loading...
Samsun
DOLAR8.3885
EURO10.1744
ALTIN502.92
İSMAİL BAŞARAN

İSMAİL BAŞARAN

Mail: kuzeyhaber1@gmail.com

SALYA TEHLİKESİ KAPIMIZDA

Türkiye bir süredir Marmara'yı etkisi altına alan müsilaj(deniz salyası) tehlikesinin yol açtığı tahribatı konuşuyor. Bu arada deniz salyasının Samsun’a geldiği yolundaki iddialar da ortada. Samsun-Sinop Su Ürünleri Yetiştiriciliği Birlik Başkanı Osman Parlak, Karadeniz'de deniz salyası teklikesinin şuan için oluşmadığını söyledi. Ancak bu açıklamadaki “şu an” ifadesi dikkatimi çekti. Bu ifadenin altında “yarının ne getireceği belli değil” demek mi istedi Sayın Parlak merak ediyorum.

Deniz salyasının Marmara’daki sorunu Karadeniz’e getirmesinin kaçınılmaz olduğunu söylemek mümkün. Çünkü doğa olaylarının hangi şartlarda nasıl gelişeceği uzun yıllardır belli. Denizlerimizdeki su akıntılarının nasıl olduğu belli. Marmara’daki akıntı boğazdaki akıntılar nedeniyle ortada. Boğazdaki dip akıntısı Karadeniz’e dolayısıyla da Karadeniz’in doğusuna doğru gelişiyor. Kısaca dip akıntıları İstanbul boğazından gelen suyun Karadeniz’in doğusuna doğru geliştiği ardından da doğuya doğru olan bu akıntının seyrini tamamladıktan sonra denizin üzerinden batı yönüne döndüğü bilinen bir gerçek.

Bu gerçek ışığında Karadeniz’in dip suları önceklike deniz salyasının akış yönü yüzünden Samsun ve sahillerini dolaşarak Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin’den  geriye dönecektir. Bu da Karadeniz’deki dip akıntısının Karadeniz’in sadece dip sularını değil de suyun üzerine de zarar vereceği aşikardır. Çünkü Karadeniz’in dip suyunun akışı nasıl ki doğuya doğrudur, üst suyu da doğudan bayıya doğrudur. Bu Karadenizdeki balık göçünün yıllardır izlediği rotadır. Bu adece bilim adamları değil Karadenizde avcılık yapan balıkçılar tarafından da bilinmektedir.

Bu Deniz Salyası sıkıntısı dolayısıyla yakınlarda Samsun sahillerinde de görülürse şaşırmamak gerekir. Karadeniz bölgesinde hava ve deniz sıcaklığı artmaya başlamıştır. Haziran sonuna doğru ve Temmuz başında bu sıcaklık daha çok hissedilecektir. Sorun işte o zaman daha fazla kendisini hissettirecektir.

Samsun’un özellikle denize kıyısı olan ilçelerinde hissedilmesi muhtemel deniz salyası ekonomiyi de olumsuz etkileyecektir. Bir yılı aşkın süredir kovid nedeniyle zor durumdaki sahil kasabaları ve ilçelerinde bu kez de deniz salyası piyasaları olumsuz etkileyecektir. Denizlerin kullanılamaz duruma gelmesi durumunda bu bölgelerdeki esnaf ne yapacaktır. Yıllık gelirlerinin büyük bölümünü yaz aylarında kazanacaklarına bağlayan esnafın bu yıl da durumu pek iç açıcı olmayacaktır.

Ne yapılmalıdır sorusuna gelince sahil ilçe ve kasabalarında denize girilemeyecek duruma gelinince esnaf da darda kalacaktır. O zaman yapılması gereken de  esnaflara hükümet tarafından veya Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından maddi yardımda bulunulmasıdır.

Kimse Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin kaynağı yok demesin. Kaynağı olmayan belediye esnaf dert küpü iken yapılmış yolları ve caddeleri bozup yeniden yapma durumuna girmez. Yapılı yerleri bozup yeniden garaj yapımı projelerini başlatmaya kalkmaz. Samsun Büyükşehir Belediyesi’ni yönetenler müteahhitleri düşündüğünden daha fazla vatandaşı da düşünmek zorundadır, küçük esnafa yardım etmek zorundadır. Har vurup harman savurmayı ön plana çıkarmak “ben bundan sonra aday gösterilmem kim gelirse gelsin” demek ise kendisine oy veren ve kendisini aday göterip destekleyenlere ihanettir.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar