loading...
Samsun
DOLAR14.1746
EURO15.993
ALTIN813.10
REMZİ KOZAL

REMZİ KOZAL

Mail: remzi@hedefhalk.com

Şehir ve şehirleşme

Son zamanlarda şehirleşme ve şehircilik gündemin ön sıralarında yer almaya devam ediyor. Şehir ve şehirçilik konusuna kısaca bir göz atalım. Şehir; insanların iklim şartlarından ve her türlü saldırılardan korunabilmesi, medeni ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla bir araya gelmelerinden ortaya çıkan geniş, kalabalık yerleşme bölgesine verilen isim. İlk kurulan şehirlerde düşmana karşı korunma birinci planda tutulmuş, şehirler yükseklere, tabii kale  konumundaki kayalıklar üstüne kurulmuştur.  Daha sonra kurulan şehirlerde su, yol, kanalizasyon ve enerji kaynaklarının temin ediliş, dağıtım ve kullanımı dikkate alınarak, şehirlerin yapısı değişimlere uğramıştır.

Şehirlerin kurulduğu yerlerin deniz, nehir kıyıları gibi diğer bölgelerle irtibatını kolay olmasına dikkat edilmiştir. Dünyanın en büyük şehirlerinin deniz kıyılarında kurulması buna güzel bir örnektir. Şehirlerin büyümesinde çok çeşitli faktörler vardır. Kudüs, Roma gibi şehirlerin büyümesinde dinin de etkisi büyüktür. Nice, Miami, Los Angels gibi şehirlerin büyümesinde iklim etkisi büyüktür.

Ziraatin makinalaşması, savaşların topyekün özellik kazanması, ulaşım, enerji kaynakları gibi temel ihtiyaçların bölgelere yaygınlaştırılmış olması, şehirlerin çok genişlemesine ortam hazırlamıştır. Şehirlerin büyümesiyle  şehircilik başlıbaşına bir ilim konusu olmuştur ve  modern şehirler, şehir planlaması esas alınarak genişlemektedir.

Planlı Gelişme ve Şehirlerin Planlanması

Şehir planlaması; medeniyet tarihi kadar eskidir. İnsanların belli bir merkez etrafında devamlı kalmak üzere yerleşmeye başlamaları, ihtiyaçları karmaşık hale getirmiş, böylece şehir planlaması fikri doğmuştur. Çok eski tarihlerde kurulmuş, planlaması mükemmel olan şehirler, yapılan kazılarda ortaya çıkarılmış bulunmaktadır.

Şehir planlamasına ilk adım, şehrin su ihtiyacını karşılayacak su yollarının planlanmasıyla atılmıştır. Şehir planlamasını etkisi altında bulunduran en mühim faktörse, şehrin her türlü düşmana karşı korunmasıdır. Yapılan incelemelerden şehircilik konusunda büyük adımların Romalılar zamanında atıldığı görülmektedir. Ortaçağda şehirler ihtiyacı karşılayamaz, sıkışık bir duruma gelmiştir. İslam devletlerindeyse şehirciliğe önem verilerek; birbirinden güzel, büyük şehirler kurulmuştur.

Türkler’de de, tarihi gelişim içerisinde önemli şehirler kurulagelmiş bulunmaktadır.

Modern Şehirçilik Planlaması ve Ülkemizde Durum

Modern şehir planlamasi 20. Yüzyılda başlamıştır. Bu devirde şehirlerin planlamasında ekonomi başrolü almış ve şehrin kurulacağı saha bölgelere ayılmıştır. Modern şehir planlaması yapılan bir yerde  ulaşım, su, elektrik, kanalizasyon gibi altyapı tesisleri önceden hazırlanır, şehrin bu bölgeye yayılması için bu bölgedeki temel ihtiyaçlar ucuz tutulur. Sanayi tesislerinin, şehirlerin çok dışında yer almasına dikkat edilir. Modern şehircilikte  de düşmana karşı şehrin korunması tesirlidir. Uçak, füze ve nükleer silahların gelişmesi; ulaşımın sessiz ve şehir altından yapılması maksadıyla metroların inşa edilmesi de  şehir planlamasının bir parcasıdır.

Şehirlerin en büyük açmazı, hızlı nüfus artışları ve motorlu araçların sayısındaki artışla meydana gelen trafik proplemidir. Şehir planlaması; şehir halkının şehir içinde bir yerden diğer bir yere nakli, hava alanları, tren istasyonları gibi nakliye bölgelerinin yer seçimi, park yerleri, okullar, gürültü, çevre ve hava kirliliği, kanalizasyon, ısıtma, su ve enerji temini gibi çok yönlü birçok konuyu içine alır. Şehir planlaması bütün bu konuların ahenkli bir şekilde hazırlanmasıdır.

Ülkemizde, şehirleşmedeki sıkıntıların temelinde; plansız göçlerin yer aldığı gerçeği ortadadır. Türkiye haritasını ikiye katladığımızda, doğu bölgesinin batı bölgesine doğru yoğun bir göç eğilimi gösterdiğini istatistikler gösteriyor. Akdeniz ile Karadeniz arasındaki en dar bölge Samsun ile Adana arası olup kuş uçuşu 500 kilometre kadardır.  Türkiye haritasının doğu bölümünü de ikiye katladığımızda; güneydoğu bölgesinin ağırlıklı olarak, Adana üzerinden Akdeniz bölgesine doğru aktığını ve kuzeydoğu bölgesinin de Samsun üzerinden, özellikle İstanbul’a doğru aktığını gözlemliyoruz.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar