loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.7154
  • Euro 6.3307
  • GR ALTIN 270.98
  • ÇEYREK 443.04

  • 30 Mart 2018, Cuma 10:00
AV. ARZUSABUNCU

AV. ARZU SABUNCU

ÇOCUKTAN GELİN OLMAZ!!!-2

Çocuk yaşta evliliklerin önlenebilmesi için neler yapılması gerektiği ile geçen hafta kaldığımız yerden devam edeceğim.

-Okul öncesi eğitimden başlayarak,eğitimin her kademesinde “Toplumsal cinsiyet Eşitlği,İnsanHakları,Çocuk Hakları” konularını içeren dersler mutlaka yer almalıdır.

-Etkili, caydırıcı,kaçınılmaz yaptırım için çocuğu tehdit eden bütün eylemleri içeren suç tanımı yapılmalıdır.

 Bu kapsamda; mağdur ve fail arasındaki yaş aralığı,önleyici tedbirler,mağdura sağlanan destekler,istismar şüphesi halinde kullanılabilecek müdahale biçimleri,mağdurun yargı sürecine dahil olmasıyla maruz kaldığı ikincil mağduriyetlerin önlenmesi bakımından düzenlemeler yapılmalıdır.

Ayrıca yine bu kapsamda TCK’da küçük yaşta evliliğin suç olduğuna dair ayrı bir yasal düzenleme yapılmalıdır.Hatta bu suç tanımında da suçu azmettirenler,iştirakçilere de ceza verilmesi yoluna gidilmelidir.

-Kamu yönetiminde görev alanlarında çocuk evlilikleri özendirici davranış ve konuşmalar yapmaktan kaçınması ve hatta bu konuda vicdanları rahatsız edecek söylemlerde bulunanlara, kamuoyunu rahatlatacak şekilde yaptırımlar uygulanması gerekmektedir.

Zira son yıllarda siyasi iktidarın maalesef ki kadın ve çocuk konusunda takındığı takiyyeci tavırların söze dönüşmüş şekilleri aşağıdaki gibidir;

Türkiye Cumhuriyetinde bir öğretmen diyor ki (adlarını zikretmeyi uygun bulmuyorum) …

“Okula giden kızlar baldır bacak açarak erkek öğretmenleri tahrik ediyorlar.Kızlar okula gönderilerek fahişe olmaya teşvik ediliyorlar…”

Bir din öğretmeni daha diyor ki; “Başınızı örtmüyorsunuz,size tecavüz mubah”…..

Bir İlahiyat Profesörü ve hatta bölüm başkanı ise ne diyor; “Kadın yüzünü de kapatmalı,dar giysi tesettür olmaz,parfümlüye cennet haramdır,saç boyama  caiz değildir,konuşurkenkırıtmayınız,kadının evden çıkması hele hiç caiz değildir oturun evinizde…”

Devletin televizyonunda yayınlanan iftar programında konuk olan ve hukuk okumuş bir tasavvuf düşünürü bakın ne diyor; “Hamileliği davul çalarak ilan etmek bizim terbiyemize aykırıdır. Böyle karınla sokağa çıkılmaz ,her şeyden önce estetik değildir…”      “Beyinin kullandığı otomobile binerek birazcık dolaşır.Sonra akşamüstü çıkarlar.Şimdi ise maşallah kanatlısı kanatsızı televizyonlarda uçuşuyor.Ayıptırayıp,bunun adı realizm değildir,bunun adı terbiyesizliktir….”

Veee bu kadar fütursuz , şuursuz ve hatta akla ziyan ahlaki boyutu geçen bu konuşmaların sonucunda yani ülkemizi çağdaşlıktan uzaklaştıran temel zihniyetin söz figüranları  ile içten içe kemiren bu zihniyet hiçbir zaman amacına ulaşamayacaktır.

Çocuk gelin yerine, çocuğun istismarı demediğimiz,çocuk istismarlarını kayıt altınaalamadığımız,anne ve babaları ve kamu görevlilerini eğitemediğimiz(ve susturamadığımız) sürece ne çocukları ne kadınları korumak, ne de sağlıklı bir toplumda yaşamak mümkün olamayacaktır..

Tüm siyasi partilerden Kadın ve Çocuk hakları konusunda çalışma yapmak üzere ayrıca komisyon oluşturmalarını ve bu çalışmalarda Türkiye Barolar Birliği ve Kadın ve Çocuk konusunda çalışma yapan sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile işbirliği içinde olmalarını ve Laik Cumhuriyetimizin ilkelerine hassasiyet gösterilmesini talep etmekteyiz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık