loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.7651
  • Euro 6.5229
  • GR ALTIN 243.52
  • ÇEYREK 396.85

  • 23 Aralık 2018, Pazar 10:00
A.ONURŞAHİNOĞLU

A.ONUR ŞAHİNOĞLU

HERKESİN MUTLU OLDUĞU BİR CEHENNEM

Kampanyalar: Önce Kara Cuma geldi; hemen ardından Siber Pazartesi. Deleuze’ün girdigi topluma göre evirilen kapitalizminin büyük bir coğrafya uzmanı olduğunu biliyorduk da astronomiden anladığını hiç bilmiyorduk. Hayat işte, size neler öğretiyor neler. En uzun gece mi yaşanacak? Daya kampanyayı. Sistem diye adlandırdığımız yapı, bir yandan insanin pestilini çıkarırken, diğer yandan ona mutluluk alternatifleri sunuyor. Problem ve çözüm. Yeni problem ve yeni çözüm. Ne kıyak düzen, ne çetin bir döngü! Alışveriş yapıyoruz, harcıyoruz. Şimdiye kadar kargo şirketinden paketini alan kimsenin sevinçten havalara uçtuğunu görmedim. Günahını saklar gibi insanlar. Çünkü herkes kalbinin derinlerindeki bir yerde hiçbir şeyin değişmediğini biliyor. Sorunlar hala orada. İnsanlar hala orada. Zulüm hala orada. Orada. İnsanoğlu uyandığını düşündüğü her an, uykunun daha derin bir katmanına batıyor. Hayır, bedenimizi sarmıyor bu yoğun hiçlik. Tam aksine maneviyatımızı sarıyor.

Şimdi bütün yargılarından ve korkularından sıyrılıp su soruya kendi içinde dürüstçe cevap ver: Mutlu musun?

Gamze Özçelik: Tesettürün ‘t’sinden bile korkar hale gelen kesim, hemen eleştiri oklarını fırlatmaya başladı. İdeoloji merkezli bu eleştirilerin arkasında başka, bambaşka bir sebep var. Aslında başını örttüğü için değil, dünyevi birçok şeye hayır deyip sırtını çevirebildiği için öfkeliler ona. O kadar umutsuz bağlarla bağlanmışlar ki yasadıkları hayata, bir başkası zincirlerini kırabildiğinde büyük bir nefret duyuyorlar. Hoşlanmıyorlar, kıskanıyorlar. Gidebildiği için, genel yargıları yok sayabildiği için, diğerlerine yârdim etme cesaretine sahip olabildiği için.

Papağan Bahtiyar: Boks bir spor dalı ve amatör koşullar altında yapıldığında bunu hissedersiniz. Bitmeyen, bol terli antrenmanlar, bu spora has bir yalnızlık… Ancak işin içine para girdiğinde bu spor dalının show business’a yavaş yavaş nasıl dönüştüğüne şahit olursunuz. Sıkı kombinasyonların, dayanıklılığın, düştükçe ayağa kalkmanın yerini daha çok kan, sportmenlik dışı tavırlar ve şiddete meyil alır. Sonuçta seyirci toplamak ve parayı katlamak gerekir. Yine spor mudur? Evet spordur. Ancak uygulanış büyük ölçüde değişmiştir artık. Televizyonu da böyle değerlendirin. Reyting oranlarını artırabilecek potansiyele sahip insanları bulursunuz karşınızda. Biri gider, diğeri gelir. Alan memnun, satan memnun. Olan Bahtiyar’a olur. Ama unutmayın “Yarın Hakkın divanına varınca, Süleyman'dan hakkın alır karınca.”

Satranç ve diplomasi: Oyunda açmaz denen bir kilit durumu vardır. Eğer şahınız veya önemli diğer bir taşınızı başka bir taşın arkasına sakladıysanız, koruyucu olan taş tehdit edildiğinde kıpırtadamazsınız. Çünkü arkasında daha önemli bir taşınız vardır. Rakip de bunu bildiğinden sürekli olarak bu koruyucu taşı tehdit eder. Yani sağlamlığına güvendiğiniz yer bir anda en zayıf yeriniz oluverir. ABD, Suriye’den çekilme kararıyla birlikte uzun süredir yürüttüğü ikili stratejiyi bozma çabasına girdi. Türkiye her hamlesinde bu terör gruplarını tehdit ettiğinde, ne ilerleyebiliyorlar ne de geri çekilebiliyorlardı. Böyle bir iş içine girseler hemen arkalarında duran ABD’nin politikaları zarar görecekti. Böylelikle, terör grupları da kendilerine Fransa gibi önünde duracakları, çıkarlarını koruyacakları yeni şahlar ve vezirler aramaya başladı. Nitekim bu gruplar birilerinin çıkarını korumazlarsa, varlık sebepleri de ortadan kalkar.

N’apiyorsun?: Trafikteyim. Sağ taraftan önümdeki aracın önüne pat diye başka bir araç çıkıyor. Sert ve ani bir çıkış. El frenleri çekiliyor. Boşu boşuna ters bir durum yaşanmasını istemediğimden ben de çekip inmek için hazırlanıyorum. Önümdeki şoför araçtan inerek yola hızla çıkan araca doğru “N’apiyorsun!” diye bağırmaya başlıyor. Daha fazla ilerlemeden sadece bağırıyor. Diğer araçtaki şoför genç bir çocuk, hatasının farkında. Korkmuş, inmiyor araçtan. Gözleri kendisine bağıran adama kilitlenmiş. Adam bağırıyor:”N’apiyorsun!” Sürekli bir tekrar. İlk üçünden sonra adamın sorusunun muhatabının o anda bizimle olmadığını anladım. Belki eşiydi, belki patronu,  ama kesinlikle o genç şoför değildi. İnsanlar gergin, insanlar umutsuz. Her ne kadar birbirine bağlı olsa da siz yine de ekonomiyi boşverin; ruhsal krizimiz daha büyük.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık