loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 11 Ağustos 2020, Salı 10:00
CEMİLCİĞERİM

CEMİL CİĞERİM

VONA’LI AZİZ NESİN

“Güzel Ordu Yerel Tarih Araştırmacısı” Naim Güney paylaştı sayfasında Vona’lı Havva Hanife Hanımın oğlu Aziz Nesin’i.

Aziz Nesin, 1971 yılında basılan “Merhaba” adlı kitabında Vona’lı olduğunu yazmıştı.

“Yol” adlı kitabında da vardı.

Annesi tarafından hemşerimiz olan Aziz Nesin’in annesi Havva Hanife Hanımın öyküsünü şöyle derlemiş Naim Güney:

Vona’lı Havva Hanife Hanımın Oğlu…

Havva Hanife, 1900 yılında Ordu ilinin eskiden "Vona" denilen Perşembe ilçesine bağlı Annaç köyünde doğmuştu.. Vona diğer adı Perşembe, iki burun arasında, eşsiz güzellikte bir koydur.. Havva Hanife Hanımın ailesi yoksul bir aileydi.. Baba eve bir de kuma getiriyor. Anne köyüne gidiyor.. Hanife de Ordu'da, Liman Reisi Deniz Binbaşısı Salim Bey'e evlatlık veriliyor. Salim Bey ve karısı Süreyya Hanım onu bağırlarına basıyorlar.. Süreyya Hanım, iyi yürekli, duygulu, gencecik bir İstanbul hanımefendisi.. Salim Binbaşı, birkaç yere daha tayini çıktıktan sonra, İstanbul'da Heybeliada Bahriye Mektebi müdürü oluyor.. Havva Hanife de (ona bir de "İkbal" adını vermişler) onlarla birlikte..
"Aziz Efendi" de Heybeliada Bahriye Mektebi'nde önce bahçıvan, sonra iaşe memuru olarak çalışıyordu. Ve başından dört hoca nikâhı geçmişti Aziz Efendinin… Gün geliyor Salim Bey'den istiyor Havva Hanife İkbal'i.. 1913 yılında evleniyorlar.. Mehmet Nusret, yani sonraki yılların 1915 yılında Heybeliada'da işte bu evlilikten bir çocuk doğuyor..Kim olduğunu biliyor musunuz? Aziz Nesin… Vona’lı Havva Hanife Hanım’ın Aziz Nesin adlı bu çocuk büyüyünce ünlü bir yazar oluyor…
Yazar Aziz Nesin, 4-5 yaşlarına ait bir anısını şöyle anlatıyor:
Annem okuryazar değildi. Ama ince duygulu, sağduyusu olan bir kadındı. Bütün analar dünyanın en iyi kadınlarıdır. Benim annem de, benim annem olduğu için, dünyanın en iyi kadınıydı...
Bir gün bahçeden çiçek koparıp anneme getirmiştim. Annem sevindi, "Hadi biraz daha çiçek koparalım," dedi…
Bahçeye çıktık. Bana bir çiçek gösterdi. "Bak" dedi, "ne güzel çiçek.. Bu çiçekler de canlı, onların da canı var.. Koparırsak ölür zavallı. Dalında daha güzel duruyor. Bardaktaki suda bu kadar güzel durmaz ki.."
Her çiçeğin başında bana, "Kıyarsan, kopar istersen.." derdi. Neyim varsa iyi olan, hepsini, her şeyimi anneme borçluyum.. 13 yaşında evlenen, ilk çocuğu ölen, 15 yaşında Mehmet Nusret'i doğuran, yokluk ve dert içinde geçen kısacık bir ömrün ardından, 28 yaşında veremden hayatını kaybeden bir kadın. Onunla ilgili bir tek fotoğraf bile kalmamış geride…

Kaynak: AZİZ NESİN, "YOL / Böyle Gelmiş Böyle Gitmez-I / Özyaşam Öyküsü", Nesin Yayınları, 2018)



MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık