loading...
Samsun
DOLAR8.4702
EURO10.0779
ALTIN498.69
İSMAİL BAŞARAN

İSMAİL BAŞARAN

Mail: kuzeyhaber1@gmail.com

YERSENİZ: 2.825,90 TL

Şimdi sıra asgari ücretlilerde, çalışanlarda ve emeklilerde bakalım bu işin sonu nereye kadar gidecek. Asgari ücreti artıramayan ve çalışanları açlık sınırı altında bırakıp yurt dışına yardım edenler bundan sonra ayaklarınızı denk atacaksınız, çünkü artık ne yaparsanız yapın ilk seçimde gideceksiniz. Tenceresi kaynamayan evden halen oy bekliyorsanız avucunuzu yalayacaksınız. Bundan sonra ne dini kitapları sallamak, ne camide ezan okumak veya Kuran’dan ayetler okumak da kurtaramayacak sizleri.

Karnı doymayacaklar açlık sınırındaki asgari ücret alacaklar seslerini çıkarmazlarsa başlarına daha çok gariplikler gelecektir. Şimdi merak ettiğim bu sendikaların genel başkanları ne yapacaklar, kulaklarının üzerine yatacaklar mı bu ücreti verenlere nasıl bir tavır takınacaklar? Grev haklarını kullanacaklar mı yoksa korkacaklar mı?

 BİR GARİP ÖLMÜŞ

Yunus Emre yıllar önce bakın neler söyledi garipler için. “Bir garip ölmüş diyeler, üç günden sonra duyalar, soğuk su ile yuyalar, şöyle garip bencileyin…”

Aradan yıllar geçti garipler için hiçbir şey değişmedi, ne imparatorluklar kuruldu yıkıldı, ne devletler kuruldu yıkıldı ancak gariplerin kaderi aynı kaldı. Ne dün ne de bugün halkı yönetenlerin büyük bölümü saraylarda oturdukları için halkı görmediler, neye ihtiyaçları olduğunu, ekmek bulup bulmadığını bile sormadılar.

Bunun son örneği de Samsun’un 19 Mayıs ilçesinde yaşandı. Virane evinde yaşam mücadelesi verirken vatandaşlar tarafından bulunan Zekiye Behatır, kaldırıldığı hastanede korona virüs nedeniyle hayatını kaybetti.  Haber böyle yer aldı gazetelerde. Samsun Valisi Zülkif Dağlı, yaşanan acı olay sonrası, kent genelindeki tüm ilçe kaymakamlarına talimat verdi. Vali Dağlı'nın ilçe kaymakamlarına "İlçelerinizdeki tüm muhtaç kişileri bulun, yardımına koşun" talimatı konuşulmaya başlandı. Belki de bu daha önce yapılmalıydı. Ancak olsun yine de Sayın Vali hatırladı ya garibanları. Umarım Samsun Valisinin bu talimatı yerine getirilir de artık Zekiye nineler yaşamlarını gariban bir şekilde kaybetmezler.

NE DİYECEK

CHP Terme ilçe Başkanı İbrahim Yavuz, Büyükşehir Belediyesi Mali hizmetler Daire Başkanı Bahattin K.'nın rüşvet iddiası ile tutuklandığını hatırlattı. "Bu kişi Terme'den Büyükşehir'e gitmiştir. Hakkında zimmetine para geçirme iddiaları var. Terme Belediye Başkan da açıklama yapmalıdır” dedi. Elbette yapmalıdır, hatta daha önceki başkanlar da bu açıklamalara katılmalıdır. Acaba bu kişiyi jet hızıyla yukarılara taşıyan belediye başkanları da yargılanacaklar mı?

 YÜKSELİŞİN ARDINDAKİ GÜÇ

Belde belediyesinde zabıta memuru olarak göreve başlayan ve daire başkanlığına kadar yükselip 'rüşvet' iddiası ile tutuklanan Büyükşehir Belediyesi Daire Başkanı Bahattin K.’nin 'muhteşem yükselişi' duyanları şaşırtmaya devam ediyor. Konu sadece şaşırtmakla kalmıyor bu kişi buralara nasıl geldi, arkasındaki güç kimler sorusunun da sorulmasına yol açtı.

Füze gibi yükselen ve tutuklanan Bahattin K. İlk olarak İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, Evci Belediyesi’nden alıp memur olarak atamış. Ardından İlkadım’ı AK Parti’den devralan Necaattin Demirtaş döneminde sınavsız bir şekilde müdür yapılmış bu arkadaş. Yetmemiş Terme Belediyesi’nde de Müdür olarak çalışmış. Yetmemiş bu kez Başkan Ali Kılıç döneminde de Müdür yapıvermiş. Sonra da Mustafa Demir koltuğa oturunca Büyükşehir Belediyesi’ne Daire Başkanı

olarak gelivermiş. Sonrası malum,  rüşvet aldığı iddiaları ortaya atılmış ve tutuklanmış.

Kendisine, yargı karar vermeyince rüşvet aldı denilemez de ateş olmayan yerden de duman çıkmaz derler halk arasında. Burada tartışılması ve üzerinde durulması gereken konu bu kişinin bu kadar yükselişinin arkasında bir gücün olup olmadığıdır. Varsa böyle bir güç o gücün ortaya çıkarılmasıdır yapılması gereken.

İnsanlar iş bulup çalışamazken bir insan nasıl bu kadar belediyede iş bulabiliyor ve her geçen gün füze gibi yükseliyor. Peki, bu vatandaş daha önce çalıştığı belediyelerde de rüşvet suçu işlemiş mi böyle bir suça karışmış mı? Ve hakkında bir soruşturma yapılmış mı?

Eğer bu belediyelerde de böyle rüşvet işleri olmuş ve görevden alınmamışsa o zamanki amirleri ve müdürleri yani belediye başkanları da sorgulanmalıdır. Yargı sorgulamıyorsa vicdanlarda sorgulanmalıdır bu konu. Türkiye bir yasa devletidir ve yasalar kişilerle kaim değildir, bu kişi de yargılanmasının ardından suçlu mu değil mi diye ortaya çıkacaktır.

TÜRKİYE ÇÖPLÜK MÜ?

Bu soruyu İYİ Parti Samsun milletvekili Bedri Yaşar sordu. Yaşar, Türkiye'nin ithal ettiği çöplere tepki gösterip "Türkiye, Avrupa'nın çöplüğü değildir "dedi.

Yaşar sonra da alınan çöplerin işlendiğine dikkat çekti. Çöp üreten ülkelere kirli ülkeler gözüyle değil de üreten ülkeler olarak bakılmalıdır.  Çünkü bir ülkede çöp varsa üretim var demektir. Eğer Türkiye’de çöpü bile yurt dışından alıyorsak üretimimiz dip yaptık demektir. Kısaca Türkiye üreten ülke durumundan çıkarılıp tüketen ve dışa haline getirilmiştir. Bunun müsebbibi ise 20 yıldır Türkiye’yi yönetenlerdir.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar