loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.7003
  • Euro 6.3082
  • GR ALTIN 275.39
  • ÇEYREK 450.27

  • 19 Ağustos 2019, Pazartesi 10:00
A.YENERCABBAR

A.YENER CABBAR

Anlayamadığım çok şey var..

Sürekli yazıyoruz da, bunlarda bir düzelme yok mu diye soranlar var.

Haklılar da..

Çünkü düzelmiyorlar, sürekli sobeleniyorlar. 

Sanki Samsun'a, Samsunluya bilerek zarar vermek istermiş gibi; bir çaba içindeler gibi görülüyorlar.

Kimi korumasını 'Daire Başkanı ve Genel Müdür gibi çifte makama getiriyor', kimi yeğenini şef yapıyor. 

Bir diğeri 'Daha iyisi var mı diyerek, yeğene özel kalemi teslim ediyor'.  

Yandaşlara yüksek maaşlı danışmanlıklar da var. 

Hem de dışarıdan hizmet alınarak, fatura kestirmek suretiyle, hem yandaşa, hem de dışardaki yandaşa çıkar sağlıyorlar. 

Liyakat nerede diye sorsanız; onlara göre yeğenler, yandaşlar liyakatli.. 

Kime göre; neye göre.. 

Şu kente bir katkınız olsun diye bu vatandaş size oy vermiş seçmiş, "Sizler eşe dosta makam verme peşindesiniz' diyen herkes haklı görülüyor.

Samsun'a katkınız ne diye sorsak, "31 Mart'tan sonra içme suyuna seçim öncesi indirimden sonra, yüzde 25'lik 'tüfe katkılı' kazık bir zam diyebiliriz". 

Yani hizmet yerine 'batık SASKİ'yi kurtarma operasyonu.

Nereye al atsak inanın biz de şaşırdık. 

SAMULAŞ'ta durum nedir  desek; yeğenini şef yapan Genel Müdür kendisi söylüyor;

Aylık 2 ile 2,5 milyon lira zarar ediyoruz. 

SASKİ zarardayız diyor, '877 kişi 12 bin 500 lira ile 15 bin lira arasında maaş alıyor..

Kim bunlar diye soruyoruz, "Büyükşehir Belediye Başkanı Demir'in fotoğrafını makamına asan genel müdüre 'ses yok'..

Gıda OSB, almış başını gidiyor. 

Gelen yatırımcıya yer vermek şöyle dursun, kapalı depolar, yer tahsislerine uymayanlara 'imtiyazlar' devam ediyor. 

Bu dönem yerel gazetelerin dışında, yaygın basına çok haber olan ve bundan böyle  de olacakları görülen '31 Mart sonrası yeni yerel yöneticilerimizin' ne yapmaya  çalıştığını anlayamadım ben. 

Neye hizmet ediyorlar,  işin içinden mi çıkamıyorlar, ama bu kadar borç harç içindeyken, yeğenlere, korumalara, yandaşlara, danışmanlara nasıl mevki bulmak için mesai harcıyorlar onu  çok anlamıyorum.

Farklı işliyor olmalı kafaları. 

Samsun'un hafızası konumundaki bir çok kişiyi, kapının önüne koyarken, Samsun'u hiç bilmeyen yöneticilerle 'nasıl tasarruf yapacaklar bilemiyorum'.

Nasıl daha verimli çalışacaklar, onu hiç anlamıyorum. 

Kaldı ki; Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'in 'ortak akılla çözeceğiz' sözleri de havada kaldığına göre; Samsun'u tanımayan yöneticileriyle, 'nasıl akılcı bir çözüm bulacak', umut bile edemiyorum. 

Çiftlik Caddesi'ni ulaşıma açacağız, diyor neye göre söylüyor?..

Kızılırmak Deltası'nı övüyor, UNESCO'dan söz ediyor, geçtiğimiz gün oradaydım, 'kıl çadırını bile kapatmışlar', misafirlerime rezil oldum. 

Otobüsle tura katılanlara rastladım; "Çay içecek, bir şeyler yok mu yer yok mu diye sordular"..

Belli ki onlar da Samsunlu değildi. 

Yol bitti buraya kadar diyen Jandarma yanıtladı;

"Kıl çadırlar vardı ama kapalı" dedi. 

Ha bir de saat 17.00'den sonra 'Kızılırmak Deltası'na gitmeyin'..

Jandarma adım attırmıyor. 

Yani şimdi diyeceksiniz ki; kime yazıyorsunuz, Kızılırmak Deltası ile ilgili yazıyı. Kim bilebilir ki oranın doğal yapısını, yaşamı.

Evet bu soruyu  sormakta haklısınız.. 

Samsun'u 31 Mart'tan sonra gören Genel Sekreter ve diğer bazı üst yöneticiler acaba kaç kez gitmişlerdir Delta'ya.. 

Gitmiş olsalar bile, ne kadar bilebilirler Kuş Cenneti'nin yapısını.. 

Güneşin batışını kaç kez izlemiş olabilirler ki; Delta'da..

Bakın zaten Samsun'da bizim gibi sesini çıkartabilen, eleştirilerini bu kentin ortak paydası için açık açık söyleyenlerin 'önerileri bir bir doğru olarak ortaya çıkıyor'.

Başkan Yılmaz döneminde Çiftlik Caddesi'nin trafiğe  kapatılmasını eleştirmiştik. Ticareti öldüreceğini söylemiştik. 

Öyle  de oldu. Türkiye'de herkesin bildiği, sorduğu Çiftlik Caddesi öldü. Açık AVM olacaktı, olamadı, özelliğini yitirdi.

56'lar mevki ise kafelerin, mağazaların merkezi haline geldi. 

Şimdi esnafların tepkisi üzerine Başkan Demir, "Açacağız trafiğe" diyor. 

Haklı ama, Samsun boz yap yapılacak bir şehir mi?..

Yazık değil mi bu kentin yapısıyla bu kadar oynamak. 

Dünyalar kadar yapılan masraf ne olacak. 

Yusuf Ziya Yılmaz oldu şimdi vekil, 'Var mı bir yaptırımı'..

Ben yaptım oldu zihniyeti 'iflas etti' ama anlamak istemiyorlar. 

Şimdi de aynı yapıyı 'Mustafa Demir de görüyorum'.

Şahsi görüşümdür, Bakanlık Dönemi’nde Samsun adına vasattı; şimdi de Belediye Başkanlığı dönemini 'hiç beklediğim gibi ve içaçıcı bulmuyorum'.

Vasat olsa yararı olmaz ama zararı da olmaz. 

Ancak şimdi ki durum farklı.. 

Atamalarıyla, duyarsızlığıyla, makamları birilerine vermesiyle, ortak akıl oluşturmadan yaptığı yüzde 25 zamla ve bundan sonra alacağı ani kararlarla, 'Samsun'a çok zarar vermesinden endişe ediyorum'.

Canik'te o dev kütlelerden oluşan viyadüklerin de 'onun siyasette etkili olduğu döneminde' yapıldığını düşününce, 'aklında ne var acaba demekten kendimi alamıyorum'.

Kaldı ki; İstiklal Caddesi için de 'Bir kısmını  trafiğe açacağız' sözlerini de kamuoyunda tartışmadan söylemesi bu endişemi artırıyor. 

Mimarlar Odası Başkanı İshak Memişoğlu  da 'ortak akılla bu  karar alınmalı' derken, Demir'in bakış açısını kestiremiyorum. 

Ben yaptım oldu zihniyetini gördük çünkü. 

Hele ki Türkiye'nin gündeminde olan ve yargı sonucu merakla beklenen içme suyuna yüzde 25 yapılan zam TÜFE ile 4.2 liraya ulaşmışken, geri adım atmamasıyla "bu bakış açısını da bir bakıma tescillemiş oldu'.

Yargıdan çıkan karar ne olacak şimdiden bilmek mümkün olmasa da, Mustafa Demir, Samsunluların su zammı nedeniyle dava açtığı bir başkan olarak tarihe geçti bile. 

Seçimden önce büroyu ziyaretinde 'Samsun'a vereceğiniz her katkının yanında olacağız, kamuoyuna yararı olmayan çalışmanızı da ilk biz eleştiririz' sözlerime bin sadık kaldım.

Umarım çok alınmamıştır.. 

Ama o "Samsun'u ihya edeceğim, göreceksiniz" sözlerini şu ana kadar yerine getirmediği gibi, bir ışıkta göremediğimi ifade etmek isterim.

Doğrusu halen umudumu yitirmedim..

Ben biraz acemilik, biraz acelecilik, biraz da seçim öncesi 'verilen sözlerin altında ezilme olarak' yorumluyorum. 

15 yıl vekillik, o  süre içinde bir dönem bakanlık yapan Demir'den halen beklentim yüksek. 

Henüz 'Dağ fare doğurdu' noktasında da değilim. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Hakkı Hakkı 19.08.2019 13:21

Yıllardır koltuğunda oturup ne kurumuna ne Samsuna herhangi bir katkısı olmayan birçok bürokrat var. Hatta bazılarının çocukları ve yakınlarının denetiminden sorumlu oldukları işyerlerinde çalıştığı iddia ediliyor.

yukarı çık