkü para, sağlığın bile önüne geçmiş durumda. Bir Bakan etik olmayan şekilde ticarete girmiş ve bakanlığıyla ilgili alımları ortak olduğu şirket aracılığıyla yapmış. Vatandaştan ve muhalefetten gelen baskılar üzerine Sayın Cumhurbaşkanı da bakanı görevden almış bulunuyor.
 

Görevden alma, Bakan’ın görevi kötüye kullanma nedeniyle yargılanmasının önünü kapamak mıdır acaba? Eskiden olsaydı, yani Başkanlık sistemi değil de Parlamenter sistemiyle yönetilseydi Türkiye, her içi bir kişinin iki dudağı arasında olmasaydı, görevden alınan bakan ardından da yargılanırdı. Ancak bugünün Türkiye’sinde yiyen yediğiyle kalıyor, yargılama falan yok, sadece “seni görevden aldım” deniliyor. Görevden alınanın da yanına yaptığı kar olarak kalıyor. Kötü örnek örnek olarak gösterilmemelidir, herhalde bundan sonra böyle bir düşünce içinde olan bakana rastlayamayız dedikten sonra da Samsun’a dönelim.
 

Samsun’da bu kez Milli Eğitim Bakanlığı'nı ilgilendiren bir olay yaşandı. Samsun'da okullarda yer alan kantinlerden İl Milli Eğitim Müdürlüğüne aktarılan paylardan bir bölümünün akıbetinin soruşturma konusu olduğu öne sürüldü. Kayıp olduğu iddia edilen 2 milyon lira ile ilgili başlatılan soruşturmanın usulüne uygun yapılmadığı, olayın suçsuz kişilerin üzerine atıldığı bilgisi verildi. Mektupta sorumluların ceza almamasının kendisini rahatsız ettiğini belirten ihbarcı, elinden birşey gelmediğini, sadece konuyu ihbar ederek MEB tarafından olayın soruşturulmasını talep etti.
Bakalım ne olacak, soruşturulunca bunun altından ne çıkacak? Okulların kantinlerinden gerçekten para aktarıldı mı, para nereye gitti, kimin cebine girdi, girdiği cepten çıkacak mı, cep sahipleri yargılanıp ceza alacaklar mı?

NE ZAMAN GÖRECEĞİZ?


İlkadım Belediyesi ilçedeki parkları daha işlevsel hale getirme hedefi ile çevreci bir proje olan güneş enerjisiyle çalışan "Güneş enerjili şarjbank" projesi için düğmeye bastı.
Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma adına yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretimine büyük önem veren İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş, örnek olacak bir projeyi daha hayata geçirecek. İlk etapda ilçede bulunan büyük parklara konulacak olan , “Güneş enerjili şarj banklarda”  vatandaşlar hem oturup dinlenebilecek hem de telefon, tablet gibi elektronik aletlerini güneş enerjisiyle şarj edebilecek. Buna sanırım elektrik firmaları karşı gelirler çünkü gelirleri azalacak, vatandaş da güneşten yararlanıp hizmet alacak

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar