loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 6.8126
  • Euro 7.4433
  • GR ALTIN 379.90
  • ÇEYREK 623.33

  • 06 Nisan 2020, Pazartesi 10:00
A.YENERCABBAR

A.YENER CABBAR

Büyükşehir Belediyesi niye konsantre olamadı...

Türkiye'de bir çok ilde özellikle Büyükşehir Belediyeleri'nin 'evde kalan' virüse karşı mücadele veren halkın yanında olan mesajları görünce 'içim ısınıyor'.

Tabi ki haklarını yemeyelim, bir çoğu CHP'li belediyeler. 

Yardımlar topluyorlar, halka dağıtıyorlar. 

Hükümet bağış hesaplarını bloke yapınca, 'Bizi arayın bağış şeklini anlatalım' diyerek, bağışları almak için farklı çabalar gösteriyorlar. 

Dar gelirli vatandaşa gıda paketleri gönderiyorlar. 

Suda indirim yapıyorlar. 

Su faturalarını öteliyorlar. 

Maske dağıtıyorlar. Hem de toplu ulaşıma maskesiz binmek yasağı gelmeden bunları yaptılar. 

Dönüyorum Samsun Büyükşehir Belediyesi'ne..

Önceki gün toplu taşıma araçlarına maskesiz binme yasağı geldiğinin sabahı 'bizde tık yok'..

Başkan Mustafa Demir'in bir twetini gördüm. 

Nasihat vardı içinde. Maskesiz binmeyin diyor. 

İstanbul ve Ankara, daha geceden açıklama yapmaya başladı ve sabahın ilk ışıklarıyla on binlerce maske dağıttı. 

Samsun'da tabi ki vatandaşlar 'İstanbul ve Ankara'yı gördü, Adana'yı izledi tepkiler çığ gibi geldi. 

İnanır mısınız, biz de şok olduk. 

Vatandaş nasıl ve nereden maske bulacak, halen Büyükşehir'den açıklama yok mu diye sormaya başladım arkadaşlara. 

Bizimkiler başladı Başkan Demir’in, SAMULAŞ'ın paylaşımlarına bakmaya ama 'Başkan Demir'in 17 saat önce attığı, 'Maskesiz binmeyin nasihatinden başka bir şey yoktu ortada'..

Şaşkındık ki, saat 17.00 sıralarında;

Neredeyse toplu ulaşım saatinin  akşama dönen kısmına yanaşmıştı ki; Başkan Demir'den bir twet buldu arkadaşlar..

Toplu taşımaya bineceklere ücretsiz maske dağıtımı yapılıyor diye. 

Günaydın diyemedik haliyle, 'iyi akşamlar mesajı oldu'.

Öyle ya da böyle geçte olsa Büyükşehir devreye girdi ama 'vatandaşın tepkisi de sosyal medyada pik yaptı inanın'.

Neden Samsun Büyükşehir Belediyesi bu konuda geride kalıyor, hemen refleks gösteremiyor anlamıyorum açıkçası..

Biraz TV izleseler, İstanbul ve Ankara'da 'Büyükşehir Belediyeleri'nin 'ne efsane işlere imza attıklarını görecekler'.

İyi örnek nereden gelirse gelsin, kimden gelirse gelsin. Doğru doğrudur. 

Sosyal belediyecilikte 'odur zaten'.

Ama daha ilginç olanlar da var Samsun'da. 

Mesela SASKİ Genel Müdürü ortalıkta yok.

Tam izole oldu sanırım. 

Baksanıza sayaçlar okunacak mı okunmayacak mı, bunun yanıtını  bile AK Parti il başkanı veriyor artık. 

Suda indirim olacak mı 'kimseden cevap yok'.

O konuda çok sevdiğim bir benzetme değildir ama 'ölü taklidi yapıyorlar  adeta'..

Duymuyorlar, duymazlıktan geliyorlar'. Sonuçta tepki yok. Ne var diyorlar, ne yok diyorlar.

Halkın çağrılarına karşı 'sessizler'.

Bakın başınızın çaresine, indirim yok der gibi bir durum var ortada. 

Büyükşehir Meclis üyelerine dikkat ediyor musunuz?..

Tam izole durumdalar. 

Büyükşehir'in genel sekreterini gören, sesini duyan var mı?..

Tam izole durumunda. 

Yani İstanbul, Ankara, İzmir, Adana gibi illerdeki belediye başkanlarının halkı için yaptığı 'çalışmaları izlerken' oradaki halk için seviniyorum ama Samsun için üzülüyorum. 

İçim gerçekten buruk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs ile ilgili 'halkının yanında olmayanların dikkatini çekti' ama kimsenin umurunda değil anlaşılan. 

Mesela dün Canik'ten bir kaç mail aldım.

Vatandaş diyor ki, 'baktım ki SASKİ elemanı sayaç değişimi yapıyor'.

Niye bu zamanda yapıyorsunuz, bakın biz izole durumdayız diyor ama nafile, SASKİ elemanı çalışmasını sürdürmüş.

Bir de eklemiş vatandaş; 29 lira da sökme takma gelecekmiş faturayla' diye. 

Vatandaşın iddiası elbette. 

Ama sonucunu 'ilginç bağlamış'.

"Biz suda indirim bekliyorduk, anlaşılan yine bindirim gelecek'..

Yani anlayacağınız, dostlar alış verişte görsün misali, bir iki ziyaret yapıp, kolonya mendil vermekle' halka hizmet olmuyor. 

Halka hizmet çaba ile oluyor. 

SASKİ'yi ticari işletme görmemekle oluyor. 

Gerektiğinde 'vatandaşın bütçesine katkı vermekle oluyor'.

Garibanları tespit edip, onun sofrasına aş koyabiliyor musun?..

Gündelik iş yapanların 'dolabına kahvaltılığını, makarnasını, yağını, çorbalığını verebiliyor musun' işte o zaman gönül belediyeciliği olabiliyor.

O zaman Türkiye'ye yaptıkların örnek olarak anlatılabiliyor. 

TV'ler, gazeteler 'o kişiden bahsediyor'. 

Sözde gönül belediyeciliği değil özde gönül belediyeciliği için 'elbette önce halkına nasıl baktığın önemli'..

Onları müşteri gibi görürsen 'suda indirim yapamazsın'.

Ama aynı kentte ortak kaderi paylaşan 'bizim insanımız gibi görürsen'; daha ne yapabilirim diye 'çırpınır durursun'..

Mesele bu. 

Yani zihniyet.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık