comdata sag dikey
loading...
Samsun
DOLAR8.2474
EURO10.0434
ALTIN485.25
MEHMET AKSOY

MEHMET AKSOY

Mail: ucuncuboyutmehmetaksoy@gmail.com

RUSYA TÜRKİYE’Yİ UYARDI!

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Ukrayna’nın Türkiye’den aldığı insansız hava araçları Rusya tarafından ilk kez dün havada görüntülenmesinin ardından ‘Tüm ilgili ülkelere, Türkiye de bunlardan biri, mevcut durumu iyi izlemelerini tavsiye ettik, Kiev (Ukrayna) rejiminin militarist eğilimlerini teşvik etmemeleri konusunda uyardık’ dedi. Putin, Ukrayna’nın bölünmesini istiyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bütünlüğünü savunuyor. Suriye’nin de bütünlüğü savunuluyordu, ancak bölünmesi için ne gerekiyorsa yapıldı.

 Putin Suriye sorunuyla ilgili 2011’de Erdoğan’a hem ABD hem de bizimle işbirliği yapamazsın! İki tavşan kovalayan hiçbirini yakalayamaz, ikisini de kaybeder.

Başta başkanı Salih Muslim olan PYD olmak üzere, terör örgütleriyle de iş birliği yapamazsın! Cebinde akrep taşıyanı gün gelir o akrep sokar.

Suriye’nin bölünmesini destekleyemezsin! Evi camdan olan komşunun camına taş atamaz.

 Bu uyarılara rağmen hem ABD hem de Rusya ile işbirliği yapmayı denedik, ABD Suriye’den çekilirken, NATO’da aynı ittifak içinde olduğu, müttefiki Türkiye’ye değil;  birinci düşmanı Rusya’ya Kuzey Suriye’yi içindeki PKK ile birlikte bıraktı. Tuhaflık yok mu? PKK terör örgütü olduğu halde, ABD, ‘cephede ittifakları antlaşmalar değil şartlar belirler’ diyerek, PKK'ya silah verdi, eğitti, donattı, ordu ve devlet kurması için yardım etti. Bu da tuhaf değil mi? Değil; çünkü ABD bu eğitim, donatım işini uzun süre Türkiye ile birlikte yaptı. ABD'nin Düşmanlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (CAATSA)’nı Türkiye karşı uygulamaya koydu. Bu ne demek? Türkiye müttefik değil; düşman. Biz Rusya’nın uçağını düşürdük, Rusya İdlip’te askerlerimizin üstüne bomba yağdırdı.

 Terör örgütleriyle işbirliği yaptık, Suriye’nin bölünmesinin yolunu açtık.  PYD Başkanı Salih Muslim’e kırmızı pasaport verip, kırmızı halı döşedik, Başbakan Davutoğlu ile görüştürdük, sonra hakkında kırmızı bültenle aradık. Bize hiç kimse inanmadığı için, kırmızı bültenin gereğini yerine getirmedi. Suriye’de biz şehit verdik PKK toprak, biz sığınmacı kazandık.

 ABD ve Rusya’nın yolları Ukrayna’da bir kez daha kesişiyor. Ukrayna’nın doğusunda  Lugansk ve Donetsk gibi büyük şehirlerin de bulunduğu Donbass bölgesinde Rusya yanlısı ayrılıkçıların bağımsızlıklarını ilan etti. Henüz başka ülkeler tarafından tanınmayan Rus ayrılıkçıların kurduğu Donetsk Halk Cumhuriyeti’yle Ukrayna arasında 2014’ten beri devam eden çatışmalarda 13 binden fazla insan hayatını kaybetti. Ukrayna ya bölünecek ya da Rusya ile savaşacak.

 ABD ve NATO’dan yardım isteyen Ukrayna üyesi olmadığı NATO’dan askeri destek alması mümkün görünmüyor. ABD bir taraftan Rusya’ya karşı Yunanistan’a yığınak yaparken, diğer yandan da NATO’yu devreye sokmaya çalışıyor. Almanya gelişmelerden Rusya’yı sorumlu tutsa da askeri çözüme karşı.

 ABD’nin bölgedeki hazırlıkları karşısında Rusya Donbass sınırına binlerce tank, 100 binden fazla asker, S 400 hava savunma sistemleri ve balistik füze rampaları yerleştirdi. Hazar’daki donanmayı Karadeniz’e, Karadeniz’deki gemileri sıcak bölgeye Azak Denizi’ne kaydırdı. Savaş hazırlıklarını tamamladı, eller tetikte düğmeye basılması bekleniyor.

 ABD Montrö Boğazlar sözleşmesi gereği Karadeniz’e sokabileceği gemileri Karadeniz’e gönderme kararını Türkiye’ye bildirdi. Daha önce Ukrayna’ya askeri eğitim desteği adı altında gönderdiği 2 bin askere ilaveten yeni asker gönderdi. Putin, sıcak temasın sonuçlarının Ukrayna için çok çok ağır olacağını belirtti.

Türkiye düz politikayı bile bugüne kadar uygulayamamışken, çok yönlü, çok esnek, ulusal çıkarları koruyan bir politikayı uygulayabilecek mi? Ak Parti hükümetlerinin ilk Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, kendinden önceki dış işleri bakanları onay vermediği halde Rumların kurduğu ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğine onay verdi. Türkiye’nin onayı olmadan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB’ye üyeliği mümkün değildi. Kıbrıs Cumhuriyeti AB üyesi olmasaydı, Hiçbir Avrupa devleti Akdeniz’e gelemez, doğalgaz veya hidrokarbon arayamazdı. Akdeniz sorununu bizim dışişleri bakanımız yarattı.

Türkiye sahip olduğu potansiyelleri iyi değil sadece kullanabilseydi bugün bölgenin efendisiydik, uygulanan çok kötü diplomasi sonucu geldiğimiz noktaya bakılırsa gideceğimiz nokta da görülür. Türkiye’nin artık hata yapma lüksü kalmamıştır. Küçük bir hatada filler tepişir, çimler ezilir.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar